..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Olgunluğa erişmemiş şairler ödünç alır, olgunluğa erişenler çalar. -George Eliot
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Bilimsel > Dilbilim > Oğuz Düzgün




5 Ağustos 2006
Zuluca ve Türkçe  
Oğuz Düzgün
Afrika neresi, Orta Asya neresi dediğinizi duyar gibi oluyorum...


:GEFE:
Afrika neresi, Orta Asya neresi dediğinizi duyar gibi oluyorum..Haritayı alıp baktığımızda gerçekten de Türklerin çok eskiden beri yaşadığı yerleri göz önüne aldığımızda onların Afrika’yla her hangi bir tarihi ilişkisinin olmadığını açıkça görüyoruz..Osmanlı dönemindeki ilişkiler de Mısır, Cezayir gibi Akdeniz’e yakın yerlerle sınırlı kalmıştır çoğu zaman..Belki de çok eski zamanlarda ya Türkler ya da bu Afrika kavimleri yer değiştirmişler birbirlerini etkilemişler de olabilir ama bu ispatı oldukça zor ve hatta imkansız gözüken bilimsellikten de uzak olacak bir görüş olacaktır.Sebep her ne olursa olsun şu kesindir ki, Afrika dillerinden Şavili ve Zulu dilleri ile Türkçe arasında olduğunu keşfettiğimiz ilginç benzerlikleri sizlerle paylaşacağız..
Her zaman söylediğimiz gibi aslında tek bir dil ailesi var ve biz bu dil ailesinin bütün dünyadaki delillerini toplamaya olanca hızımızla devam edeceğiz..Öncelikle şunu söyleyelim, coğrafyanın, tarihi ilişkilerin bu derece imkansızlığına rağmen Afrika dillerinde Türkçe ile ortak kelimeler olması ORTAK DÜNYA DİLİNİN varlığını gösteren ayrı bir kanıt olarak insanlığın akıl gözüne kendini gösteriyor.Bilim adamlarına göre örneğin Zulu dili Nijer-Kongo dil ailesi içinde yer alır Türkçe ise bildiğimiz gibi Ural-Altay dil ailesinden kabul edilir.Bu birbiriyle birleşmesi imkansız iki dil ailesi arasındaki ortaklıklar ilk Köken Dilinin varlığıyla açıklanabilir ancak.Ayrıca Medeniyetten oldukça uzak kalmış Afrika kavimlerinin dillerinde gördüğümüz o düzen ve mantıklılık da aslında bu dillerin tesadüfen oluşmayacağını gösteren ayrı bir delil olarak karşımızda duruyor..
O düzenli gramer yapılarının bir akıllı düzenleyici tarafından düzenlenmediğini düşünmek neredeyse imkansız..Bilimsel ve medeni seviyelerini göz önüne aldığımız da bunu Afrika’nın o yerli kavimleri yapamayacağına göre herhalde bir başkası bir şekilde bu dilleri bilinçli bir biçimde oluşturdu ve geliştirdi.Bu da insan zihnine yerleştirilmiş dil kalıplarıyla ya da konuşma genlerinin fark edemediğimiz ama aslında mantıksal olarak kaydedilmiş genetik dizgeleriyle açıklanabilir.
Şimdi Öncelikle Şavili dili ile Türkçe arasındaki benzerlikleri ardından Zulu dili ile Türkçe arasındaki benzerlikleri ortaya koyacağız.Yeri geldiğinde diğer dünya dilleriyle de ortak olan bazı benzer kelimelerin varlığına da işaret edeceğiz.
Şavili dilinde “Ben” zamiri şaşırtıcı bir şekilde adeta Türkçe’deki gibidir..Bu dilde ben, min, men zamirine karşılık gelmek üzere “Mimi” zamiri kullanılmaktadır.Daha şaşırtıcı olarak O, onlar anlamlarına gelen zamirlerin Türkçe “O” zamiriyle olan ilginç benzerliğidir..Bu dilde “Onlar” için “Hao” “wao” zamirleri kullanılır..Hatta zamirlerden ikincisinin “Bu” zamiri ile ilgili olduğu söylenebilir.. Bu>wu>wao
