..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Tüm mutsuzluklar yokluktan değil, çokluktan gelir. -Tolstoy
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Eleştiri > Sinema ve Televizyon > Can Macit




13 Ocak 2005
Savcının Karısı  
Can Macit
Biz akşamları Nadir’in kahvesine takılırız. Aslında, “takılmak zorundayız” demeliydim. Geç kalırsak Nadir eve telefon edip, “Daha gelmiyor musun, nargileyi hazırlayayım mı?” diye sorar. Böylesine yüzsüz bir kahvecidir...


:CEED:
Biz akşamları Nadir’in kahvesine takılırız. Aslında, “takılmak zorundayız” demeliydim. Geç kalırsak Nadir eve telefon edip, “Daha gelmiyor musun, nargileyi hazırlayayım mı?” diye sorar. Böylesine yüzsüz bir kahvecidir...

Kahveye girer girmez elimize nargileyi tutuşturuverir. Tabii bu “nargileyi tutuşturuverir “ lafın gelişi. Nargilenin marpucu ele tutuşturulmaz, masanın üzerine konur ve siz oradan alırsınız. Ayrıca başkasının nargilesinin ateşinden sigara da yakılmaz. Tabii dayak yemeği göze aldıysanız o başka.... Bu arada bizim içtiğimiz nargilenin hakiki tömbeki değil, Arap ülkelerindeki gibi meyve aromalı olduğunu belirteyim. Bu meyve aromalı, içinde ne olduğu belirsiz ( meyve püresi, bal, aroma, vs.) nargilenin “kanser yaptığı” iddia ediliyor. Eğer doğru ise benden kurtulmanıza az kaldı....

Neyse lafı fazla uzatmayıp konuya girelim:

Nargilemizden bir fırt çekip, çayımızı yudumlayarak kahvenin Nuh’tan kalma televizyonundaki diziyi seyretmeye başladık.

Ailenizin televizyonu ATV’ deki, “Savcının Karısı” isimli dizinin konusu çok ilginç. İstanbul’daki bir adliyede görev yapan Savcımızın ( Savcı Yardımcısı) bir makam odası var ki, benzeri İstanbul Valisinde yok. Zaten Savcımız köşkte oturuyor. Tabii bu köşk babasının Boğazdaki yalısı kadar muhteşem değil.

Devletimiz Savcı beyimize son model ve yabancı marka bir makam arabası da vermiş. Savcı beyimizin kendisinin de zaten Honda’nın son modeli güzel bir otomobili var. Ve de ayrıca Savcı Beyimiz akşam yemeklerinde saraylardan bozma lüks restoranlara takılıyor!

Demek ki AKP Hükümeti adliye personelinin maaşlarını hayli arttırmış.

Bu arada Savcı beyimiz neredeyse hafta içi her gün uçakla İstanbul’dan Ankara’ya gidip dönüyor. Bunu niye yaptığını anlayamadım. Belki de sadece uçmayı seviyordur...

Ama nedense Savcı beyimiz hep FLY Air firmasının uçağı ile seyahat ediyor. Zaten FLY Air firmasının da bu hatta tek uçağı var. Bu gidip gelmeler esnasında uçağın hosteslerinden birisi Savcı beyimize aşık oluyor.....

Unutmada belirteyim, Savcı beyimiz aslında Ünlü Sihirbaz Zati Sungur’un torunu oluyor. Filmin bir sahnesinde eline aldığı Browning P 35 marka silahı bir plan sonra Beretta 92 F marka oluyor. Silahlar tabii ki hakiki değil, aslının çok güzel kuru sıkı kopyaları ama bir anda nasıl değişiverdiklerini biri bize anlatsa....

Bu arada Savcı beyimize aşık olan hostes kızımız soluğu Savcının köşkünde alıp cumburlop diye kendini Savcı beyimizin yatağına atıveriyor. Bizimkisi önce biraz tutuk davranıyor, sonra on beş dakika önce aldığı 150 miligramlık Viagra etkisini göstermiş olacak ki harekete geçiyor.

Ve işlem sonucu çok memnun kalmış olmalı ki, Hostes kızımız ile evleniyor.

Oluyor Hostes kızımız, “Savcının Karısı”.

Şaka bir yana, ayağa düşürmedikleri bir tek Yargı Kurumu kalmıştı. Onu da rezil edip yalan yanlış tanıtmak için bu diziyi yapmış olmalılar.

Kendi halkından bu kadar kopuk ve gerçeklerden bu kadar uzak bu heriflerin eline bizim Nadir nargilenin marpucunu verse yeridir.


Can Macit


.Eleştiriler & Yorumlar

:: Valla
Gönderen: Fulya Engin / İstanbul/Türkiye
4 Mart 2005
keyifli olmuş dizinin takibinde gozunuze takılanları aktarış biçiminiz. Rahat tüketilir bir tarzınız oluşmus..Saygılar..

:: Neye benzedi biliyor musun...
Gönderen: nida karaçizmeli / İstanbul/Türkiye
17 Ocak 2005
Haber niteliği taşımayan olayları, televizyon manşetine taşıyan (sözüm ona) habercilere. Örnekleri çok ama sadece biri, kısaca. Binanın havalandırma boşluğuna kedi, düşmüş. Saygılar. .....n




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.


Yazarın eleştiri ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Bir Sezen Aksu Konseri
Konstantiniye'nin Yitik Günceleri
Hamamın Namusu
Çanakkale Tacirleri
Bir Irkçının İhaneti
Efendi
Silahlara Veda Kumpanyası
Cumhuriyetin Masalları
Soğan Çorbası
Çin Gerçeği

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Görmeden Sevdiğimiz Büyük Büyük Türkiye [Deneme]
Türkçe Dil Sınavı [Deneme]
Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği [Deneme]
Onlar [Deneme]
Ukrayna’da İlginç Gelişmeler [İnceleme]
Türkistan Lejyonu [İnceleme]
Baraba Tatarları Hakkında Bir Derleme [İnceleme]
Mısır Ordusundaki Amerikalı Subaylar [İnceleme]
Grigory Gurkin [İnceleme]
Chulym Tatarları [İnceleme]


Can Macit kimdir?

Boşverin!

Etkilendiği Yazarlar:
Henüz yok! Belki ileride...


yazardan son gelenler

bu yazının yer aldığı
kütüphaneler


yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2022 | © Can Macit, 2022
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.