..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Herkesin derdi başka. -Orhan Veli
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Yazar Portresi - Hakan Yozcu
Hakan Yozcu - Kendi Dünyam
Site İçi Arama:


Ana Sayfa
  Biz Metin Biçer'in Öğrencileriyiz (Hakan Yozcu) 23 Nisan 2016 Unutulamayan Dönemler 

Bir 23 Nisan günüydü. Erdoğan ile anlaşmıştık. Sinemaya gidecektik. Ben, babamdan harçlığımı almıştım. Erdoğan'ın ise sinemaya gidebilmesi için çalışması ve bilet parasını çıkarması gerekiyordu. Bu nedenle boya sandığına sarılmıştı. Kadirli'nin tam merkezinde Çamlı Kahve denilen meşhur bir yer vardı. Neredeyse bütün Kadirli halkı oraya gelirdi. Yan tarafta Ara Çayhaneler denilen T biçiminde bir sokak vardı. Bu sokak, tamamen çayhanelerle doluydu. Günün her saati insan doluydu. "İğne atsanız yere düşmez derler" ya işte öyleydi.

  "Acaba Nereli?" Zihniyeti (Hakan Yozcu) 21 Şubat 2016 Günlük Olaylar 

Sadece basit bir beğenme yüzünden arkadaşını tuvalete kapatıp öldüresiye döven ve onun kafatasının kırılmasına yol açan gençlikten toplum olarak ne bekleyebiliriz?

  Türkan Kürşat Gönüllerin Şampiyonu (Hakan Yozcu) 3 Şubat 2016 Çağdaş Sanat 

Her şeyden önce şunu belirtmekte fayda var ki, bu program sadece bir yarışmaydı. Belli bir formatı vardı, kuralları vardı. Bu yarışmaya katılan her yarışmacı da bu formata uymak zorundaydı. Zaten kuralları bilerek yarışmaya katıldı herkes. Yarışma KKTC’de de çok konuşuldu. Özellikle Türkan Kürşat’ın finale kadar gelmesi, herkeste ayrı bir heyecan yarattı. Beklentilerimiz hep Kürşat’ın yarışmayı kazanması yönündeydi. Ama olmadı. Üçüncülükle yetindik. Peki, bu sonuç kötü bir sonuç muydu? Asla…

  Guernica Tablosu'nun Tam Önünde (Hakan Yozcu) 1 Şubat 2016 Çağdaş Sanat 

Alabildiğince büyük bir müze olan Reina Sofia, sanatseverler için mutlaka, ama mutlaka görülmesi gereken bir müze. Saatlerce gezmekle bitiremiyorsunuz. Hatta en az 2 gününüzü buraya vermeniz gerekiyor. Yüzlerce resim, binlerce sanat eseri, alabildiğince farklı ürünler size hitap ederek, sizleri büyülüyor. Müzede hayran hayran gezerken, ansızın bu tablonun önüne geliyorsunuz. Birdenbire kalabalığın arttığını, korumaların fazlalaştığını görüyorsunuz. Öyle ha deyince yaklaşamıyorsunuz tabloya…

  Kıbrıs Türk Kültürü ve Edebiyatı (Hakan Yozcu) 9 Şubat 2016 Söyleşi 

Kıbrıs’ın Tarihini şekillendirecek an, gelip çatmıştı. Sultan 2. Selim Vezirlerini Divan-ı Humayun’a toplamış ve kararlarını açıklamıştı: “Bu korsanların bizim için tehdit olmasına daha fazla izin veremeyiz. Bu, nasıl bir cüret ki yaptıkları yetmezmiş gibi bir de Mısır’dan bana gönderilen hediyelerin bulunduğu gemiye de saldırabiliyorlar. Kıbrıs Mutlaka alınmalı. Gazanız Mübarek olsun” diyordu… Osmanlı Donanması, Kıbrıs’ın Batısından geçerek Adanın Güneyindeki Larnaka’ya demir atar. 170 Kadırga, 30 Kalyon ve çeşitli türlerdeki 160 gemiyle 360 parçalık donanmadan deniz adeta görünmez hale gelir.

