..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim. -Cervantes
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Anı > Aysel AKSÜMER




20 Mart 2022
Muamma  
Aysel AKSÜMER
Hayatımdaki en ilginç an. Yaşadığım şeyin adı ne olabilir?


:CJJ:
Kimse, mutsuz olmanın hayalini kurmaz, sonunun kötü biteceğini bilse o yola sapmaz, dedim Birsen'e çantamı omzuma atarken. Birsen, onayladı fikirlerimi başını sallayarak. Alışkın iç döküşlerime. Ardından;

- Bugün servise binmeyeceğim. Terziye uğrayıp, otobüsle eve döneceğim,

dedim.

Birsen, tamam deyip masadaki klasörleri dolaba kilitledi.

Dışarı çıktığımda derin bir nefes aldım. Bir mesaim daha bitmişti. Karşıya geçtim. Merdivenle inilen o en sevdiğim sokağa yöneldim. İki yandan yükselen ağaçların ortada birbiriyle buluşması, çadır gibi gölge yapması mucizevi bir güzellik. Yol boyu yaprakları, kuşları sevdim uzaktan uzağa.

Kızılay yine ana baba günü. Bir an önce tadilata verdiğim kumaş pantolonumu alıp geç olmadan eve dönmeliydim.

On beş dakika sonra terzideydim. Yine ustalığını konuşturan İlyas Beye teşekkür edip durağa yöneldim. Aman Allah'ım kuyrukta son beş kişi kalmış. Nerdeyse hareket edecek otobüs. Koştum. İki dakika sonra otobüsün basamağındaydım.

- Ablacığım kapıyı kapatıyorum. Dikkat et sıkışma, diye uyardı şoför.

Küçük bir esneme hareketiyle hafif öne eğildim sonra kapıya yaslandım. Basamağı ortadan ikiye bölen demirin diğer yarısındaki delikanlı, kalın bir kitabın satır aralarına dalmıştı.

Benden bir basamak yukarıda yüzü cama dönük, kısa boylu, gri takım elbiseli, başında siyah fötr şapka olan bey, şöföre ineceği durağı söyleyip dediği yerde seslenmesini rica etti.

Otobüsün içine bakınırken siyahi bir gence takıldı gözlerim. Telefonla konuşuyordu. Bir moda dergisi kapağından fırlamışcasına şıktı. Lacivert şemsiyesinin sivri ucunu arada bir yere vuruyordu.

Yaşlı bir teyzenin titrek sesi duyuldu: Evlat, üç durak sonra ön
kapıdan inebilir miyim?

O da ne! Bir anda fren sesiyle savrulduk. Ardından koca bir gürültü. Özel bir araca çarptık. Düşmemek için direnirken bileğimi feci zorladım. Öndeki beyin fötr şapkası yere düştü. Başını cama vurmuş olmalıydı ki alnını ovalıyordu. Kitap okuyanda herhangi bir tepki yoktu. Sanki olağan bir şey yaşamışcasına rahattı.

Şöför, otobüsü boşaltmamızı istedi. Kaza bildirimi yaptı ilgililere. Çarptığımız otomobili kullananın genç bir kız olduğu gördük. Gözyaşı döküyordu. Teskin edenlerin çabası nafileydi.

Şöför, başka bir otobüsün yola çıktığını duyurdu. Herkes bir köşeye dağılmıştı. Kimi bir duvara yaslanmış yakınlarına kazayı anlatıyor kimi ana yola çıkıp otostop çekiyor kimi de benim gibi volta atıyordu.

Uzun bir süre sonra yeni bir otobüs yanaştı. Çil yavrusu gibi farklı yerlere dağılan yolcular otobüse binme telaşına düştü. Gençler tazı misali koştular ben ise "Ne vardı bu kadar uzaklaşacak" diye kendime sövüyordum. Nefes nefese son basamakta yer buldum.

Farklı otobüs ve şoför ama ikaz aynıydı : "Ablacığım kapatıyorum sıkışma, derken genç bir ses, "Abla önceki otobüste de en son sen binmiştin, dedi. Evet, dedim şaşkınlıkla. Elindeki kitabı açmadı bu defa genç. Başımızı aynı anda ön cama çevirdiğimizde hayretimiz daha da arttı. Fötr şapkalı adam yine camın önündeydi. Bu nasıl bir tesadüftü ya da adı her ne ise ikinci otobüste de o kadar zaman geçmesine, uzaklara dağılmamıza rağmen aynı üçgenin kenarları olmuştuk. Bu, olasılığı zor bir imkansızın yerine gelme haliydi.

Derken gözüm otobüsün içinde yine ilk otobüsteki siyahi adama takıldı ve pes dedim. O da bir önceki otobüste orta boşlukta cam kenarındaydı. Varan 4!

O gün çözemedim aradan yıllar geçti hala aynı muamma. Yaşadığımız acaba neydi? Titrek sesli yaşlı kadına ne oldu ki!














Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın anı kümesinde bulunan diğer yazıları...
Düşme Sanatı
Yola Çıktık Bir Kere (3) (Son)
Yola Çıktık Bir Kere (2)

Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Keşke!
Depresyon - 1
Depresyon - 2 (Son Bölüm)
Yola Çıktık Bir Kere (1)
Küçük Anların Büyüklüğü
Kayıp Düşler
Yalnızlık Meskeni
Garip Bir Talep
Hayat Perdesi
Bir Adamın Gözyaşları

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Gelişi Güzel [Şiir]
Global Yalnızlık [Şiir]
Deliksiz Suskunluk [Şiir]
Kırık Bir Aşk [Şiir]
Yürekten Dökülen Dostluk Tanesi [Şiir]
Doğaya Karışmak İstiyorum [Şiir]
İstanbul Düşü [Şiir]
Erik Ağaçları [Şiir]
Bohçadaki Sözler [Şiir]
Geceler [Şiir]


Aysel AKSÜMER kimdir?

Halkla İlişkiler mezunuyum. Devlet memuru emeklisiyim. 2 evlat sahibiyim. Ankara'da yasiyorum. Bir Oyku Kadar Kisa Bir Roman Kadar Derin Hayatlar isimli oyku kitabinin yazariyim.

Etkilendiği Yazarlar:
Orhan Veli KANIK, Reşat Nuri GÜLTEKİN, Anton Çehov


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2022 | © Aysel AKSÜMER , 2022
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.