..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Sanatçının işlevsel tanımı bilinci neşelendirmektir. -Max Eastman
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Eleştiri > Güven ve Güvensizlik > Ahmet Zeytinci




4 Ekim 2019
Muz Kabukları Kendinize Gelin  
Ahmet Zeytinci
Kim koyuyor arkadaş bu muz kabuklarını kaldırımlara... Hadi ben görmesem de bassam düşsem, bir yerim kırılsa, kim verecek bunun hesabını? Ya birader yedin muzu, Çikita ya da Anamur Muzu her neyse, şunu çöp bidonuna atsana arkadaşım...


:ID:
Karpuz kabuğu çoktan denize düştü de yüzerek karşı kıyılara bile ulaştı, bu muz kabuklarıysa her nedense hepte kara parçalarında görünüyor. Ben de buna bir türlü anlam veremiyorum arkadaş, o kabuk ise bu da kabuk, yok o kabuk değilse o zaman bu da kabuk olmamalı... Neyse ne yeter ki yaralar kabuk bağlamasın. Ama kabuk bağlamadan da iyileşmez, hem de o kalpteki yaralar...

Kim koyuyor arkadaş bu muz kabuklarını kaldırımlara... Hadi ben görmesem de bassam düşsem, bir yerim kırılsa, kim verecek bunun hesabını? Ya birader yedin muzu, Çikita ya da Anamur Muzu her neyse, şunu çöp bidonuna atsana arkadaşım...

Vallahi bazen rüyalarıma giriyor sizin yüzünüzden bu muz kabukları. Acaba bir yerde denk gelirde üstüne basarsam bu muz kabuklarının, sonra hem kolum hem de bacağım kırılırsa, ondan sonrada hanım, eve ekmek getirmiyorsun, ben de altı ay sana mı bakacağım, der de beni terk ederse, sonra ben de evsiz barksız kalırsam, sokaklarda parklarda yatıp kalkarken, kış geldiğinde de üşütüp zatürre olursam, sonra mortu çekersem, garibim diye de cenazemi kimse kaldırmaz da ortada kalırsam, vay halime ki vay halime...

Vay be gördün mü sen, bir muz kabuğundan nerelere geldik arkadaş... Çok da severim bu muz denen meyveyi... Buldum mu eskiden üç beş tane yerdim de şimdilerde yaş ilerledi, o kadar yiyemiyorum maalesef...

Size sesleniyorum sevgili muz kabukları... Eğer ki biri sokakta sizi yeyip de yere atacak olursa kimselerin üstünüze basmaması için insanlara yardımcı olun lütfen, canlarım benim. Biliyorum ağzınız diliniz yok ama, yine de siz bir şeyler yaparsınız... En azından kuvvetli bir rüzgarın çıkıp da sizi kenara savurması için dualar edeceğim ben de, siz de edin... Yok rüzgara denk gelmediniz, o zamanda bir temizlik görevlisi kardeşim sizi alır da inşallah kenara koyar.

Geçen senelerden birinde Japonlar çekirdeksiz karpuz üretmişlerdi yanlış hatırlamıyorsam. Şu Japonlara müracaat etsek de kabuksuz muz üretmeyi bir deneseler nasıl olur acaba? O zaman da muzlar çabuk bozulur mu diyorsunuz? Yerde muz kabuğu gördüm mü de ben çok bozuluyorum hem vallahi hem de billahi... Karpuz kabuklarından gemiler memiler de yaparlar da muz kabuklarından bir halt olmaz, onlarda belki karpuz kabuklarından yapılan gemilere yelken olurlar...



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.


Yazarın eleştiri ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Eski Bayramlar Müzesine Hoş Geldiniz
Reklamcılık İnternet Yüzünden Nefret Edilen Bir Sektör Olma Yolunda Hızla İlerliyor
Çocuklarınızı Bilgisayar Canavarının Elinden Kurtarın
Ah Ulan Lidyalılar
Küresel Isınmadan Sonra Bir de Küresel Kaşınma mı
Siz de Yer Miydiniz
Tamam Aaraf'da Bekle de Seninle Cehennem Ödül Durumları Bize Ters
Profesörlük Öyle Ha Deyince Olmaz
Ben ki Sporu Seven Bir İnsandım Spordan Soğudum
Paramız Kadar mı Konuşsak

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Ah Be Güzelim Yıllar [Şiir]
Hey Çocuk Yüreğinden Bir Şeyler Dile [Şiir]
Örgüt İşi [Şiir]
Bir Şiir Süzülür Yüreğimden [Şiir]
Ölmek İçin Ne Bu Acele [Şiir]
Küçük Esnaf [Şiir]
Hep Umut Aşıla Çocuğum [Şiir]
Çocuklarla Muhabbetlerim [Şiir]
Kedi Gözü [Şiir]
Bayram Günü [Şiir]


Ahmet Zeytinci kimdir?

1961 Ankara'da başlayıp devam eden bir hayat. İlk ortaokul, lise ve iki yıllık bir üniversite deneyimi, ticaret hayatı Ankara'da iki tane aslan gibi evlat biri dişi biri erkek aslan olmak üzere hayat mutlu bir şekilde akıp gidiyor. Biraz şiir, biraz öykü ve denemelerin sıcaklığında. . .

Etkilendiği Yazarlar:
Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Erich Fromm


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © Ahmet Zeytinci, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.