Uzun saçlı ayrılık
Senin ellerin diyorum, şehrin en çıkmaz sokağı / Gülüşün yakamda unutulmuş bir sardunya
"Yarınki gazeteyi bugünden okumayı öğrenemedikten sonra, kütüphanedeki tüm kitapların ne anlamı var?" - Umberto Eco"
"Yarınki gazeteyi bugünden okumayı öğrenemedikten sonra, kütüphanedeki tüm kitapların ne anlamı var?" - Umberto Eco"
Senin ellerin diyorum, şehrin en çıkmaz sokağı / Gülüşün yakamda unutulmuş bir sardunya
İşte şiir, bak bir nesil daha / Savaşı oyunlarına benzetti çocukluğunun,
Bu kısa şiir, acının insanı nasıl ketlediğini, sözlerin ve duyguların nasıl yarım kaldığını anlatıyor. Şair, acının önce şairleri vurduğunu hatırlatarak, edebiyatın yaralı umutlarını ve ölüme karşı hazır bekleyen sözcükleri betimliyor. İnsan acısı karşısında gülemeyen, çayı bile tatsız bulan bir duyarlılığın samimi itirafı.
Şair, günlük hayatın küçük sorunlarıyla meşgul olan kişiyi eleştiriyor. Rüzgarın bozduğu saç, kırılan topuk, soğuk kahve gibi önemsiz detaylarla öfkelenen biri, dünyanın başka yerlerinde savaşta ölen çocuklardan habersiz yaşıyor. Kontrast çarpıcı: Bir yanda lüks dertler, diğer yanda gerçek trajediler. Şiir, modern toplumun vurdumduymazlığını ve önceliklerimizin çarpıklığını sorgulamamızı sağlıyor.
Bir korkuluğu gibi bir tarlanın / rüzgarına, mevsimine / yeşiline,
Günaydın güzel gülüşlü sabah / Dünün katran acısını aklayan seher, /
Seviyorsan şarabı, / üzüm salkımlarına / bağ bozumunu yapanlara
Ölünün odasına soracaksın yaşamayı; / bir kaç saniye önce kalktığı yatağına,
Gidemezsin dedikleri zaman gel; / İmkansız dediklerinde, / ayıp duvarlarını
Öyle yalnız söylenince ne zavallı hocam, / oysa Öyle ki tek başına öykü
Çocukluğun geri gelsin istiyorsan; / şekerleri sev, bir daha şekerleri, /
Çanakkale kocaman bir şemsiyeydi evlat / Emperyalistler ise yağmurdu, fırtınaydı /
Sana biraz da coğrafya anlatayım karanfil; / biraz dağların beyaz karlarla,
Biraz hüzünlen, / biraz üzül, / hatta ağla biraz;
Ey akşam / sen hangi akşamsın; / az faturası gelsin
Akşam olur / bir kapının zilinin çalması kadar hüzün; /
Herkes ne kadar doğru, herkes ne kadar güzel be şair, / oysa dünya
Bilemedin iki metre mekan, / ne urban ne makam/ /
Kısa çöpü çeken çocukları var şehirlerin / hani o bulaşıcı egzama gibi uzak
Kimse sana anlatamaz yalnızlığın saltanat olduğunu; / unutulduğunu herşeyin zamanla/ /
Kendimi bildim bileli şiir yazarım, İnternetle birlikte şiir seslendirme ve yayınlama çalışmaları da başladı.
Coğrafya öğretmeniyim ve diğer bir şiir olan coğrafya ile edebi coğrafya birlikte hayatımda yer aldığı için kendimi şanslı sayıyorum.
İnsanın duygularına yakın gelen şiirleri seviyor ve öyle şiirler yazmaya çalışıyorum.
Ahmed Arif,Orhan Veli Kanık, Cahit Sıtkı Tarancı,Attila İlhan, Ahmet Erhan
Ahmed Arif,Orhan Veli Kanık, Cahit Sıtkı Tarancı,Attila İlhan, Ahmet Erhan
Melisa Kesmez