Durup dururken
Bir sebep arama, / durup dururken seviyorum seni; / hani yaz gelmişte çilek, kiraz çıkmış, /
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Bir sebep arama, / durup dururken seviyorum seni; / hani yaz gelmişte çilek, kiraz çıkmış, /
Akı karası kuş sürüsü / Gözlerimi açsam ki her yer mavi.
Sen çıkmak için hayalimde kalan ağaç / Zirvesine tırmanmayı düşlediğim dağ
Acıyı bırakabiliriz, / Tanımıyor gibi yapabiliriz. / Ve tabii yaşını
Yalnızlığına sevin / Çünkü toz kondurmaz gölgene. / Tuz da
Kendi kendine, / Konuşan bir gölgeyim. / Eski bir hikaye,
Geçmiş de kaldım ne olmuş, / Ne olmuş da büyümemişsem; /
Geliyor bak işte usul usul / Önce yüzünde ki gülümsemeyi alacak
Sıranı bekle umut sıranı; / Daha taş sınamadı bizi, /
Hey şiirciler siz / göğün mavisini dikebilirsiniz / ve yüreğine
Kuşandı işte bir gün daha / Dünün yenilmiş miğferi de tam göğsünde
Senin ellerin diyorum, şehrin en çıkmaz sokağı / Gülüşün yakamda unutulmuş bir sardunya
İşte şiir, bak bir nesil daha / Savaşı oyunlarına benzetti çocukluğunun,
Bu kısa şiir, acının insanı nasıl ketlediğini, sözlerin ve duyguların nasıl yarım kaldığını anlatıyor. Şair, acının önce şairleri vurduğunu hatırlatarak, edebiyatın yaralı umutlarını ve ölüme karşı hazır bekleyen sözcükleri betimliyor. İnsan acısı karşısında gülemeyen, çayı bile tatsız bulan bir duyarlılığın samimi itirafı.
Şair, günlük hayatın küçük sorunlarıyla meşgul olan kişiyi eleştiriyor. Rüzgarın bozduğu saç, kırılan topuk, soğuk kahve gibi önemsiz detaylarla öfkelenen biri, dünyanın başka yerlerinde savaşta ölen çocuklardan habersiz yaşıyor. Kontrast çarpıcı: Bir yanda lüks dertler, diğer yanda gerçek trajediler. Şiir, modern toplumun vurdumduymazlığını ve önceliklerimizin çarpıklığını sorgulamamızı sağlıyor.
Bir korkuluğu gibi bir tarlanın / rüzgarına, mevsimine / yeşiline,
Günaydın güzel gülüşlü sabah / Dünün katran acısını aklayan seher, /
Seviyorsan şarabı, / üzüm salkımlarına / bağ bozumunu yapanlara
Ölünün odasına soracaksın yaşamayı; / bir kaç saniye önce kalktığı yatağına,
Gidemezsin dedikleri zaman gel; / İmkansız dediklerinde, / ayıp duvarlarını
Kendimi bildim bileli şiir yazarım, İnternetle birlikte şiir seslendirme ve yayınlama çalışmaları da başladı.
Coğrafya öğretmeniyim ve diğer bir şiir olan coğrafya ile edebi coğrafya birlikte hayatımda yer aldığı için kendimi şanslı sayıyorum.
Falih Rıfkı Atay