  "Don" Meselesi Değil Aslolan (Hakan Yozcu) 14 Şubat 2016 Sevgi ve Nefret 

Özellikle vatandaşlık konusunda Sayın Erdoğan’ın 10 bin kişinin yıllardır vatandaşlık için beklemesi üzerine “Neden onları vatandaş yapmıyorsunuz?” sorusu, bazı vatandaşlarımız tarafından fırça olarak algılandı. Bazı köşe yazarlarımız ise bu konuyu çeşitli yorumlarla dile getirdi. Ama içlerinde biri vardı ki olmadık sözleri, hakaret derecesine vardırırcasına sarf etti. Türkiye ve Türkiyelilere karşı ağza alınmayacak sözler söyledi.

  Aksilikler (Hakan Yozcu) 12 Şubat 2016 Beklenmedik 

Sabah erkenden ustalardan bir telefon geldi. “Ağabey, tutkallar yok” dedi. “Hemen geliyorum” dedim. Arkadaşa gittim. Arkadaş, dükkânda yok. Dükkâna bakan genç bir çalışan var. Soruyorum. “Ustan nerede?” Cevaplıyor: “Ağabey, ustam dışarıda. Öğleden sonra ancak gelir.”

  Sanatçıya Yumruk Atmak (Hakan Yozcu) 22 Şubat 2016 Özgürlük ve Eşitlik 

Sanatçı, “Olduğu yerde duran suçsuz bir insana vurmanın ne demek olduğunu anlaması için şikayetimi geri çekmeyeceğim. Bu ülkede eğlenmeye giden insanların can güvenliği kalmadı mı? Sizce şikayetimi geri çekmeli miyim?” diye soruyor.

  Çocuklarını Okutmak İsteyen Babanın Mücadelesi (Hakan Yozcu) 2 Mart 2016 Günlük Olaylar 

Hadi Çalış, şikâyet ediyor devlete. Devlet, vatandaşın tarlasına yol yapamıyor. Kadastroda yol görünüyor ama mevcut yol tarla olarak kullanılıyor. Üstelik yol, başka bir tarla sahibinin tarlasından geçiyor. Tarla sahibi de ister istemez izin vermiyor. Bu nedenle 4 çocuk, 500 metre geride bırakılıyor. Buradan eve giderken çocuklara köpek saldırıyor ve ısırıyor. Baba, hastaneye götürüyor çocuklarını ve rapor alıyor. Bu olay da mahkemeye taşınıyor. Ama sonuç alınamıyor.

  namussuz Namuslular (Hakan Yozcu) 23 Şubat 2016 Özgürlük ve Eşitlik 

Kadının hiç hakkı yok… Kadın, tek başına sokağa çıkamaz… Kadın, mini etek giyip gezemez, Kadın, kimse olmayan toplu taşıma araçlarına binemez… Kadın, evinden dışarı çıkamaz… Kadın, her istediğini yapamaz… Erkek arkadaşıyla konuşamaz, onunla el ele tutuşamaz, öpüşemez, sevişemez… Kurallarımız katı… Namus olur sonra, dedikodu olur… Konu komşu ne der, el alem ne der? Kadının canı, hayatı kimin umurunda… Namus var ya, namus!

  iş İşten Geçmeden (Hakan Yozcu) 24 Mart 2016 İnternet ve Gerçek Dünya 

Facebook ve Twitter gibi sitelerin kötü amaçlı kişilerin elinde çok kötü bir silah olabileceğini buradan defalarca yazmıştık. Özellikle 12-15 yaş arası gençliğe henüz adım atan kız çocukları için bu tehlikenin kat be kat fazla olduğunu söylemiştik. Çocuklara, cep telefonlarının, internetin sadece amacı doğrultusunda verilmesi gerektiğini defalarca yazdık buradan

  "Kür Şad" İlk Kez Sivas’ta Sahneleniyor (Hakan Yozcu) 1 Mart 2016 Çağdaş Sanat 

Kür Şad, Çin sarayındaki Muhafız Birliğinde görevliydi. Bu cesur Türk yiğidi Göktürk Devletini tekrar canlandırmak için kendisi ile birlikte 39 arkadaşı gizli bir plan hazırladı. Çin İmparatoru Tay-Çung bazı geceler şehirde tek başına dolaşıyordu. Bu durum kollanacak, imparator yakalanıp Türklerin bağımsızlığını tanımaya zorlanacaktı. Çin sarayında esir bulunan Holuku Tigin de kağanlığa getirilecekti.

