..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Sevginin bulunmadığı yerde us da arama. -Dostoyevski
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > İnceleme > Çocuk Eğitimi ve Yetiştirilmesi > Mustafa CİLASUN




1 Kasım 2007
Ne Çare ki Gül Koparılınca Muhakkak Solacaktır!  
Annesi çığlık atıyordu ne olur yapma diye feryat ediyordu. Telaşın bini bin pare olmuştu, her bir tarafı merak kuşatmıştı.

Mustafa CİLASUN


Sesin geldiği yöne bakan insanlar istem dışı o yöne doğru ilerliyorlardı. Kalabalık hayli artmıştı fakat neden bağırıldığının henüz bir esamisi görülmüyordu.


:BBGI:


Annesi çığlık atıyordu ne olur yapma diye feryat ediyordu. Telaşın bini bin pare olmuştu, her bir tarafı merak kuşatmıştı.

Sesin geldiği yöne bakan insanlar istem dışı o yöne doğru ilerliyorlardı. Kalabalık hayli artmıştı fakat neden bağırıldığının henüz bir esamisi görülmüyordu.

Kadın yerde dizlerini döverek nefes nefese kalıyor, derdini pek anlatamıyordu. Bu bakımda her bir insanın nutku durmuş garipliğin esrarında nefesleniliyordu.

Bir sessizlik bu kadar mı olurmuş herkes pür dikkat kesilerek gözlerini açmıştı. Pencerelerden sesi duyan sakinler bir şaşkınlık içinde ne olduğunu anlamaya çalışıyorlardı.

Yerde ki kadın bazen kötüleniyor bazen şaşkınlı içinde nazar ediyordu.

Takriben elli beş yaşlarında saçları ağarmış, kıyafet olarak giydiği entari koyu kahverengi renklerine bezenen desenlerden müteşekkildi. Lacivert bir kırkası üzerinde giyili bulunan bu kadın ağlamaktan soluk soluğa kalmıştı.

Yavaş yavaş kalabalığın baktıkları yön değişikliğe uğramıştı. Hadise bir manada, çok azda olsa anlaşılır olmaya doğru yolunu almıştı.

Aniden bir hareketlilik baş göstermişti. Merdivenlerden inen ve çıkmak isteyenler çoğalmıştı. Ama ne içindi henüz net olarak dışarıda kalanlar için çözümlenememişti.

Kadın sapsarı kesilmiş, çaresizliğin ensesinde erimiş, gözlerinin feri kesilmiş, yaşamak ümidini kaybetmiş perişan bir halde sanki bir heykel kesilmişti.

Bir acı sesin uzaklardan geldiği duyuluyordu. Tahminler bu noktada kesindi, buraya geldiği belliydi ancak ne için olduğu zaman içinde kayboluyordu.

Bayanın o anki hissiyatı yürekleri dağlıyor, perperişan ediyordu.

Onu sakinleştirmek için ne kadar uğraşlar verilmeye başlanmıştı. Komşuları mı hiç yoktu, akrabalarına mı ulaşılmamıştı, fırsat mı bulunamamıştı bilinmiyordu.

Sabahın çok erken saatlerinde olduğu için hava nispeten soğuktu. Bazı kuşlar bizlere refakat ederek farklı umutları yeniden muştuluyordu.

Ağaçların dalları sanki bu bayan misali kendini bırakmış, yapraklarından azat olmuşlardı. Nihayetin ayak izlerinden esintiler gibi.

Bir deri bir kemik misali… Kefen mi hani! Onu hazırlamaya fırsat mı verdiler ki diyesi geliyor insanın kendi melalinin seyrinde nefeslenirken.

Nasıl olsa ölmeyi gör bir şekilde ortada kalacak değil ya, yıllara sâri birlikteliğimizi idame ettirdiğimiz, aynanın karşısında şekillendiğimiz, ne derler kaygısıyla nizam ettiğimiz, üzerine giyeceğimiz kıyafetler için saatlerce çarşı pazar dolaştığımız ten, beden, sinede derlenen, ahirdir ötelenen, zahirdir öncelenen diye düşünürken…

Pencereden bakmayın arkadaşlar yardıma gelin çağrısıyla bir hareketlilik akışı sağlanmıştı. Dar bir odanın içinde insanlar bir telaşın arefesinde nefeslenirken, görünen manzara karşısında insanın nutku duruyor her ne yapmaya çalışsa da.

