..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
İnsanlar yalnızca yaşamın amacının mutluluk olmadığını düşünmeye başlayınca, mutluluğa ulaşabilir. -George Orwell
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Yazar Portresi - Nilüfer Aydur
Nilüfer Aydur - Kaosun İçinde Var Bir Ezgi
Site İçi Arama:


Ana Sayfa
  Bilgi Donanımımız ile Eylem Biçimimiz Arasındaki Uçurumun Yarattığı Gerginliğin Ortadan Kaldırılması Üzerine (Nilüfer Aydur) 28 Mart 2012 Toplum 

Unutmamak gerekir ki, hiçbir devletin varlığı halk tarafından yıkılmak suretiyle ortadan kalkmaz çünkü bir devleti yıkmaya çalışan ancak başka bir devlet olma iradesidir. Bir devletin varlık alanı halk tarafından ancak daraltılabilir ya da genişletilebilir. Bu da ancak o devlete mensup olanların devlete yüklediği anlam yoluyla mümkündür. Üzerimizde baskı kuran, iradelerimizi hiçe sayan bir devlet istemiyorsak bunu başarmanın tek yolu öncelikle kendi irademizi tanımak ve özgürlüğümüzü hemen yanıbaşımızdaki insanlara ilan etmek, kendimize kefil olmak ve davranışlarımızın sorumluluğunu üstlenmektir. Bunu biz yapamıyorsak yapacak bir erk her zaman bulunacaktır.

  Sen (Nilüfer Aydur) 15 Ekim 2012 Bireysel 

Yastıklara Kara lekesi bulaşırdı insanlığın.

  Ağlama (Nilüfer Aydur) 19 Ocak 2014 Bireysel 


  Aşığın Ömrü (Nilüfer Aydur) 17 Nisan 2014 Bireysel 

Kim demiş ömrü uzatır aşk. Çok aşık bilirim ben vakitsiz ölen.

  Duymak (Nilüfer Aydur) 17 Nisan 2014 Bireysel 

Sessizlik olsun, yarılsın karanlık Kendini duysun yürek.

  Örgüt (Nilüfer Aydur) 24 Nisan 2014 Bireysel 

Sevdamın sınırlarına çitler Hayallerime elbise biçtiler. Beni örgütlediler ki öyle Kokunu unuttum anne.

  Kadın (Nilüfer Aydur) 24 Nisan 2014 Bireysel 

Vapur gibi gözleri vardı Kadının.

  Sistemin Ruhu - 1 (Nilüfer Aydur) 17 Aralık 2010 Toplum 

Başlayalı uzun zaman oldu. Geleneği işaret edemeyeceğim bir tarihten gelen, algılarımızın sınırlarıyla kavrayabileceğimiz kadarıyla, ‘’gerçeklik’’ zeminimize uygun teorisi, dünya savaşlarının hemen sonrasında şekillenen, hemen her beynin içine senaryoya uygun platoların kurulduğu, devasa gibi görünmesine karşılık, birey ölçekli olmasından dolayı kolay ilerleyen, neredeyse neslimizin büyümesiyle atbaşı ilerleyen bir kurgu bu. Öylesine aktifiz ki bu senaryoda, hem sahnenin kendisi, hem en önemli oyuncusu, hem seyircisiyiz aynı oyunun. Bu senaryonun şu an bize komplo teorisi gibi görünmesinin sebebi, birileri tarafından gerçekleştirilmesi imkansız derecede komplike bir senaryo olmasıdır. Ne kadar güçlü ve örgütlü olursa olsun, hiçbir insan grubunun tüm dünyayı önceden planlandığı şekilde biçimlendirmesi mümkün değil, bundan hiç kimsenin kuşkusu olamaz. Ama yine de bu, senaryoyu an be an oynayarak gerçekleştiriyor olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor. Çünkü bu senaryonun sahibi bir insan ya da insanlar kümesi değil, adı çağlara göre değişen ‘’sistem’’in kendisi.

  Sistemin Ruhu - 2 (Nilüfer Aydur) 23 Aralık 2010 Toplum 

Düşünün ki; duvarındaki tuğlalardan biri olarak bulunduğunuz bina, hapishane olarak kullanılmaktadır. Siz, bir tuğladan ibaret varlığınızla hapishane değilsinizdir kuşkusuz ama oluşumundan ayrılamadığınız binanın bütünlüğündeki işlevinizle, o ruha, hapishanenin ruhuna aitsinizdir. Kölelik çağında sistem, insanın, toplumun hangi katmanından olursa olsun, ruhu köleliği içselleştirmiş birer sistem parçası olarak varlık bulmasını şart koşar.

