..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
"Bana ev hikayesinden söz açmayın. Artık benim oraya gideceğim yok!" Fuzuli, Leyla ile Mecnun
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Yaşam > ÖzgeCan




26 Şubat 2005
Trajikomedramik Otologlar  
Melodramik Bir Monolog Belki

ÖzgeCan


...Sarılıp birbirlerine keyifle ağladılar; adamın topladığı üzümleri takıp oltanın ucuna kırmızı balıklar yakaladılar…


:AAJHI:

    Hüznün insan yüreğine taarruza geçebilmesi için tüm ayrıntıların ‘Hazrol!’da durduğu pusuda bir zaman ihtilâli… Anılar tekmil veriyor…

( “ Terörist bir zihniyet yüreğinize hain bir bomba yerleştirir, duygularınız nice şehitler verir.” dedi sonuncu kolordu komutanı; “Ve hayatlarınıza döşedikleri mayınlar başka yüreklerde patlar bir bir…”.)

    ‘Hâlâ mavi’ o deniz kasabasından yazıyorum şimdi, erken inmiş bir akşam vakti, bulutlar yağmura, yüreğim aşka gebe. Gittikçe kabarmakta olan denizde iniltili balık sessizlikleri.. Sırtımda rüzgâr, burnumda keskin bir fırtına kokusu, yüreğimde kıştan ayaz bir ilkbahar… Bir mevsimin dökümünü yapıyorum ve yiten umutların _geç de olsa kendimi savunmasız yakalamışken hazır_ yağmurdan, deniz suyundan ve hüzünden neme doymuş bu bomboş sahilde, bir balıkçı iskelesinde. Okyanus derinliğindeki ve ayrılık sessizliğindeki kelimelerden gözyaşları bırakıyorum denize; kimi ıslatır, bilmem. Balıkları mı sanmam?

( “Ne iş yaparsınız?”, diye sordu adam.
“Hayatkârım”, dedi kadın, “serbest çalışıyorum”. )


    Derin düşüncelerin engininde denizsiz ve çorak bir ada sanki yüreğim. Yolların bile gözleri kapanıyor uykusuzluktan ama ben nöbetindeyim gecenin… Litrelerce kahve ve paketlerce sigaradan ince ince sızlıyor midem, günlerin uykusuzluğu baş ağrısı olarak eklendi yürek yaralarıma.. katlime 4. arıyorum şimdi. Ama hiçbir acı yakmıyor canımı çaresizlik gibi’

( Güneş’i yasakladı bana… “Peki”, dedim, “şimdi ben nasıl kurutacağım gözyaşlarmı?...”
“Mendille!”, demeseydi eceli olmayacaktım konuya biHâkim Bey, yemin ederim!”


    Yüreğimde vadesi dolmak üzere olan eksik teşebbüs yaraları, masamın üzerinde o ‘beklenen tango’nun güftesiz notaları, ciğerlerimde dışarı atılması kasten unutulmuş koyu bir duman.. dilimde ‘Kundurama kum dolmuş, atmaya kürek gerer…’ nakaratı… Kahve, pasta, kazık, yazık..derken…. Kimyam karıştı anlayacağınız.

( “Burada mısın?”, diye sordu adam.
“Hayır” diye yanıtladı kadın, “burası dönmek için çok uzak!”. )


    Sessiz sitemleri de bilirim elbet, hem de müneccimiyim suskunluklarda neler bağırıldığının! Tek kişilik sevmelerin içtenliğime detone tınısını onarabileceğimi sanarak sığınırım yüreğimin notalarına. Oysa sonunda ortaya çıkan hep, o son valsin yarım senfonisi olur, ne başında nen sonundan hiçbir şey anlaşılmayan. Kuru gürültüden ibaret kalır kalp atışlarım. Ben yorulurum, enstrümanlar bozulur.. grup dağılır… Bir ben kalırım gidenlerin artıklarıyla, düş kırıntılarımla.. yine de hayatı selâmlarım günebakan yürek çırpınışlarımla… Alkışsız.