On altı yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim bir insan, ipin uçlarından sarkan o değerli mukaddes olan can, her ne sebeple olduğunu bilemediğimiz manada bir kez bu acımasız kararın eşiğinde kilitlenmişti.

Sehpanın kenarında bulunan ve alel acele karalanmış olan bir nottu sonralara bırakılan, ibret alınması için yazılan zavallı haliyle hayatı kararan bu insan.

Savcı beklenecekmiş, ambulans sirenlerini susturmuş, polisler bir şeritle sınırları koymuş, zavallı anne bayıldığı için hastaneye gönderilmesi uygun görülmüş.

Bulunan notta okuyanların anlattığı manada denilebilinen o ki kalan anılarda!

Kim bilir ki yazarken ne kadar acılar çekmiştir. O güzelim can için nede çok ümitlenmiştir. Hayallerini peşinde sürüklenmiştir.

Hülyalar onun için bir gerçektir, hakikati için nefeslenmektir zannıyla çekilecektir.
Hadiseler bu manada onu celbederek merak içinde şekillendirecektir.

Duygulara bırakırsa insan kendini, hissiyatın çeperleri, idrakin esintileri iradi olarak bir anlam bulamaz ise mesnet olarak zayıf durumda çaresiz bırakır insanı.

İnsan düşünen, muhasebe eden bu manada konumunu belirleyen aklın sahibidir.

Anne baba bunun için icbar olan emanetin müdavimleridir. Mürüvvetin, sahavetin, himmetin, şefkatin mübelliği olan bekçileridir.

Sadece şefkat, yalnızca himmet, akıldan yoksun hissiyat, manadan habersiz fiiliyat öncelenirse, hayat bir zevkin aracı görülürse başka ne beklene bilinir ki!


Hayatına son verecek kadar onur sahibi bir kız çocuğunun hakkını kimlerden alacağız, bu manada sorgulayacağız, adaleti dağıtacağız!

“Anne ne olursun sen beni bağışla, yüzüne bakacak halim kalmadı, umut bağladığım sevdiğim oğlan beni aldattı, kayıplara karıştı. Ne olur ağlama.”

Bir gül, gül için tefekkür ederken masumiyetin ceremesi bu olmasa gerek!












Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın çocuk eğitimi ve yetiştirilmesi kümesinde bulunan diğer yazıları...
İftira!

Yazarın İnceleme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Aşk Öyle Bir Düşer ki Nasibi Doğrultusunda!
Bu Hazımsızlık Ne Kadar Kötüymüş Meğer!
Canı Veren Hakk Emri Verendir Muhakkak!
Allahın Emrinden Edebin Gereğinden Kimler Sorumludur?
İnsanlar Neden Tahakküm Etmeyi Severler!
Anlamaya Çalışıyorum Lakin!
Hiç Tahkik Edilmeyen Acı Olan Gerçekler!
İçselliğimde Yol Alırken Düşündüklerim.
Anlamak İsteyenler Neyi Önceliyorlarsa!
Oysa Bir Kızdı…

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Buselerimi, Sessizliğin Pervazlarında Gizlerim! [Şiir]
Her Lahzada Bir Fark Var, Sırrını İçinde Saklar! [Şiir]
Beklemek Kar Etmedi, Nasip Sükût Ettirdi! [Şiir]
Yürekte Düğümlenir Sukut Ettiren An! [Şiir]
Ruhumun Suskun Hicranı ve Ah U Zarı! [Şiir]
Ey Hicran Aldanan Ben Olayım! [Şiir]
Kalp Hata Etmez, Nefs Vuslata Eriştirmez! [Şiir]
Söyleyemedim, Kalbimin Figanıyla Yetindim! [Şiir]
Kırdın Ümidimi, Yıktın Şu Gönül Lânesini! [Şiir]
Gönül Hüzne Ram Olunca Neyleyim! [Şiir]


Mustafa CİLASUN kimdir?

Düşünmeye hassaten zaman ayıran, naifliği önceleyen, estetiği seven, güzelliklerden şevk alan, gönüllerin deşifresiyle uğraşan, halin dilinden haz alan, aşk için meşkin zaruretine inanan, hilkatin ve aidiyetin serinliğinde yazmaya çalışan bir can.

Etkilendiği Yazarlar:
Mehmet Akif Ersoy,Sezai Karakoç,Necip Fazıl Kısakürek, Cemil Meriç


yazardan son gelenler

yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2022 | © Mustafa CİLASUN, 2022
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.