Aslında bu dilde “Bu” anlamına gelen (O anlamında da kullanılan) zamir de ilginç bir şekilde “O” zamiriyle benzerlik gösterir.Şavili dilinde bu, şu kelimelerini karşılamak üzere “huu, huo” zamirleri kullanılır ki bilindiği gibi bu zamirler de “O” anlamını içinde barındıran zamirlerdir.Buradan hareketle bütün dünya dillerindeki şu “O” zamiri ortaklığına da değinmeden geçemeyeceğiz.. Türkçe o; Farsça Av; Arapça Hu; İngilizce He; Şavilice wao, huu; Macarca ö; Fince han; Eski Hint-Avrupa dili ıuh; İsveçce han, hon; Tamilce avar; vb. (http://en.wikipedia.org/wiki/Gender-neutral_pronoun) örneklerde görüldüğü gibi bilhassa 3.kişi zamiri olan “O” zamiri ilk insanlık dilinin en büyük kalıntılarından biri olarak sadece Şavili ve Türkçe dilleri arasında değil bütün dünya dilleri arasında yaşamaya devam etmiştir.Bu da dünya dillerinin aslında tek bir dil olduğunu gösteren kuvvetli delillerden birisidir.
Bu iki dildeki pek çok kelime arasındaki benzerlikler de ilgi çekicidir..Çocuk anlamına gelen “toto” kelimesi sanki “çocuk” kelimesini andırıyor gibidir..Bu dilde anne kelimesini karşılamak üzere “mama” kelimesi kullanılır ki bu bütün dünya dillerindeki genel kullanımın bir benzeridir.Kız kardeş olarak kullanılan “dada” kelimesi şaşırtıcı bir şekilde Türkçe’de de “bebek” anlamında kullanılmaktadır ki aralarındaki anlam ilgisi oldukça açıktır.Yine “baba” anlamında bu dilde kullanılan “mbuyu” kelimesi ve bundan daha belirgin olmak üzere “büyük baba” anlamına gelen “babu” kelimesi Türkçe’deki “baba” kelimesiyle ilginç bir benzerlik gösterir.
Bu iki dil arasında soru zamirleri açısından da şaşırtıcı benzerlikler vardır..Bir kere Türkçe’de olduğu gibi bu dilde de soru zamiri “ne” zamiridir.Evet yanlış duymadınız “ni” şeklinde telaffuz edilen “ne” zamiri bu dilde de soru oluşturmak için kullanılır.Bu benzerlik bizi biraz daha heyecanlandırmaya yetiyor da artıyor.Türkçe’de olduğu gibi “Neden, Nasıl vb.” soru zamirleri de bu “ni” zamiriyle oluşturulmaktadır..Bu özelliğiyle bu dil sanki Türkçe ile ortak bir dil ailesindenmiş gibi gözükmektedir ama elbette pek çok farklı özellik de iki dili ayrıştırmaya yetmektedir.Bu dilde “ile” anlamında kullanılan “enye” kelimesi de Türkçe “nen, len” şeklinde ekleşmiş kullanımlarla benzerlik göstermektedir..Bu dilde “gibi” anlamında kullanılan “kama” kelimesi ile “gibi” kelimesi arsındaki ilginç benzerlik ortadadır. “Nere” anlamında eski Türkçe’de kullanılan “kan, ka” kelimelerinin bir benzeri olarak bu dilde de “ko” kelimesi kullanılır ki aradaki ortaklık şaşırtıcıdır.Kaya anlamına gelen “kiwe” kelimesi ile Türkçe “kaya” kelimesinin seslere varana kadar ki benzerliği tesadüfi değildir bizce..Şavili dilinde “ina” “onun” demektir ki “anın>anı>ina” benzerliği şaşırtıcıdır..Bu dilde “benimki” anlamında kullanılan zamir “migodi” ortak bir kökeni hissettirmektedir..
Bu dilin gramer yapısı da yer yer Türkçe ile paralellik gösterse de sömürgeci ulusların dillerinin etkisi sanırım bu dilin gramer yapılarını da başkalaştırmıştır.Fakat yine de Türkçe ile benzer bir dizilim göze çarpar cümle içinde.
“Ana penda- O sever” anlamında bir cümledir..Görüldüğü gibi özne baştadır ve yüklemse sondadır.Tabii ki cümle kuruluşları her zaman böyle olmaz ama bu kullanımın varlığı da Türkçe ile bir benzerliğin varlığına açık bir ispattır.Ayrıca “Ana” kelimesi ile “An>On>o” kelimesi arasındaki benzerlikte oldukça ilgi çekicidir.
Şimdi de Zulu dili ile olan benzerlikleri inceleyelim..Bu dilde de var olan benzerlikler oldukça ilgi çekicidir..Hatta Şavili dilindeki benzerliklerden daha şaşırtıcı benzerlikler Zulu dili ile Türkçe acaba bir zamanlar ortak mıydı sorusunu sormamıza imkan veriyor..Bu dildeki Türçedekilerle ortak şahıs zamirlerini bir sıralayalım:

TEKİL

1-Ben-Mina, Bengi

2-Sen-Wena, Nina

3-O-U, Wa

ÇOĞUL

1-Biz-Sizo, si

3-Onlar-Bona, aba

Benim=wami, bami

Senin=zenu, senu


Görüldüğü gibi iki dil aynı dil ailesinden olduğunu söylemeye yetecek kadar ortaklık var zamirler yönünden neredeyse..Tabii ki biz bunu iddia etmiyoruz şu anda ama en azından iki ayrı dilin ortak bir kökenden geldiğini de ortaya koymuş oluyoruz.Sanırım bu buluş pek çok kabulü de sarsacaktır dilbilim alanındaki.Elbette biz bütün Afrika lehçelerinde benzerlikelr bu derecededir demiyoruz ama bazı Afrika lehçelerindeki bu benzelikler bile bizim davamızı ispat etmeye yetiyor..
Ne zamirinin bu dilde de Türkçe’deki “ne” zamiriyle aynı olması oldukça ilginçtir.
Ne
ni
yini
-ni [with enum. prefix]
Nasıl?
Nigani
Nicesin (Nasılsın) ?
ninjani? [pl.]

Hem seste hem de anlamdaki bu benzerlikler bize göre tesadüfi olamaz..Sanskritçe ile Avrupa’nın en ücra köşesindeki bir dilin benzerliklerini hem de kaybolmaya yüz tutumuş benzerliklerini bulan Avrupalı dilciler bu dil ile Türkçe arasındaki benzerliği nasıl olur da fark etmezler bunu anlamak oldukça güçtür.
Zulu dilinde “ile, ve” anlamına gelen “nani, nyalo” kelimelerinin Türkçe aynı anlamlardaki “nen, nan, ile” kelimeleriyle benzerliği ortadadadır..

Sennen ben (Sen ilen ben)

Türkçe’deki “ana, anne, nine” kelimelerini bir hatırlayalım..Bir kısmının Hititçe’den dilimize geçtiği de söylenen bu kelimeler Zulu dilindeki “unina” kelimesi ile benzer gözükmektedir.Yine Zulu dilinde dünya dillerinin genelinde “Anne” kavramını karşılamak üzere kullanılan dudaksı seslerden nasibini almıştır.Bu dilde diğer bir anne anlamına gelen kelime “umima” kelimesidir ki bu kelimenin dünya dillerinde var olan ve genelde “m” dudaksı sesini içeren kelimelerle benzerliği ortadadır.Baba anlamında ise “ubaba” kelimesi kullanılır ki aslında bu kelime “baba” kelimesinin ta kendisidir..
Zulu dilinde dikkatimizi çeken diğer bir özellik de bilhassa bu dile sonradan giren kelimelerin önüne Türkçe’de olduğu gibi “I, U” dar ünlülerinin getirlmesiydi..Tabii ki Türkçe’de bu sesler “r, l” sessizleriyle başlayan kelimelerin başına getiriliyordu. (Rıza-İriza, Limon-İlimon, Rum-Urum) İşte aynı özellik yani bazı sessizlerin önüne “i, u” dar ünlülerini getirme özelliği Zulu dilinde de şaşırtıcı bir biçimde mevcuttur.
Bu dille Türkçe arasındaki diğer önemli bir benzerliğe de değinmeden geçemeyeceğim.Bildiğimiz gibi cevabı “evet ya da hayır” olan soru cümleleri Hint-Avrupa dillerinde yardımcı fiil yardımıyla ya da sadece vurguyla yapılır:

Are you good?-İyi misin?

You good?-İyi misin?

Türkçe’de ise bu tür soru cümleleri fiil sonuna getirilen “mi” soru edatıyla yapılır..Eskiden de “qu” soru edatı kullanılmıştı.İşte Zulu dilinde de benzer bir özellik vardır..

UyiNgisi na? –Sen İngiliz misin?

Görüldüğü gibi sondaki “na” sesi bizim “mi” soru edatımıza tekabül etmektedir ki iki dilin bu özellikler göz önüne alındığında ortak bir kökene dayanmadığını iddia etmek oldukça güçleşmektedir.Bu soruya karşılık olarak ya “Evet” ya da “Hayır” cevabı verilecektir.İşte bu cevaplar da Türkçe ile o kadar benzerlik gösterir ki sanki Türkçe’nin bir lehçesi ile karşı karşıyayız gibi görünmektedir..

