..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Benim yaradılışımda fevkalade olan birşey varsa, Türk olarak dünyaya gelmemdir. - Atatürk
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Yüzleşme > Kâmuran Esen




3 Ekim 2014
Mudurnulu Fatma Nine'nin Günlüğü / Zavallı Torunum  
Kâmuran Esen
Zavallı torunum! Ona, ailesi olarak verdiğimiz değerin keşke binde birini Milli Eğitim Bakanlığı verebilseydi. Çoluk çocuğumuz bu çarpık düzenin, milli eğitimin yazboz politikalarının kurbanı olmasaydı.


:EJE:
Nasılsın, iyi min sevgili günlüğüm? Benim nasıl olduğumu soracak olursan; nasıl olduğumu biliyom, niye böyle olduğumu da biliyom emme(ama), nasıl olduğumu sana nasıl anlatacağımı bilemiyom. Ağzımın ne dadı var, ne duzu, ne de canımın keyfi. Yatsam, hasda değilim; galksam, iyi değilim. Tahmin edeceğin gibi vaziyetle kötü. Hem ben ne vakıt iyi oldum ki, şinci iyi olayım. İyi olacak zamanda değiliz sevgili günlüğüm. Keşke diyom; on beş, yirmi yıl önce dünyaya gelseydim de, bugün memleketimizde yaşanan yozlaşmayı, değerlerimizin bicik bicik nasıl alttan alttan oyulduğunu, hele hele milli eğitimde yaşanan rezillikleri görmeseydim. Çokdan ölmüş olurdum çünkü. İşde onun uçun günlerdir sana iki satır yazamadım. Elim kâhada, galeme varmadı. İçimde ağaçların dalları çatır çutur gırılıp dururken, günlük yazma sırası mı? Yazamadım….Emme bugün yazayım da, içimi aycık sana boşaltayım dedim.
Torunum uçun çok üzülüyom sevgili günlüğüm. Zavallı torunum ! Sanki çocuk değil de Milli Eğitimin gözünde, gırık bi göynek düğmesi. Kendisine çok garnım yanıyo. Nuçun deyecek olursan sevgili günlüğüm, anlatıverim: ....Üç havta önce torun okula başladı. Birinci sınıfları, öteki sınıflardan bi havta önce eğitime aldıla, akılları sıra. Anası, bubası, ben bi heyecanla gitdik okula. Okulun ilk günü, yanında olmak, onun sevincini paylaşmak istedik. Çocukdan çok biz heyecanlıyız. Biz heyecanlıyız da, asıl heyecanlı olması gerekenlerde tık yok. Çünkü, hemen hepsini küstürmüşle. Çocuk dersen, günlerdir bi heyecan içinde ki, sorma gitsin. Aklına geldikçe, “ Gaç akşam daha yatıp da okula gidecem?” diye sordu durdu zavallı. Sanki okulda, kendisini bekleyen atanmış bir öğretmen varmış gibi, eğitim öğretime hazır bir sınıfı varmış gibi. Ne bilsin çocuk milli eğitimdeki karmaşayı. Ne bilsin, okullarda öğretmen eksikliği olduğunu, sınıfının badana bile yapılmadığını. Sanıyo ki, öğretmen sınıfda hazır, öğrencileri bekliyo, elinde bi demet çiçekle. Hayalden kim ölmüş? Onun uçun okula gitmeye can atıyo. Sınıfın duvarlarının fare kemirmiş gibi oyuk oyuk olduğundan, badana bile yapılmadığından haberi yok ki. Okulun ilk günü, kendisini okulda karşılayan öğretmen olmayacağından; zaten olan öğretmenin de tayini çıktığından haberi yok. Biz büyüklerin de yoktu tabi. Ancak, haberlerde dinlemiştik, gazetelerde okumuştuk; öğretmen tayinlerinin okullar açıldıktan sonra yapılacağını.
Mudurnu’da hiçbir okulun asil müdürü yok sevgili günlüğüm. Hepsi başga yerlere tayin edilmiş, şincilik vekil olarak müdürlük yapıyorla. Her an gidebilirle senin anlayacağın. Bakanlık, Mudurnu’da ne gadar okul müdürü varısa, tamamını görevden almış. Neymiş efendim, puanları düşükmüş. Kimle veriyo bu puanları bilmiyom tabi. Düşük puanla nasıl müdür vekilliği yapıyorla, onu da anlayamadım. Sonra, aycık düşününce buldum sevgili günlüğüm. Bakanlık, bizim bu başarısız(!), puanı düşük( güya) müdürlere; “Biz, senin yerine kendi adamlarımızdan birini getirecez de; o gelinceye gadar sen şimdilik yerinde durakoy.” demek isdiyorla. Bunu tahmin etmek veya anlamak için süper zekâ olmaya gerek yok. Sorarım sana sevgili günlüğüm; görevden alınan ve görevini vekaleten(emanetçi gibi) yürüten o okul müdüründe gırgınlık olmaz mı, hevesi gaçmaz mı, görev aşkı, çalışma isteği diye bir şeyi galır mı? Galmaz.
Bi de sevgili günlüğüm, aklımın ermediği bi şey var: Tüm başarısız okul müdürleri Mudurnu’ya mı toplanmış? Gerede’deki, Dörtdivan’daki bütün okul müdürleri çok başarılı oldukları uçun mu yerlerinde duruyorla? Madem bizim müdürlerimiz o kadar başarısızdı da, neden onlara yıllarca müdürlük yapdırdınız? Gaç senedir nerdeydiniz? Şinciye gadar nuçun görevden almadınız? Ne oldu da, bu müdürler aniden başarısız oldula? Ya da iktidara ne diye ters düştüle birden bire, gül gibi geçinip dururken? Okullar açıldı, okullarda müdür yok, bazı sınıfların öğretmeni yok. Neyse ki, geçici görevli bir öğretmen verdiler de iki şubenin çocuklarına, bizim torun ortada galmadı. Çocuğun da gafası garışdı.” Bu öğretmen benim öğretmenim değilmiş, nerde benim öğretmenim ?” diyo. Tabi biz de çocuğa; “Oğlum, siz çocuklar olmasanız Milli Eğitimin işi ne gadar golay olacak,” diyemiyoz.
Bu durumun müsebbibi ne öğretmen, ne okul müdürü, ne de Milli Eğitim Müdürü. Okullardaki öğretmen açığının, okulun ve sınıfların eğitim öğretime hazır olmayışının tek sorumlusu ve suçlusu Milli Eğitim Bakanlığı. Okullar açılmış; öğretmen tayin bekliyo, vekil müdür gitmek için gün sayıyo, öğretmen dersen tayini çıktığı için, ilişiği kesilmediği halde derse girmiyo. Henüz on yaşına gelmiş gız öğrencilerin başını gapatacağınıza; aklınız sıra kıyafet özgürlüğü(güya) getireceğinize, önce asıl işinizi yapın siz. Önceliğiniz türban olacağına, sağlam bi eğitim olsun. Sanki her şey tamam da, sıra barmak gadar gızların başını gapatmaya geldi.
Senin anlayacağın sevgili günlüğüm, bu yaşa geldim; Milli Eğitimde böyle bi kıyım görmedim. Böyle bi tutarsızlık, böyle adam kayırmaca, böyle bi belirsizlik görmedim. Zavallı torunum! Ona, ailesi olarak verdiğimiz değerin keşke binde birini Milli Eğitim Bakanlığı verebilseydi. Çoluk çocuğumuz bu çarpık düzenin, milli eğitimin yazboz politikalarının kurbanı olmasaydı.
Hoşca gal sevgili günlüğüm. Görüşürüz.



