"Yazarların tek dayanağı, okuyucuların kendilerinden daha az zeki oldukları varsayımıdır." - Oscar Wilde (kurgusal)"

yazı resim

Bekle bizi Ankara,
Bekle bizi; İzmir, İstanbul, Bursa diye haykırıyordu,
Siverek'in bir köyünden Recep emmi, Ayşe bacı,
Buranın ne tadı kaldı, ne de tuzu,
Eskilerden kalan,
Üç beş tane inek, bir iki kuzu...

Bekliyordu Ankara,
Bekliyordu; İzmir, İstanbul, Bursa,
Siverek'ten, Suruç'tan, Hozat'tan gelsinler;
Gelsinler ve bağrımıza,
Gecekondularını saplasınlar diye...

Ankara, Ankara olalı, böyle yağma,
Böyle talan görmemişti,
İstanbul'da görmemişti, İzmir'de, Bursa'da,
Başımıza kimse bu kadar çorap örmemişti...

Şehrin varoşları, kaçak yapı mezarlığı.
Başımızdakilerin adam olmadığından,
Yaşar gibi yapıyorlardı, yaşama tutunmadan,
O mantar gibi biten gecekondularında...

Bunu önlemek çok mu zor.
Geliştir kardeşim köylerini,
Medenileştir köylülerini,
Şehir de olan her şey köyde de olsun.
İnsanlar eksin biçsin,
Köyde ki ekip biçmezse eğer,
Unutma şehirlim sen de bir hiçsin.
Onlarında insanca yaşamak hakkı...
Köyünde, beldesinde mutluysa,
Niye çıkıp gelsin taa Ankara'lara, Bursa'lara, İzmir'lere,
Bir düşün bakalım hele...

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön