..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Mermere sıkışmış bir melek gördüm ve onu özgürlüğüne kavuştuncaya dek mermeri oydum -Mikelanjelo
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Gülmece (Mizah) > Ahmet Zeytinci




2 Ekim 2020
Kâhya  
Ahmet Zeytinci
Güzel, pırıl pırıl bir pazar günü, ev de kanepede ayaklarımı uzatmış yatıyorum. Arada şekerleme yapıyorum, arada gözlerimi açıyorum, manasız manasız tavana bakıyorum. Kâhya da yanımda azıcık ötede. Yemek yiyeli epey oldu da canım biraz meyve çekti bu yaz günü. Yaz meyvelerinin hepsini severim. Allah var onlarda beni sever. Kavun, karpuz, şeftali, kayısı vs. Kâhya'da anlamış olacak ki gözlerimden, durmadan dürtüyor beni ''Kalk çok yattın,, dolapta mis gibi karpuz var mideye indir onu bir kere hemencecik.'' Kâhyayı dinlememezlik edemezdim tabi ki usulca yerimden kalktım ve dolaba doğru bir nokta operasyonuna karar verip kapağı açınca kan kırmızı karpuz ile göz göze geldik. Bu kahyaya ne kadar minnettar olsam azdır beni karpuza yönlendirdiği için... Döndüm O'na...


:BCD:
Güzel, pırıl pırıl bir pazar günü, ev de kanepede ayaklarımı uzatmış yatıyorum. Arada şekerleme yapıyorum, arada gözlerimi açıyorum, manasız manasız tavana bakıyorum. Kâhya da yanımda azıcık ötede. Yemek yiyeli epey oldu da canım biraz meyve çekti bu yaz günü. Yaz meyvelerinin hepsini severim. Allah var onlarda beni sever. Kavun, karpuz, şeftali, kayısı vs. Kâhya'da anlamış olacak ki gözlerimden, durmadan dürtüyor beni ''Kalk çok yattın,, dolapta mis gibi karpuz var mideye indir onu bir kere hemencecik.'' Kâhyayı dinlememezlik edemezdim tabi ki usulca yerimden kalktım ve dolaba doğru bir nokta operasyonuna karar verip kapağı açınca kan kırmızı karpuz ile göz göze geldik. Bu kahyaya ne kadar minnettar olsam azdır beni karpuza yönlendirdiği için... Döndüm O'na...

- İyi ki de karpuzu tavsiye ettin bana
- Biz dostuz senin için en iyi olanı düşünürüm ben.
- Eyvallah eksik olma, beni ne kadar sevdiğini saydığını bilirim.

Sonrasında içeri geçtim. Günlük gazeteleri okumaya başladım. Kâhya'da peşimde

- Hep bir tarafın gazetelerini okuma. Sağdan, soldan, ortadan her gazeteye göz gezdir. Bak karışmam yoksa...

Takılıyor bana aklı sıra...

- Sen merak etme her çeşit siyasetin gazetelerini okurum ben. Sonrada kafamda analiz, sentez ne gerekiyorsa yapar da ondan sonra yazmaya çalışırım.
- Hah şöyle işte ben de bunu beklerim senden her zaman...

Bir müddet sessizlik oldu aramızda ile...

- Sigara içmiyorsun, alkol de kullanmıyorsun. Ne güzel senin adına çok seviniyorum.
- Adımın Ahmet olduğunu bildiğin gibi biliyorsun ki onları yıllar önce terk ettim ben.
- Onlardan başka o kadar zevk alınacak çeşitli şeyler var ki dünyada.
- Bilmem mi bilmem mi? Başta okumak, yazmak, bazen sevdiklerine göz süzmek.
- İnsanları, canlıları çok seviyorsun biliyorum. Kâhyan olarak bu halinden çok ama çok memnun olduğumu bilmeni isterim.
- Sevilmez mi insanlar, canlılar, Allah'ın yarattığı bütün canlı cansız varlıklar...

Terlemiştim biraz havanın sıcaklığından. Fark etti o da terlediğimi...

- Hadi git bir duş al da ılık su ile kendine gel.
- Doğru diyorsun. İşim gereği insanlar ile çok muhatap oluyorum. Onların yanında ter kokmamam lazım.

Sabah duş almış olmama rağmen. Öğleden sonra girdim bir daha duş aldım. Kahya'mın çok hoşuna gitmişti bu durum.

