..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür / Ve bir orman gibi kardeşçesine...
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Gülmece (Mizah) > Ahmet Zeytinci




24 Mart 2020
Raporum Var  
Ahmet Zeytinci
Biz Türk Milleti olarak, acayip bir pratik zekâya sahibizdir. İddia ediyorum ki, pratik zekâ konusunda bizden teknolojik olarak çok ileride ülkeler bile, bizim ile bu konuda yarışamaz, onu da geç elimize su bile dökemezler. Aşağıda anlatacağım olaylarda milletimiz fertlerinin pratik zekâ örneklerine tanık olacaksınız...


:BDH:
Biz Türk Milleti olarak, acayip bir pratik zekâya sahibizdir. İddia ediyorum ki, pratik zekâ konusunda bizden teknolojik olarak çok ileride ülkeler bile, bizim ile bu konuda yarışamaz, onu da geç elimize su bile dökemezler. Aşağıda anlatacağım olaylarda milletimiz fertlerinin pratik zekâ örneklerine tanık olacaksınız...

Bir gün böyle Ankara'da belediye otobüsünde giderken, yirmi beş otuz yaşlarında bir delikanlı, ön koltukta oturuyor, kapılar açılınca, duraktan yaşlı bir amca bindi, tam da oğlanın önüne geldi durdu. Oğlana pis pis bakıyorum ki, kalksın yer versin amcaya, ama tınmıyor. Önce bir öhö öhö ve de öhööööööö yaptım, yine tık yok delikanlıda. Yanımda ki bir iki kişide homurdanmaya başladı, bir çatayım dedim şuna hafifyollu. ''Delikanlı kalk da bey amcaya yer versene, bak ayakta zor duruyor''dedim. Oğlan umursamaz bir tavırla gayet sakin cevap verdi ''Amca sen benim yaşıma bakma benim rahatsızlığım var raporluyum ben raporlu''Haydaaa! Bir yaşıma daha girdim, oğlan yine ısrarla''Benim beş dakkadan fazla ayakta durmam sakıncalı, komalara filan giriyorum sonrasında'' ben birazdan komaya sokacağım seni ama sen yolculara dua et zibidi diye geçiriyorum içimden. Neyse o arada başka iyiliksever bir delikanlı atik davranıp amcaya yer verdi de olay tatlıya bağlandı...

Yine bir gün büyük marketlerin birindeyim. Adamın biri tam turnikelerden geçerken, dıt dıt ötüverdi alarm. Görevliler aldılar marketin içinde kasanın yanına, ceplerinde alınmış ve çıkmadan yenmiş çikolataların kâğıtları. İzbandut gibi görevli adama dönerek'' Bu yaşta da hırsızlık yapmak neyin nesi beyefendi, bak kelli felli adamsın'' adam biraz mahcup ''Ben hırsız değilim kardeşim, hastalık benimkisi hastalık, kapı gibi de raporum var, hastalığımla ilgili ''yine ısrarla''hastayım ben hastayım kleptomani benim hastalığım, çalmadan duramıyorum, hanlarım hamamlarım var aslında ziyadesiyle, yoksa çaldıklarımın işe yarayacağından değil.''

Bizim eski apartmanda da bir komşumuz vardı. Çok da severdik kendisini, bizden yaşça da üç beş yaş büyük, abimiz, işi gücü de var. Herkes mersine giderken o tersine giderdi, normal yol da yürümez, çimenlere basa basa gelirdi apartmanın ön tarafına, bazen gürültü yapanlara çıkışırdı, bazen kızdırırsa kapıcıya. Çocukları çok sever, onlara zaman zaman çikolata alırdı. Abi niye doğru yoldan yürümüyorsun dediğimiz zaman''Doktor bana stresimi atmak için toprağa bas dedi toprağa raporum bile var, toprağa basarsam vücudumda ki elektrik gidiyormuş anladınız mı''diye cevap verirdi bize...

Arkadaştan eş den dost tan laf açılınca biz de anlatıp duruyoruz dostlarımızı, ama refüze etmemek için çoğunun ismini vermedim dikkat ederseniz...