( “Peki vicdanın nasıl sığıyor yüreğine?”, diye sordu kadın.
“ViCdanjör tutuyorum.” dedi adam)


    Elmalı çayların tütsülü büyüsüne kendiliğinden refakât eden o derin anlamlar yok artık; birlikte içilen bir sigaranın ciğer serinleten keyfi, Usta’ların bana bizi anlatan altı çizgili satırlarının size aksi yok. Patates püresine sığsırdığım anlamları ya da beyaz Milka’larda tükettiğim çocuksu heyecanımı, az sütlü koyu bir kahvenin (Gold olacak illâ ki) bir bana farklı kokan manevîyatını kimseyle paylaşamıyorum nicedir… Yoruldum artık insanların antik meydanlarında ‘eminim bir şeyler bulurum’ kör inancıyla, özenle ve binbir sabırla kazı yapmaktan. Kendi kendime maddî manevî sponsor olmaktan. Sonuçta kimsenin kimse için ne zamanı, ne yüreği, ne sabrı.. ve cesareti yok!

( “Ben şaraptan üzüm taneleri toplayabilirim.”, dedi adam.
“O da bir şey mi?”, dedi kadın, “Ben gözyaşlarından balık tutabilirim!”
Sarılıp birbirlerine keyifle ağladılar; adamın topladığı üzümleri takıp oltanın ucuna kırmızı balıklar yakaladılar…” )


    Düşlerime umutlanmayı özledim, uçan balonlara takılıp uçmadan bulutlarda gezebilmeyi. Farklı sözcüklerle aynı şeyi konuşmayı, aynı kelimelerle farklı anlamları tartışmayı… Susarken her şeyi anlatmış olmayı ve duymadan anlamayı… Bir de.. kısacık saçlarımda rengârenk tokalarımı özledim, ceplerimde -paslı bile olsa- gazoz kapaklarını. Ne Şirinler, ne Şeker Kız Candy yok artık; Terminator’ler öldürüyor Polyanna’ları……….

( “Bir gün bir bilet alacağım ve hayatımız değişecek.”, dedi adam, umutla..
Öyle de oldu.
Bindiği otobüs hiçbir yere gidiyordu…” )


“ ‘Boşlarını attığım şişelerden sarhoş olmuş denizin kenarındaki kırgın sabahçı kahvesinde, bir başıma girip yalnızlığımla kol kola çıktığım barların tekil kalabalıklarından uzak bir masada, gözyaşlarını bulutlara kurulayan sezonunu şaşırmış martıların TDK’ya muhalefet alfabesiyle yazdım bu satırları hiçbir ifadeyi hakkıyla nitelemeyen yetersiz ithamlara inat!’ cümlesini öğelerine ayırın, tamlamaların türünü yazın…” dedi öğretmen…

Bu yazıyı ‘sen’e yazacaktım ben Bay Gofret, ama kime niyet, neye kısmet, O’na nispet oldu...


.Eleştiriler & Yorumlar

:: =)
Gönderen: Ebru Turan / , Türkiye
27 Temmuz 2011
Çok başarılı,tebrik ederim.

:: ...
Gönderen: Eda İŞLER / , Türkiye
28 Haziran 2010
Cümlelerinde kendimi bulduğum nefis bir yazı okudum. Tebrik ederim.

:: güzeldi
Gönderen: İbrahim Derûn / , Almanya
8 Mayıs 2010
hos...

:: ..........................
Gönderen: Emel Sude Serence / , Türkiye
19 Kasım 2008
çok hoş akıcı bir anlatım güzel anlamlı bir içerik...

:: Nefis bir dil
Gönderen: A.OZAN / ISTANBUL/
22 Şubat 2008
Hayran kaldım .

