"Yine mi Salı? Evreni altüst etmeye çalışırken bir gün daha boşa gitti sanırım." – Douglas Adams"

yazı resim

]
Hatırlıyor musun;
Ne kadar mutluyduk
Birkaç gün öncesine kadar
Har vurup harman savururduk dünyayı,
Umursamazdık bize dikilen gözleri,
Hayallerde yaşardık seninle,
Hiç yere sağlam basmazdı ayaklarımız,
Pervasızdık;
Umursamazdık gerçeği asla...

Bir gün oldu;
Çıkıverdin karşıma aniden,
İki dudağının arasından çıkan tek kelime,
Yıktı beni o mekanda.
Sanki, ayrılalım dediğin anda,
Bütün benliğimle gömdün beni mezara...

Şimdi ayrılığı sorarsan bana,
Ne bileyim işte;
Şekerli bir kezzap gibi,
Tadı damağımda, acısı yüreğimde.
Çabucak gelen ve hiç bitmeyen
Bir ummandır gözlerimde...

Ayrılığı sorarsan bana;
Büyümeye çalışan bir fidanın üstüne yagan
Bir asit yagmuru gibi...
Delip geçer gövdemi,
Hiç farkında olmadan parçalar yüreğimi...

Ayrılmayı sen istedin;
Ağlamayacam...

Halbuki ben;
Yıldızların parlaklığını görmüştüm gözlerinde
Ve güneşin aydınlığını hissetmiştim yüzünde,
Şöyle bir dönüp baktığında;
Sanki volkanlar patlardı içimde!
Sen hiç farkında olmasan da....

KİTAP İZLERİ

Sırça Köşk

Sabahattin Ali

Sırça Köşk: Yıkılmaya Mahkûm Bir Düzenin Alegorisi Sabahattin Ali, son eseriyle sadece bir öykü kitabı değil, aynı zamanda cesur bir veda ve sarsılmaz bir ithamname
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön