..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Geçmiş ölmedi. Henüz geçmedi bile. -William Faulkner
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Fantastik > selim çok




25 Eylül 2019
Zaman Ağladığında  
selim çok
başım uğuldamaya başlamıştı.çıkmak için kapıya yöneldim.olamaz kapı kitliydi.pencerelere gittim.onlarda pervazlıydı.dengemi kurmaya çalışıyor yalpalıyordum.


:FH:
Off! Saat kaç olmuş anasını satiim.ne! 10:00 mu.derhal hazırlandım.banyo,traş bir acele giyindim çıktım.işyerinden arkadaşım ufuk evleniyor bugün.feci halde akşamdan kalmayım.gözlerim,başım ağrıyor.cebimde dünden kalan yarım cep votka.otobüste arada atıyorum.atarken de çevreme ilginç ilginç bakıyorum acaba anladılar mı anlamadılar mı? Off! Gitmesem de olmayacaktı ki.hala sarhoşum.gelmezsen darılırım dedi.böyle zamanlarda çaresiz işte. zamana bir şekilde uymak duyumsamak.dışarda ılık sonbahar rüzgarı.başımı açıp,ufak otobüs penceresine koydum.ayakta geziyorum anasını satiim.
cumartesi trafiği.”ulan!” diyorum.düğün keşke akşam olaydı.trafikte sıkışık.o ara bir yer boşaldı, dalıvermişim bana bakan bir iki tuhaf göz.uyandığımda bir durak geçmişim salonu.hemen indim.koştura koştura.bir yandan kravatımı düzeltiyorum.

Salona girerken damat takımı içine ufuğu gördüm.”hoş geldin Selim” dedi.”geç kalmadım di mi” dedim.”yok be!” dedi.”erken bile gelmişsin.bana bak bu arada erken mi başladın sen yine?” “yok be abi dedim akşamdan kalmayım” geç geç dedi az kişi var içerde.içki içenlere ayrılan bölüm var o masalara geçersin daha saatler sonra başlar düğün”
içeri geçtim.koştururken biraz ayılmışım.gözlerimle etrafı kesiyorum.gerçekten acele etmişim.böyle zamanlarda hep acele eder unuturum insanımızın uyuşukluğunu,vurdumduymaz rahatlığını.bizimkiler hala ortada yok tabii ki.geçtim bize ayrılan masaya.”abi erken ama getirelim mi” “getirin” dedim.”battı balık yan gider”
kadehleri yuvarlıyorken orkestranın ‘deneme ses ses bir iki’ seslerine eşlik ederken bir yandan büroyu,ortadan kaybolan evrak yüzünden kavga ettiğim 10 yıllık arkadaşım Samet abiyi,boğucu saatleri,lanet olası işyerimi,kafa güzel,leş gibi kokan işe gelişlerimi,şefi ve tabii ki bir ayrılıp bir barıştığım burcuyu düşünüyordum.