:: Harika!
Gönderen: Hatice / Ankara/Türkiye
27 Şubat 2007
Okuduğum en iyi cümleler.Sözcükleriniz inanılmaz uyumlu... Kaleminize sağlık.

:: Kelimeler
Gönderen: Gökhan ERTOSUN / Antalya/Türkiye
11 Ağustos 2005
Denizin kıyısında oturan, denizin dokulmazlığına olta salmaya cüret eden iki sevgili gibi cesurca. Ağlamaktan korkmayan kelimeler.

:: On üzerinden On
Gönderen: gürcan erbaş / İstanbul/Türkiye
24 Nisan 2005
Kutlarım bu denli içten, anlamlı, güzelin güzeli yazınızı, efendim! Başlığa ne yazayım derken bir şiirim geldi aklıma o nedenle ' On Üzerinden On Veriyorum Size' desem iyi olur herhalde. Güzel denemelerinizin devamını dilerim. Herşey gönlünüzce olsun. Gürcan ERBAŞ

:: Güzel
Gönderen: A.Birgül Albayrak / Antalya/Türkiye
3 Nisan 2005
Evet çok güzel bir deneme. Ama yazında Yılmaz Erdoğan tarzı sezinledim. Haklı isem türü kendine uyarlaman gerek. Sevgiler,

:: okyanus???
Gönderen: Boran Kalay / /
4 Mart 2005
tüm balık(lar)ına okyanus olmuş bir yüreğe bu sözüm; o damlalar kurursa hangi balık yaşayacak senin karasularında ya da hangi balık karaya vurduğu halde yeniden yüzme öğrenecek zamanı bulacak senin kıta sahanlığında. bazılarımızın hayattaki ödevi bu özgecan gelirler, kendi hayatlarına yetecek kadarını öğrenip giderler, ama hiçbiri bilmez biraz daha kalsalar tüm hayatlara nasıl yetilir görecekler. kilometreler de olsa bizi ayıran, hayatın ta kendisi 3 yıl sonra görüştüğümüzde paylaştığımız tam da kaldığımız yerin en az 5 adım ötesinden (yada bu sadece benim düşüncem) bu arada birşey fark ettim ve gerçekten özür dilerim :) yorumların yazılarla pek alakası yok gibi ama biliosun ben tanıdıklarıma fal da bakamıyorum :) :) :) sevgi dolu özlem yüklü kar yağışlı bir ankara (A)yazından...

:: Tanrım !
Gönderen: Faik Murat Müftüler / Muğla/Türkiye
3 Mart 2005
Biraz amiyane olacak ama kusura bakmayın . Yazmaya başlamadan önce sizi bu ruh haline sokan bir madde var mıdır? Öğrenmek istiyorum. Yoksa sadece aşktan mıdır? Aşkı kaybeden, kalemini oynatabilmek için şaraba sığınır ya; o bağlamda soruyorum. İşin ilginç yanı, okuyana da intikal eden bir sarhoşluğu var yazılarınızın. Biri sorsa "Ne okudun?" diye cevabım "Bilmiyorum ama çok güzeldi" olurdu sanırım. Bir şişe Tequila'nın ardından "Gecen nasıldı?" sorusuna "Bilmiyorum ama çok güzeldi" demek gibi bir şey. İşin sırrını cidden çok merak ettim. Kalem size kurban olsun.