  Sistemin Ruhu - 3 (Nilüfer Aydur) 29 Aralık 2010 Toplum 

İlk adımı atmak nasıl bir duyguydu acaba? Ebeveynlerimizin bizi yürümeye ikna edebilmek için verdiği uğraşlar sonucu bir gün ayağa kalkıverdik ve o tarihi ilk adımı attık. Korku duymuş muyduk, düşünmüş müydük, hesaplar yapmış mıydık, bir yargıya sahip miydik ya da bir önyargıya?

  Sistemin Ruhu - 4 (Nilüfer Aydur) 5 Ocak 2011 Toplum 

Felsefe aydınlıktır. Dönemi aydınlatır ve geleceğe ışık tutar. Fakat o bir kurtuluş manifestosu değildir. Din felsefesi, doğa felsefesi, bilim ya da siyaset felsefesi çağın önyargılarından tamamıyla soyutlanarak ele alınamaz. Yapmamız gereken, felsefenin aynasında yansıyan kendi gerçeğimizi görmek ve bu gerçekle ne yapabileceğimizi düşünmektir.

  Sistemin Ruhu - 5 (Nilüfer Aydur) 9 Ocak 2011 Toplum 

Tıpkı ana rahmindeki o uzun gün gibi; bir nedene bağımlı ama kendinde nedensiz, bir zamana bağımlı ama kendinde zamansız, bir mekâna bağımlı ama kendinde mekânsız. Oysa ertesi gün aniden bilinçle; bilinç dediğimiz ilk neden farkındalığıyla, ötekiyle karşılaşan kendimizle uyandık yeni bir güne. O andan itibaren bağlandık ilk neden köleliğimize. Farkında olmak özgürlüktü, özgürlükse ancak esaretin bedeli.

  Sistemin Ruhu - 6 (Nilüfer Aydur) 14 Ocak 2011 Toplum 

Bu sistem, ürettiğimiz araçlar ve o araçlar yoluyla oluşan ilişkiler ağı tarafından belirlenmiş olamaz. Çünkü bizler, dünyanın bu yakasında yaşayan Doğu toplumları olarak -Batı tarafından adlandırıldığı şekliyle- ilkel toplum birimlerimiz (çöllerde, dağlarda, mezralarda yaşayan halklarımız) sayesinde biliriz ki; üç beş çanakla mağaralarda ya da tezek yapımı evlerimizde, tüm dünyadan uzaktayken bile, bu sistemin içinde yaşarız. Hem de ne feodalizmden ne de kapitalizmden bahsedilebilecek hiçbir oluşumun içine yerleşemediği günlerden beri. İki ve daha fazla insanın iletişim kurduğu bir dille birlikte yaşadığı her yer ve durumda olduğu gibi...

  Sistemin Ruhu - 7 (Nilüfer Aydur) 22 Ocak 2011 Toplum 

Öyle görünüyor ki; özgür ve amaçlı üretici olarak kabul edilen insanın en büyük başarısı(zlığı) kendisi de dâhil olmak üzere doğayı araçsallaştırmasıdır. O, doğayı ve doğasını (kendine yabancılaşarak) nesneleştirme yoluyla dönüştürendir. Ve her şey bu önkabulle başlar; insan her şeyden önce kendine araçtır. Tuhaf bir biçimde yaşamını sürdürmek için tüm doğayı ve dolayısıyla kendini kullanır; ama akılcı ve bilimsel yöntemlerle. Öyleyse nedir bilimsellik, nasıl oluşur, neyle ölçülür? Şöyle söylemek yanlış olmaz sanırım: Bilimselliğin kendisi bir ölçüttür; hem ölçmeyi şart koşar hem de ölçeği belirler. Onun bu egemen yapısı kimseyi rahatsız etmez çünkü gerek kullandığı yöntemler, gerek hizmet ettiği amaç kutsanmıştır. O, tümdengelir ve tümün iyiliğine hizmet eder; savaş sanayinde ya da vahşi kapitalizmin dev tröstlerinde insan neslini kıyıcı ve bağımlılaştırıcı araçların üretiminde kullanılıyor olması, onu yanlışlayamaz. Bilimsel yöntem kendinde iyidir, onu kötü amaçlarına alet edenler kötülerdir. Bu çok ilginç değil mi; bilimsel akıl için metafiziksel bir önkabule ihtiyaç duymak?