“merhaba” kafamı kaldırdım.aaa! mahalleden arkadaşım nizam.”olum ne işin var burada dedim.taa cumartesi sabahı” “ufuğu ben de tanıyorum.bilmiyormusun?”dedi..allah Allah.bir yaşıma gircem arkadaş.adam bizim işin yolunu bilmez.”eski arkadaşım” demez mi.”boşver onu gel dolaşalım” dedi.bu arada hatırlayıverdim.ben nizam ile 4 aydır kavgalıydım.konuşmuyordum ama bir anda hiçbişey olmamış gibi konuşmaya başlamıştık.acaba bişey demek için mi dışarı çağırmıştı.yeni evliydi.düğününe bile gitmemiştim.”dur” dedim “arkadaşlar bir gelsin çıkarız dışarı”
Ortalık dumana boğuldu anında.nizam sanki bizim çocukları hep tanırmış gibi muhabbete koyulmuştu.samet abi bana hiç bakmadan ikinci votkadan sonra malzeme stoklarını,gelen gideni anlatıyordu.erdi,soner tankut abi haftanın maçlarını iddiaya döküyor.içkiyi yeni bırakan tahir işlediğimiz günahları anlatıyor.vedatla şiyar siyasetteki son gelişmeler üzerine sohbet ediyordu.daha saymıcam bir sürü arkadaş ve ses ve sigara dumanı.nizama bir göz uzattım ve dışarı çıktık.
“”bir şey mi diyecektin” dedim “yo,gel dedi seni bize götüreyim” “olur mu abi? Ta bizim oraya mı gidecez” güldüm.”yok dedi.sen bilmiyorsun.bu semte taşındım.evim burada.” Yol boyunca benle nizam hiç konuşmadı.İki sokak arkada bir eve girdik.oldukça karanlık bir sokaktı.üç katlı eski bir ev.ilk katına girdik.”burayı aldım” dedi.”ee eski ev noldu” “sattım üstüyle masraflara harcayıp araba aldım”dedi.dedim “yenge nasıl razı oldu bu işe” cevap vermedi.kapıyı açtık girdik.içerde derin bir rutubet kokusu.nizam bir odadan içeri girdi.esiyle konuşuyordu sanırsam.içerde bir yere geçtim oturdum.o arada nizamın annesi geldi.”nasılsınız teyze” dedim elini öperek.hiç cevap vermedi.nizamın eşi asude yenge girdi içeri uykulu bir suratla “hoş geldin selim abi” dedi.”kusura bakma ben yatıyorum.ev hali kusura bakma” “sen kusura bakma dedim.gelemedim nikahınıza” ”boşveer” dedi.nizamın anneside de hiç konuşmuyordu,nizamda öyle.nizam sadece dolaptan bir içki getirdi ve karşıma geçti.korkmaya başlamıştım.yüzüme tuhaf bakıyordu.en sonunda “ne var” dedim.nizam asık bir suratla “selim,barışmadık sadece arkadaşız” dedi.ne demek istiyon oğlum dedim.” “sadece zamana bak,anlarsın” dedi. ”geliyorum birazdan”
Nizam çıkmış gitmişti.salonda yapayalnızdım çünkü nizamın anneside ortadan kaybolmuştu.sadece dolu bir içki bardağı.bir ara kapı açıldı asude yenge içeri girdi.gözleri kanlı kanlıydı.ya noluyor.korkmuştum.”korkma! zaman yalnizca bir iğretidir ve bizi gülümsemek kurtaracak.”yenge ne demeye çalışıyorsun” dedim.kafam sanki bana bir oyun oynuyordu.
Yattığı odaya döndü ve kapıyı kapatırken arkasını döndü ve gülerek bana baktı.başım uğuldamaya başlamıştı.çıkmak için kapıya yöneldim.olamaz kapı kitliydi.pencerelere gittim.onlarda pervazlıydı.dengemi kurmaya çalışıyor yalpalıyordum.nizamı cebinden aramaya çalıştım ulaşılamıyordu.odaya tekrar baktım.nizamın annesi içerde alçak sesle kuran okuyordu.ama hep aynı sure ve ayeti.isra,13-14.sakince düşünmeliyim dedim ve iğer odaya geçtim kapıyı kapattım ve kitledim.kanapeye uzandım ve başucundaki battaniyeyi üstüme çektim.üşüyordum,terliyor titriyordum.ne sakinleşmesi.mümkün mü? Yok ya diyordum bir yandan da bu bir şaka olmalı.kafam da öyle güzeldi ki.
Biraz dalmışım.gözlerimi açtığımda oda kapısı açılmıştı.içerden sesler geliyordu.içeri baktim.gözlerim yerinden çıkacaktı.annem,burcu,mahalleden birkaç konu komşu nizamın annesiyle muhabbet ediyorlardı.”anne,selay noluyor,nizam nerde,asude nerde” dedim.burcu“sen git yat yazgını düşün bizi rahatsız etme biz konuşuyoruz” dedi.”ya dedim “düğüne dönmem lazım”.annem eliyle sus işareti yaptı ve elindeki örtüyü nizamın annesine gösterdi.birden kapı açıldı.nizam geldi sandım.iki pardesülü telsizli kişi odaya girdi.biri bir kağıdı okumaya başladı.”selim bey sizi eylemsizlik ve ısı yokluğu nedeniyle gözaltına alıyoruz.”hayır!” diye can havliyle polisleri yarıp kapıdan çıktım.çatıya yöneldim.çatı kapısını örttüm ve defolun diye bağırmaya başladım.biri kapı camını kırdı ve kazagımı tuttu bir yandan da “yaşamak için sizi tutuklamamız lazım” diyordu.”defolun!” kilide sımsıkı yapışmıştım.”siz kimsiniz ulan” “ruhunun komiserleriyiz” dediler. ”kaçamazsın!”
“selim,selim hadi uyanabilecekmisin”.birden gözlerimi açtım.fena terlemiştim.üstüm örtülüydü.bir baktım karşında Vedat ile şiyar vardı.biraz debelenip sakinleştim.”noluyor ya.neredeyim ben.ya dediler.” tuvalate gidip yanındaki yan masada sizmışın. kaldıramayınca seni salonun bürosuna aldık” gülüyorlardı.”olum,bir halay çekemedik bak ufuk da çok kızdı ona göre.haa merak etme takıyı çantanda bulup verdik.sıkıca yapışmışsın zaten.”nizam nerde?” dedim.”olum ne saçmalıyon öyle biri gelmedi yanımıza bugün!”
Oltadaki balık gibiydim ya da resimdeki hüzünlü kadın.kendimi bir okyanusa biraktım.gözün yaşı sözün yaşıydı artık…





Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın fantastik kümesinde bulunan diğer yazıları...
Kanatlardan Sonraki İpek Kuşağı
Blackened
Tuhaflıklar Yedilisi
Bekareti Bozulmuş Kahkahalar Orkestrası
Plaza

Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Serbest Metinlerde İntihar Düşleri...
Duygu Dökümanı
Tanrının Dönemeci
Alcohol!
Peygamber Devesi Yönelim Kuşağı
Dip Blues
Deep 5. 10
Masada Pislik Var!
Yıkılış
Maçakızı


selim çok kimdir?

sadece özgürlük.

Etkilendiği Yazarlar:
sürrealizm


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © selim çok, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.