- Oh be ne güzel temizlik hakikaten imandan gelirmiş.
- Biraz okuman yazman lazım Ahmet. Bu aralar biraz gevşetiyorsun gibime geliyor okuma ve yazma işini.
- Yok yok gevşetmiyorum. Yine yazıyorumda. Biriktirmeye ve olgunlaştırmaya çalışıyorum yazılarımı.
- Biraz akrabalarını ihmal ediyorsun bu sıralar bakıyorum da.
- Evet haklısın nereden anladın?
- Görünen köy kılavuz istemez. Hep yanındayım. Ben anlamayayım da kim anlasın?
- Kim anlasın?
- Soruya soru ile karşılık verip espriye boğma.
- Tamam tamam haklısın.

Daha sonra evden çıkıp işlerimi halletme durumundaydım. Rüzgar çıkmış ağaçların yapraklarını hafiften hafiften oynatıyordu. Tekrar eve döndüğümde, hava kararmak üzere, akşam ezanı okunuyordu. Kâhya yine döndü bana...

- Duş al yine duş.
- Evet, evet bu gün üçüncü olacak hayırlısı.
- Televizyon filan açma boş ver. Oku biraz yazabiliyorsan yaz. Bu gün bir bayan yazar, böyle sıkıntılı dönemlerde en iyi yapılacak şeyin gülmece ile uğraşmak ve kafa boşaltmak olduğunu yazmış gazetede ki köşesinde.
- Katılırım ben de bu bayan yazara bütün kalbim ile ne yapalım iyi de olsa ortalık kötü de olsa insanlar, burası bizim memleketimiz. Gidecek başka bir ülkemiz, yerimiz mi var?
- Bir kahve yap şuradan kendine höpürdet bakalım. Bilirim Türk Kahvesini seversin.
- Haklısın severim içinde Türk Müslüman olan her şeyi.
- Bilirsin, kahve içinde ki uyarıcılardan dolayı zihni açar, yeri gelir uyku kaçırır.
- Bilirim, bilirim.

Biraz yine okuyayım yazayım derken, bu yazı çıktı ortaya.

Sonrasında bir arkadaşım yanıma gelince bu yazdığım yazıyı azıcık okuttum. Döndü bana yazıyı tam bitirmeden.

- Hop birader köşk filan mı aldın? Ne iş bu kâhya filan ayakları bizden habersiz anlat da bilelim.
- Ne köşkü birader? Ha o ayrı, gönlümde tüm insanları sığdırdığım, dostlarımı, arkadaşlarımı sığdırdığım bir köşk var zaten. Kâhya'ya gelince o da keyfimin kahyası ipleri benim elimde. Bazen hareketlerimi aklım ve mantığım ile yaparken bazen de keyfimin kahyasına göre hareket ediyorum. Özet olarak durum budur.



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın gülmece (mizah) kümesinde bulunan diğer yazıları...
Bilekte
Sinirlendim mi Oluyor Bunlar
Çikolatatör
Gece Uykularım Kaçmıştı Sabah Kapıda Bekliyormuş Beni
Zor Bir İş Sakız Uzmanlığı Çok Zor
Ayrılığın Böylesi
Zorunlu Trabzonsporlu Olduk
Meyve Cumhuriyetleri
Yaşasın Ekonomik Kriz
Kulak Memesi Kıvamının Gayrı Resmi Tarihi

Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Ay Em Ef Biraderler
Ben de Saadet Zinciri Kuruyorum
Limited Şirket Ortağı Bile Değiliz Abi Ne Stratejik Ortağı
Maaşını Soruyorum Söylemiyor
İnsanlık İçin Küçük Sizin İçin Büyük Bir Adım
Emrin Olur
Serbest Meslek
Enflasyonun Düşmesi Bana Hiç Yaramadı

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Yüreğin Titreyince Niye Gidiyorsun ki [Şiir]
Vicdandır Hepten Bize Doğru İşler Yaptıran [Şiir]
Yüreğimize İliştirdik [Şiir]
Yanar Ha Yanar Yüreğim [Şiir]
Kimsenin Elimizi Tutası Yok [Şiir]
Açlık Sınırı [Şiir]
Sevmek İçin Bahaneler Yaratırım [Şiir]
Ne de Güzeldi Masallar [Şiir]
Fakirlik Zor Zanaat Be Dostum [Şiir]
Canlı Tarihti Bunlar [Şiir]


Ahmet Zeytinci kimdir?

1961 Ankara'da başlayıp devam eden bir hayat. İlk ortaokul, lise ve iki yıllık bir üniversite deneyimi, ticaret hayatı Ankara'da iki tane aslan gibi evlat biri dişi biri erkek aslan olmak üzere hayat mutlu bir şekilde akıp gidiyor. Biraz şiir, biraz öykü ve denemelerin sıcaklığında. . .

Etkilendiği Yazarlar:
Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Erich Fromm


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2021 | © Ahmet Zeytinci, 2021
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.