  Sevgi ve Dostluk Konferansı (Hakan Yozcu) 6 Mart 2016 Sevgi ve Nefret 

“Birlik ve beraberliğe daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde İslamiyet’e daha fazla sarılmamız gerekiyor. Çünkü İslamiyet, hepimize sevgiyi, saygıyı, hoşgörüyü ve barışı emrediyor. Bizlere bir olmayı, kardeş olmayı, bütünleşmeyi öğretiyor” dedi. Peygamber Efendimizin güzel ahlaklı bir insan olduğunu, kâinatın O’nun hatırı için yaratıldığını, bizlerin de Peygamber Efendimizi hep örnek almamız gerektiğini ve daima O’nun yolundan ilerlememiz gerektiğini vurguladı.

  kktc’de Din Dersi Hocası Olmak (Hakan Yozcu) 26 Şubat 2016 Dinler, İnançlar ve Ateizm 

Mustafa Malkoç Hoca, burada göreve verildi. Görevi gereği öğrencilere ödev notu vermek için ödev hazırlattı. Öğretmen olanlar bilir, karne notu, öğrencinin iki sınavdan aldığı not ve bir de ödev notunun ağırlığının ortalaması ile ortaya çıkar. Dolayısıyla ödev notu çok önemlidir. İki sınavdan 4 alan bir öğrenci iyi bir ödev verirse, ödevden alacağı yüksek not ile bu kırık notu yükseltebilme şansına sahiptir. Malkoç Hoca, öğrencilerine tam 10 tane seçmeli konu veriyor. “Bu 10 konudan dilediğiniz bir tanesini seçip yapın” diyor. Konulardan biri de Cami maket yapımı. Çünkü Türkiye’de bu çalışma yapılmaktadır. Maket yapımı, araştırma istemeyen ve el beceresi gerektiren bir konudur. Dolayısıyla yetenekli olan birkaç öğrenci bu konuyu seçiyor. Ödevlerini alıp okula getiriyor. Hoca da getirilen ödevleri ortalıkta kalabalık yapmasın diye herkesin ortak kullandığı Resim İş odasına koyuyor. Öğretmenlerden biri de yapılan maketleri beğendiği için resimlerini çekip facebooka koyuyor. Tabi buradan da Sendika ağaları bunu görünce “Okulda gerici faaliyetlere izin vermeyiz” diye yaygarayı koparıyor.

  Kadın Öğrendikçe Öğretir. (Hakan Yozcu) 7 Mart 2016 Günlük Olaylar 

yılından sonra daha yaygın bir şekilde kutlandı. Hatta sokaklara taştı. Ama ne yazık ki, zihniyet hala değişmedi. Kadına bakış açısı neredeyse hep aynı kaldı. Kadın, hala erkekten aşağı, erkekten geri, erkeğin kölesi olarak görülüyor. Aile içerisinde horlanan, dışlanan, hiçbir hakka sahip olmayan, şiddete maruz kalan bir birey olarak görülmeye devam edilmiştir. Kadının hala birçok sosyal hakkı kendisine verilmemiştir. Kadın, özellikle geceleri, tek başına sokağa çıkamaz, gezemez, içemez, eğlenemez. Buna hakkı yoktur…

