..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Benim yaradılışımda fevkalade olan birşey varsa, Türk olarak dünyaya gelmemdir. - Atatürk
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Kent > İbrahim Kilik




25 Ocak 2010
Hava Ayaz mı Ayaz  
Neden Üşüyor Ellerim

İbrahim Kilik


Off diyorum, teknolojiden doksandan bir gol daha yedim . Yediğim gola mı yanayım ,üşüyen Ankara’ya mı….


:BEEF:
Bugün Ankara’yı sanki sıtma tutmuş. Dişleri birbirine çarpıyor çat çat. Hava titriyor. Zavallı serçeler kaçacak delik arıyor. Köşe başındaki kestaneci kocuğuna bürünmüş, başını sarıp sarmalamış, yalnızca gözleri ışıldıyor.

Seyyar Millî Piyango Bayii bayan, talih kuşu, size de çıkabilir diye bağırmıyor. Sıhhiye'deki havuzun suları, kirli cama kesmiş… Birkaç çocuk, soğuğa aldırmadan havuzda kaydırakvari oyunlar oynuyor. Devran onların diyesim geliyor. Kabanıma biraz daha sarınıyorum. İnsanlar vebadan kaçar gibi değişik yönlere koşar adımlarla telaşlı telaşlı yürüyorlar.

Eskiden olduğu gibi avare adımlarla yürüyen, ağırdan alan,vitrinleri seyre dalanlara rastlayamıyorsunuz. Meslek icabı zorunlu olarak sürekli dışarda çalışanların işi oldukça zor.

Ben hep söylerim. Sıcak yerler fukara memleketi. Kışlar, sıcak ve yumuşak geçtiğinden, ne kalın giysilere ne de gün yirmi dört saat yanacak sobaya ihtiyaç duyulur.

Metroya iniyorum, doğal gaz satış gişelerinin oradan geçerken gözüm takılıyor insan yığınlarına. Bakıyorum, insanlar uzun kuyruklar oluşturmuşlar. Sanırsın tüm Ankara kuyrukta. O anda aklıma, bir vakitler Türk siyasetinde rakibine hakaret etmek için “kuyruklar” tabirini kullanan hazımsız insanlar geliyor. Bu düşüncelerle metro girişine varıp biletimi çıkarıyorum. O da ne? Burda da kuyruk var. Gaz kuyruğundan kısa olması tesellim oluyor.Biletimi cihaza okutup geçiyorum.

Aşağı iniyorum yine kalabalık. İnsanlar her ne kadar sıraya girmiş gibi yapsalar da. Tren, perona yanaşınca önce binebilmek uğruna itiş kakışı göze alıyor. Kendinden önce sıraya girmişleri yok sayıyor önlerine geçip dalıyor vagona. Kendini boş koltuklardan birine atıyor. Zafer kazanmış komutan edalarında etrafa bakıyor. Kim bilir içinden neler geçiriyor. ..

Kalabalıkların peşinden ben de geçiyorum vagona. Bir kenara dikiliyorum. İnsanlar, kendi aralarında sohbet ediyorlar. Muhabbetin kahir ekseriyeti soğuk üstüne. İnceceğim durağa gelince soğuğa muhalif bir bayan sesi durağın adını anons ediyor.

Metronun, o sıcak ikliminden yeryüzüne çıkıyorum. Bıçak gibi ayaz kesiyor yolumu. Bir anlık tereddütten sonra, ivecen adımlarala eve doğru yöneliyorm.

Akşam eve avdet ediyorum,kapıyı oğlum açıyor. Bizim köroğlu henüz haneyi teşrif etmemiş. Oğlum da ekseriyetle aynı türküyü çağırıyor. Bu ne soğuk, konuşup dertleşmeler…

Soğuk ne yapsın, o da emir kulu. Kendisine ne görev verilmişse bihakkın ifa ediyor. Böyle görevine bağlı, işini hiç aksatmadan yapanlara ancak helâl olsun denir.

Gece vakti balkona çıkıp bakıyorum. Kar yağmış mı?diye. Yok . Gökyüzüne başımı kaldırıp bakıyorum hava zil gibi. Yıldızlar göz kırpıyor. Yıldızlar da üşür mü ki... Gök yüzünde yalnız yıldızlar var. Hani derler ya tıngır ayaz. Aynen öyle.

Tam da bu noktada, aklıma çıtır çıtır yanan bir soba, üstünde bakır bir demlikte kaynayan ıhlamur… Odada ıhlamur kokusu… Sobanın kenarına kıvrılmış mırıl mırıl uyuyan bir kedi geliyor.

Off diyorum! Devrandan doksandan bir gol daha yedim . Yediğim gole mi yanayım ,üşüyen Ankara’ya mı….
Ankara,25.01.2010



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.


Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Bir Hüzün Hikâyesi
Akça Kızın Vedası
Akça Kız
Atıl Bey'in Hayalleri
Su Perisinin Öyküsü (Çayın Doğuşu)
Tâli Bey'in Şefliği
Üşür Yüreğimde İstanbul
Üşüyorum Sen Üşüyorsun Ankara Üşüyor
Gül Esintisi
Kimsesiz

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Hüznümüz Kahverengi [Şiir]
Cin Biberi [Şiir]
Erguvanlar Lâleler [Şiir]
Çay ve Rize [Şiir]
Bir İçecek Bir Çiçek [Şiir]
Veda Eden Buse’ye [Şiir]
İstemem [Şiir]
Sonsuzluk Bestesi [Şiir]
Naz Usareli Peri [Şiir]
Çay İnce Fikir Gülü [Şiir]


İbrahim Kilik kimdir?

Demlik Güzeli (Namı Diğer Çay) Dilberin gamzeleri. Demliğin dem demleri. Bardakta keklik kanı. Tebessüm huzmeleri. Dostun dosta ikramı. Alır yürekten gamı. Fincanda türkü söyler. İnce bellide mani. Zamanın gül kurusu Gülde gülşen dokusu. Rehavetten kurtarır. Pek de şirin doğrusu. Bardaktır mihmandarı. Herkesin çeker canı. Yalnız bu kadar değil. Sohbetlerin mimarı. İnce bir gülüş gibi. İçe süzülüş gibi. Ülfete kapı açar. Kaldırır hep uzleti. Ankara,03. 09. 2007 İbrahim KİLİK

Etkilendiği Yazarlar:
Demlik Güzeli (Namı Diğer Çay)


yazardan son gelenler

yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © İbrahim Kilik, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.