Evet-ehhe
Hayır-Hayi

İki dil arasındaki diğer bir benzerlik de soru cümlelerinde sorunun bulunduğu yerdir..Bildiğimiz gibi Anglo-Sakson dillerinde soru başa gelir..

What is your name?

Türkçe’de ise bu tür sorularda soru zamiri sona gelir:

Adın ne?

İşte Zulu dilinde de aynı durum vardır.Bir soru cümlesi yazalım:

Sorun ne? Bu cümle Zulu dilinde şöyle yazılır:

Uphethweyi ni?

Görüldüğü gibi gramer yönünden de iki dil arasında benzerlikler vardır..Yaptığımız araştırmalar sonucunda bizi daha da şaşırtan zaman eklerindeki ilginç benzerlik oldu.Bunu da örneklerle gösterelim:

Bayazi
-ya, -a şimdiki ve geniş zaman ekleri/Türkçe’de -yor, -ar ekleri…

Sikhathele kakhulu

Athe, -ethe geçmiş zaman/Türkçe’de -di, -ti, -mışti ekleri…
Ustha, -usuthi

Kusasa ngizohamba

Zaku gelecek zaman kısaltılmışı –zo/ -Zaku ekinin benzeri Türkçe’de –cak eki…

Angizukuhamba

Yine gelecek zamanda bizde şimdiki zamanda kullanılan anlam kaymalarıyla da gelecek zamanda kullanılan –yor (yo) ekine benzer bir ek vardır…
Ngiyoqela kusasa- Ben yarın başlıyom
Bu örnekler gibi daha yüzlerce örnek var ki Türkçe ve Afrika dillerinden Şavili ile Zulu dilleri arasındaki benzerliği ortaya koymaktadır..
Bu örnekler aslında dünya dil aileleri şeklinde yapılan sınırlandırmaların bilimi kısırlaştırdığının da göstergesi olmaktadır..
Afrika dilleri ile Türkçe arasında benzerlik olabilme ihtimali bu nedenle insanlara garip de gelebilmektedir..
Ancak bütün dünya dillerinin çekirdek bir dilden düzenli bir şekilde türediğini bilen bizler sadece bu bilgimizi kuvvetlendiriyoruz bu örneklerle..
Ve aslında bu gibi deliller ortaya çıkarıyor ki, başlangıçta Tek Bir Dünya Dili vardı.
Hz.Adem ve Nuh’un konuştukları ilk insanlık dili..
Ne kadar birleştirici ve sevgi dolu bir gerçek değil mi?

(Dillerin Şifresi adlı kitabımızdan)

Kaynaklar:
http://www.africanlanguages.com/kdp/index.php?l=en
http://isizulu.net/



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın dilbilim kümesinde bulunan diğer yazıları...
Dikkat! Bulaş Virüsü Bulaşıyor
Fince Türkçe Benzerliği
İbranice - Hintçe Kardeşliği
Türkçe'nin Şifresi - Türkçe'nin Üstünlüğü - 2
Adem ve Havva Dili
Esperanto ve Türkçe
Türkçe'nin Şifresi - Türkçe'nin Üstünlüğü - 1
Türkçe'mizin Ermenice'ye Etkileri
Türkçe'nin Yitik Kardeşi; Kızılderilice!
Sümer'e Farklı Bir Bakış

Yazarın bilimsel ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Atomda Dna Var mı?
Tebbet Suresindeki Mucizeler
Çoklu Hücre Modeli
İslam Bilim Müzesi
Nasreddin Hoca Yazar Oldu
Hangi Tanrı?

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Sen Var Ya Sen! [Şiir]
Çakkıdı Çakkıdı [Şiir]
Bâlibilen Dilinde Şiir [Şiir]
Miraciye [Şiir]
Üç Boyutlu Şiir [Şiir]
Sağanak Sen Yağıyor [Şiir]
Bülbüller Şehri İstanbul [Şiir]
Türkçe Hamile Beyanlara [Şiir]
Burası Sessiz Biraz [Şiir]
New Orleans'lı Siyahi Kirpiklerin [Şiir]


Oğuz Düzgün kimdir?

Yazar edebiyatın her alanında çalışmalar yapıyor.

Etkilendiği Yazarlar:
Bütün yazarlardan az çok etkilendi. Zaten insanoğlunun özelliği değil midir iletişimde bulunduğu varlıklardan etkilenmek?


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2021 | © Oğuz Düzgün, 2021
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.