Balığa meraklıyızdır arkadaşlarla. Birçoğunu da ben alıştırdım balığa, ayakkabıcı arkadaşların, ama biz azaltınca balığa gitmeyi, onlar haliyle bana yetiştiler, ''boynuz kulağı geçer''misali beni de geçtiler. Bizim meslektaşlardan Frezeci Uğur ile malzemeci Bülent'e de balığa gitmeyi ben aşıladım bir iki sene önce, ama devreye hanımları girince pek sık gidemiyorlarmış balığa. Bunlara akıl verdim ben de, yine naçizane,''Palavraları sıkın hanımlarınıza, işten dolayı bizim stresimiz var, yıpranmamız çok oluyor, doktorlar kafa dağıtmamız, stresimizi atmamız için, bir su kenarına ya da açık hava bir yere gitmemizi öneriyorlar deyiverin hanımlarınıza''diye söyledim ikisine. Baştan mırın kırın ettiler''Nasıl olacak abi''dediler. Sonra planı devreye sokmuşlar. Hastanenin birinden tanıdık doktor bulup, bir rapor uydurmuşlar. Şimdilerde hiç sıkıntıları yok balığa gitmek için, hanımları bu hafta ev de kal çocuklarla ilgilen dedi mi''Bizim raporumuz var hatun gitmemiz lazım balığa''deyip yırtıyorlar...

En baba rapor olayını da Almancı bir arkadaşım yaşamış, Almanya'nın Düseldorf Şehrin de, ama daha önceden harbi raporu varmış. Bulunduğu şehirde caddede yürürken, Alman kanallarından biri, bunu çevirmiş ''ayn minute ayn minute''(Bir dakka bir dakka) diye, soru sormuşlar.''Almanya Cumhurbaşkanı.............hakkında ne düşünüyorsunuz'' diye, bu benim arkadaşım da, o zaman ki cumhurbaşkanını hiç sevmezmiş, boş bulunmuş o an da''Ya...k, İ.....e, p....şt gibi bir şeyler söylemiş almanca, sonra iki tane alman sivil polisi bunun koluna girmiş, oranın emniyet müdürlüğüne götürmeye kalkışmışlar, arkadaşım''Benim deli raporum var kardeşim, beni Düseldorf Emniyeti'ne götürseniz bile ön kapıdan girip, arka kapıdan elimi kolumu sallayarak çıkarım''demiş. Polisler kısa bir telsiz konuşmasından sonra arkadaşımı bırakmışlar. ''Oh be''diyordu''Ne zamandır başta ki siyasilere küfretmek için fırsat kolluyordum, çok şükür Allah o fırsatı verdi''

Bu olaylardan sonra raporlu olmak iyi mi, kötü mü siz karar verin artık…



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın gülmece (mizah) kümesinde bulunan diğer yazıları...
Sosyal Medya Kimlere Faydalı
Dudaklarımın Onun İle İlk Buluşması Muhteşemdi
Ultra Bir Mirima
Bayılıyorum Bu Takılmalara
Kalemim ile Sohbet
Kim Bir Milyon Psikopat Arasına Girmek İster
Kulak Memesi Kıvamının Gayrı Resmi Tarihi
Kaşınıyorum da Gelir mi ki
Ben Bir 444 Uzmanıyım Bundan Sonra
Ayak Baş Parmağımın Marifetleri

Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Ben de Saadet Zinciri Kuruyorum
Ay Em Ef Biraderler
Limited Şirket Ortağı Bile Değiliz Abi Ne Stratejik Ortağı
İnsanlık İçin Küçük Sizin İçin Büyük Bir Adım
Emrin Olur
Maaşını Soruyorum Söylemiyor
Serbest Meslek
Enflasyonun Düşmesi Bana Hiç Yaramadı

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Uçurtma Kardeş [Şiir]
Bir Anda Pırr Sesi [Şiir]
Bu Gün Kokladınız mı Bir Çiçeği [Şiir]
Önce Bahar Gelirdi [Şiir]
Sen Yine de Ses Çıkarma Giderken [Şiir]
Biz Çocuktuk [Şiir]
Darbeli Matkap [Şiir]
Oysa Bizim [Şiir]
İlk Yazdığım Şiir Şöyle Başlıyordu [Şiir]
Unutmasın İnsanlar Bütün Yaşananları [Şiir]


Ahmet Zeytinci kimdir?

1961 Ankara'da başlayıp devam eden bir hayat. İlk ortaokul, lise ve iki yıllık bir üniversite deneyimi, ticaret hayatı Ankara'da iki tane aslan gibi evlat biri dişi biri erkek aslan olmak üzere hayat mutlu bir şekilde akıp gidiyor. Biraz şiir, biraz öykü ve denemelerin sıcaklığında. . .

Etkilendiği Yazarlar:
Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Erich Fromm


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © Ahmet Zeytinci, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.