  Sistemin Ruhu - 8 (Nilüfer Aydur) 3 Şubat 2011 Toplum 

İnsanız evet ama insan kavramımızın içini dolduracak kadar yeterli değiliz. Lakin kafamızın içinde bir yerlerde her ne kadar öznel de olsa, tam bir insan tasviri varmış gibi değil mi? Tüm öznelliğine rağmen, hemen hepimizin paylaştığı üzere, kimsenin şudur diyemediği ama bir ideal insan tasviri... Tam olarak dile gelmeyen, sanki tam olarak hiç deneylenmeyecek gibi duran ama işte orada duran bir insan var. Düşünceyi fark ettiğimiz andan beri biriktirdiğimizi fark ettiğimiz ideal kavramlar var.

  Sistemin Ruhu - 9 (Nilüfer Aydur) 10 Şubat 2011 Toplum 

Otomasyon sadece fabrikaların, işliklerin ve hizmet alanlarının makineleşerek, işini makinelerle paylaşan insanların da mekanikleşmesine sebep olan ekonomik bir durumdan ibaret değildir. Otomasyon, ölçeği gittikçe büyüyen oranlarda yaygınlaşan dünyasal düşünce, eylem, istek ve ihtiyaçlarda ortaklaşa bir yapının oluşması halidir aynı zamanda. Aynı haberleri alan, aynı renkleri gören, aynı sesleri duyan, aynı etkiye maruz kalan insanların, aynı düzlemde düşünmesi halidir. Hep beraber naklen bir savaşı izlemesi, dünyanın diğer köşesindeki devrimleri takip etmesi, sonuçları üzerinde fikir yürütüp, tartışması; olayları olgusallaştırmasıdır. Bu her bir insanın herkesleşmesi, bilginin daima verili olması, vasatlığın yol haline gelmesi ve hayatın doğumdan ölüme her alanıyla aleladeleşmesidir.

  Sistemin Ruhu - 10 (Nilüfer Aydur) 16 Şubat 2011 Toplum 

Sistemin baskın unsurları ne denli akılcı-bilimsel, üretken, dünya ölçeğinde bütüncül ve teknolojikse, yönetilenlerin bunlara akılcı dirençleri de o denli imkânsızlaşmaktadır. Zira savaşmak zorunda oldukları akıl-dışı, bilim-dışı bir toplumsal yapı değil, tam tersine aklın ulaşmaya koşullandığı yararcı bir yapıdır. Bilimselliğe karşı-direnç ahmaklıktır. Tüm ihtiyaç kategorileriyle farklılaşan insanın özgürlüğü, sistemin insanı denetleme aracına dönüşmüştür artık. Özgürlüğün ne olduğu sistemin unsurlarınca belirlenir. Köleler ve efendiler arasındaki uzlaşmaz çelişkiler, ortak ihtiyaç ve özgürlük içerikleriyle çürümeye terk edilir.

  Bendeyişler - 1 (Nilüfer Aydur) 24 Şubat 2011 Toplum 

Söz 13/10/2010 Konuştuklarımız nasıl ki yaşadıklarımızın ayak izleriyse, yaşayacaklarımız da konuştuklarımızın izlerini taşıyacaktır. Geleceğimiz konusunda belirleyen olmak için, neyi konuşacağımızı seçmeyi öğrenmek zorundayız.

  Bendeyişler - 2 (Nilüfer Aydur) 24 Şubat 2011 Toplum 

Adalet 25/10/2010 Kendine hakikati eksen almayan düşünce adalete ulaşamaz. Adaletin eşitliğe değil hakkaniyete ihtiyaç duyan doğası, neyi hak ettiğimizi anlamak-görmek için, bizi hakikati bilmeye zorlar.

  Bendeyişler - 3 (Nilüfer Aydur) 24 Mart 2011 Toplum 

Gürültü içinde sükûnet, tarihin en güzel saatleri bunlar. Bu saatlerde yazgının ve seçimin, iyiliğin ve kötülüğün bütün dereceleri gün yüzüne çıkar. Ayetler biter topraktan; ciltler, levhalar, yıldızlar dolusu bilgi iner tanıklardan. Sükûn et ve topla.

 

 



Özgürlük en acımasız efendidir. Çünkü yasalarına uymakla uymamak arasında bir fark yoktur.
Onun olduğu yerde herkes köledir.

Nilüfer AYDUR



 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © Nilüfer Aydur, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.

 

Bu dosyanın son güncelleme tarihi: 22.10.2018 16:54:51