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın yüzleşme kümesinde bulunan diğer yazıları...
Güzel Dilimiz Türkçe
Başlık Yok!
Türkülerimiz
Kadın İkinci Sınıf Vatandaş mı?
Imf'ye Borç Veriyoruz Yalanı
Ne Yazsam Ne Yazsam!
Umutla Başlayan Bir Günün Hikâyesi
Anneanneler Üzerine Bir Araştırma(!)
Dün Gece Bir Rüya Gördüm – 6
Bir Pazar Yerinde Yaşananlar

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Kızım Sen Avukat Ol!
Atatürk'e Mektup
İstanbul Sizin Olsun
Ben Birazcık Deli miyim?
Öğretmenler Günü
Mudurnu'da Bir Günlük Gezi
Yeğenime Yaptığım Peynirli Börek Tarifi
Bişim Efde Heykes Bi Asayip...
Canı Sıkılmak Nasıl Birşey?
Kaybedecek Hiçbirşeyi Olmayana / Ölüm...

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Dönüşü Olmayan Gidiş [Şiir]
Seni Özlemenin Kitabını Yazabilirim [Şiir]
Bensiz Yaşamaya Alışacaksın [Şiir]
Gelseydin Eğer [Şiir]
Ne Zaman Seni Düşünsem [Şiir]
O Beklenen Hiç Gelmeyecek [Şiir]
İşte Gidiyorsun [Şiir]
Çek Beni İçine Bir Nefeste [Şiir]
Sığınacağım Başka Yürek Yok [Şiir]
Uykularında Sev Beni [Şiir]


Kâmuran Esen kimdir?

Okumak ve yazmak bir tutkudur benim için. Yazdıklarımı okuyucularla paylaşmak amacıyla buraya gönderiyorum. Yıllardır, yerel bir gazeteye haftalık köşe yazıyorum. Mudurnu Belediyesinde gönüllü kültür müdürü olarak çalışıyorum. Yayımlanmış Kitaplarım: -Şiirlerle Öyküler - şiir / Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yazarlar Dizisi ( 1988). . . . . . . . -Sevgi Yumağı - şiir ( 1997 ). . . . . . . . . -K. Esen'in Kaleminden Mudurnu - derleme / Mudurnu Kaymakamlığı Kültür Hizmetleri Dizisi ( 2002 ). . . . . . . . . . . -Oynatmayalım Uğurcuğum- deneme , anı / --Senfoni Yayınları ( Haziran / 2004 ) -Mudurnulu Fatma Nine'nin Günlüğü - Baskıya hazırlanıyor

Etkilendiği Yazarlar:
Okuduğum her yazardan veya yazıdan etkilenirim. Bende bir etki bırakmayacak, herhangi bir şey öğretmeyecek bir yazı düşünemiyorum.


yazardan son gelenler

yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © Kâmuran Esen, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.