:: bilmem ki
Gönderen: Burcu Yıldızer / Ankara/Türkiye
1 Mart 2005
İcimi burka burka nerelere koyacağımı şaşırdım sayende hissettiklerimi.Paylaşmayı severim ezelden beri.Sanırım bu şarkıyı da seninle seve seve paylaşabilirim.Tesadüf bu ya..sevgiyle kal Yüzünü Dökme Küçük Kız Bırak Üzülmeyi Yalnız Sen misin Bir Düşün Unutan Sevilmeyi Her Siyahın Bir Beyazı Gecelerin Gündüzü de Vardır Yüzünü Dökme Küçük Kız Kızma Onlara Yalnız Senmisin Bir Düşün Zincir Oranda Buranda Her Tutsağın Bir Kaçışı Uykunun Uyanışı da Vardır Yüzünü Dökme Küçük Kız Yaşamın Anlamını Bul Sonra Dinle Kendini Yolunu Bil Her Siyahın Bir Beyazı Gecelerin Gündüzüde Vardır

:: uzun aralıklarla titreyen kalbin verdiği heyecanım
Gönderen: Erhan Turkkan / Ankara/Türkiye
1 Mart 2005
"Sonrasızlığa öncelik tanıyan eksik bir teşebbüs aşkımız.. " , "masamın üzerinde o ‘beklenen tango’nun güftesiz notaları," , "gözyaşlarını bulutlara kurulayan sezonunu şaşırmış martıların TDK’ya muhalefet alfabesiyle yazdım bu satırları hiçbir ifadeyi hakkıyla nitelemeyen yetersiz ithamlara inat!" , "Sende bir kış ayısı miskinliği, bende katır inadı... aslında biz neyiz biliyor musun: Aşk Çölü’nde bahtsız iki bedevî!" , ........ Nedir tüm bu yazılar ? Neyi anlatır ? Nasıl anlatır ? Anlatabilir mi ? Ne için tüm bu bilmece ? Ne için tüm bu gizem ? Ne için tüm bu esrarengiz olma merakı ? Bence, maalesef bir tarz olan bu yazı biçimi, sizde de fazlası ile mevcut. Ve üzücüdür ki büyük bir kitle ile beraber büyümeye devam ediyor. Sebep gizemli olmak ya da bu gizeme ulaşmışlar gibi olmaya çalışmak. Tüm dert bu ! Ne kadar çok şey saklarsanız, o kadar takip edilirsiniz o kadar izlenirsiniz... Ve ne kadar anlaşılmaz yazarsanız bu gizem hastası kitle tarafından o kadar hayranlıkla izllenirsiniz. Nedir tüm bu yazılar ? Neyi anlatır ? Mecazları çıkarıldığında, bir cümle eder mi ? bir anlam ifade eder mi ? Önceleri gülüyordum tüm bu "kitle"ye şimdi üzülüyorum ! Neden anlaşılmak istemiyorsunuz ?

:: Ben gözyaşlarından balık tutabilirim!
Gönderen: SalihA.ylin / İstanbul/Türkiye
1 Mart 2005
Tuzlu su balıklarının tatlı su balıklarına göre daha sert etli ve lezzetli olmasının sebebini buldum sanırım :) Yazı da sadece bu sözü beğendim. bunu da belirtmek istedim.

:: keyifli bir de..
Gönderen: aynur özbek uluç / İstanbul/Türkiye
1 Mart 2005
İlginç bir dilin var. Bilmece çözer gibi, hayale dalar gibi, hayatla dalga geçer gibi bir edada okuyor insan yazdıklarını. Hepsi bir arada nasıl oluyor. oluyor valla.. sevgiyle..




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.


Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Son Yazı (N)
Advaita Vedanta*
Bütün Suç Mevsimlerde *
Sn 2 (Bin) +v
Agrutra Mirva*
Hepimizden İyi Biliyor
Cam"dan Çocuğa Can"dan Satırlar…

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Via Crusis [Şiir]
Üvey Sevgili [Öykü]
Cevabı Yok Sorular [Öykü]
Ölü - M - Cül [Öykü]
Beş Yaş Öznesi [Öykü]
İki Kere İki Kaç (K) Eder? [Öykü]


ÖzgeCan kimdir?

Sürgünü akvaryum olan bir okyanus balığı. . .

Etkilendiği Yazarlar:
. . .


yazardan son gelenler

bu yazının yer aldığı
kütüphaneler


yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © ÖzgeCan, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.