  Nkl’de Edebiyat Sokağı (Hakan Yozcu) 17 Mart 2016 Çağdaş Sanat 

Sedat Öğüt, bizi alarak “Hocam, buraya kadar gelmişken buyurun Edebiyat Sokağımızı görün” dedi. Hep beraber kalkıp ikinci ve üçüncü kattaki özel olarak yapılmış Edebiyat Sokağı’na gittik. Tamamen farklı ve çok iyi düşünülmüş bir projeydi. Bir ayrıcalığı vardı. Beğenmemek veya hayran kalmamak mümkün değil. Burayı görüp de şaşmayana ben şaşarım doğrusu… Çünkü o kadar güzel ve estetik bir şekilde düzenlenmiş. Daha merdivenleri çıkarken bir edebiyat büyüsünün içine giriyorsunuz. Merdivenlerin her basamağı Ünlü Şair Ahmet Haşim’in “Merdiven” şiirinin dizeleriyle doldurulmuş. Bütün basamaklar bu dizelerle süslenmiş...

  Çünkü Hepsi Yalan (Hakan Yozcu) 12 Nisan 2016 İnternet ve Gerçek Dünya 

Genç bir kız. Facede kendi yaşadığı bölge’den çok uzakta yaşayan biriyle arkadaş oluyor. Zamanla bu arkadaşlık aşka dönüşüyor. Erkek, kendini öyle bir tanıtıyor ki yaşadığı bölgenin neredeyse en zengin ailenin çocuğu. Kız da buna inanıyor. Evlenmeye karar veriyorlar. Erkek, bir gün çıkıp geliyor. Kızı, annesinden babasından istiyor

  Sevgisiz Sevgi (Hakan Yozcu) 4 Nisan 2016 Başkaldırı 

Peki sevgisiz sevgi olur mu? Sevmeden sevmek. Veya sevmediği halde sever gibi görünmek. Veya sevdiği halde, sevmemek. Adını varın siz koyun. Dedik ya ailelerde sevgi önemlidir. Bir baba düşünün. Gözünü para hırsı bürümüş. Varsa yoksa para. Başka bir şey düşünmemiş. Çocuklarının her bir ihtiyacını karşılamış. Bir dediklerini iki etmemiş. Onlar ne istemişse, on katı fazlasını almış. Çünkü maddi yönden hiçbir sıkıntı çekmemiş. Ve çocuklarına da çektirmemiş. Ama gelin görün ki, ömrü boyunca o çocuklarıyla bir gün dahi oturup oynamamış.

  Bet Ofisleri ve Gece Kulüpleri Gerçeği (Hakan Yozcu) 11 Mart 2016 Toplum ve Birey 

Bet ofisleri, son 15 yılda mantar gibi çoğaldı adamızda. Neredeyse her sokağa girdi. Bırakın sokakları, internet yoluyla, evlerimize kadar girdi. Bir sokakta en az 10 tane bet ofisine rastlamak mümkün. Tabii orada çalışan onlarca kişi bulunuyor. Bunlar, nereden bakarsanız bakın, şu işsizlik ortamında iş bulup kazançlarını sağlıyor. Böyle de olsa evlerine ekmek götürüyor. Bunu, ada geneline vuracak olursanız, binlerce kişinin bu sektörden ekmek yediğini görürsünüz. Sektöre kilit vurduğunuzda binlerce insan işsiz ordusuna katılacak demektir.

  Çocuktan Gelin Olmaz (Hakan Yozcu) 10 Mart 2016 Toplum ve Birey 

“Bizde olsaydı nasıl karşılanırdı?” diye merak ediyordum. Bu merakım da Antalya’da giderildi. “Çocuk Gelin” deneyi Antalya Rotary Kulübü tarafından Antalya Atatürk Parkı’nda yapıldı. Adına “Toplumsal Duyarlılık Testi” dendi. ABD’de yapılan deneyle hemen hemen aynıydı yapılan duyarlılık testi. Aralarındaki tek fark, adamın 60 değil, 35 yaşında, kızın da 11 yaşında olmasıydı. Yani bizimkiler, biraz daha insaflı davranmış ve erkeğin yaşını yarıya düşürmüşlerdi.

 

 



...



 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |


İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2017 | © Hakan Yozcu, 2017
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.

 

Bu dosyanın son güncelleme tarihi: 28.02.2017 07:29:44