"Yazdıklarım bir gün anlaşılırsa, bu, benim de bir şey anlamadığım anlamına gelir." — Franz Kafka"

Yaratıcı Yazarlık

Yazma Süreci

12 görüntülenme · 70 ileti
??? #41
her şeyi yaşayabilecek bir varlığa sahibiz. Ve notlarımız içimizde bi yerlerde biriktikçe boşaltma isteği karşısında yaşananlar kaleme aktarmamak olanaksız. Hele ki en ince an'ların bile bizim için büyük anlamları varsa...
??? #42
her şeyi yaşayabilecek bir varlığa sahibiz. Ve notlarımız içimizde bi yerlerde biriktikçe boşaltma isteği karşısında yaşananlar kaleme aktarmamak olanaksız. Hele ki en ince an'ların bile bizim için büyük anlamları varsa...
??? #43
"yazmak bir farklı haykırıştır kimsenin kulaklarını aşındırmadan" Bazen bazı yazılar gözleri aşındıryor o ayrı bir konu ama...yamak iç bünyenin kendince dışa vurumudur...Yazmak için yaşamak gerekmiyor yani.Yaşatmak yeterli... Bazı figüranlar konuşlanır yürekte ve bazı jön karakterler...Bu şiirde de böyledir , öyküde de , romanda da... Bazen senden çıkar o karakterler kendilerince adımlar atmaya başlarlar... " su akar yatağını bulur" misali...
??? #44
Okumak, yazmanın bir başka, belki de daha zor biçimidir.
??? #45
selam, ben yazarken fiziksel olarak aci cekmenin yaninda ruhsal olarak da hirpalaniyorum. yaziyi yaratirken bogazim aciyor, ellerim terliyor, bazen urettigim karakterlerin psikolojisine burunup dunyaya ofkeleniyorum, kimi zaman dilim damagim kuruyor....sanirim en kotusu de yazdiktan sonra sozcuklerime, mesajima yabancilasmam. "ne anlattin simdi, yazdiklarin pek mi matah seylerdi, kim dinler senin yazdiklarini, su sozcugun sacmalaigina bak...?" diye oracikta sabote etmeye basliyorum yazdiklarimi. sonrasinda garip utanc duyuyorum onlardan...sacmaliyorum degil mi? :(
??? #46
iyiyi görmek, zamanla olur, yıllaaaaaaaaaaaar gerekli..
??? #47
??? kullanıcısına yanıt
Değerli Sue, sizin yazdıklarınıza yönelik (bir ksımı ile) Güliz'e 2.11.de "kurgu sanatı" oturumunda ilettiğim yazıda birkaç değinme var; aslında kendi başına uzun ve derin bir tartışma ihtiyacı duyuyorum sizin yazdıklarınızla ilgili, fakat, çok şaşkın ve ikilemli haldeyim...zamana bırakmak isterim... şimdilik hoşça kalın. suyel
??? #48
[[B]]tüm izedebiyat ailesinin ramazan bayramını tebrik eder hayırlara vesile olmasını dilerim. iyi bayramlar :) Gönül Sevinç[[/B]]
??? #49
??? kullanıcısına yanıt
Sevgili Sue, Yazarken geçirdiğin bu buhran aslında doğum sancısı gibi görülebilir. Ama yazdığın yazının seni bu kadar hırpalamasına izin vermemelisin bence. Bütün kontrolünü kaybetmiş bir süreç içinde yazıyor gibisin sanırım. Belki psikolojik olarak biraz derine inip, küçük bir araştırma yaparsan, bu süreci daha az yara alarak geçirebilirsin. Demek istediğim sadece kendin için yazmayı dene. Biri okuduğunda "şuna bak neler yazmış, saçmalamış" der diye düşünerek yazarsan kendini kapana kıstırmış olursun. Sadece bırak kendini, ve dilediğin gibi yaz, rahatla. Kimseye okutmak zorunda değilsin yazdıklarının matah şeyler olmadığını düşünüyorsan. Bence brain-storming ( beyinfırtınası) yapman oldukça yararlı bir şey. Yazdıklarından utanmamalısın çünkü onlar senden bir parça, bir parça gizlediğin yanın... Karakterlerinin yerine kendini koyup onlar gibi hissetmen, düşünmen oldukça güzel bir yöntem. Gerçekçi olması için gerekli, bende senin gibi yapıyorum. Ama bu senin anlattığın dizilerde oynayan oyunculara benziyor, yani dizide kötü adamı oynayan biri, çekim bittikten sonra etrafındakilere kötü bir adammış gibi davranırsa sence iyi bir aktör olabilir mi? Demek istediğim karakterinin seni ele geçirmesine izin vermemelisin, çünkü sonuç olarak onu yaratanda sensin, öldürende.. Ve saçmaladığını düşünmüyorum... :) Yazdığın için bu normal bence :)
??? #50
bi insan isteyuince asık olamıyo ask onu isteyince asık oluyo
??? #51
Fransa'da yaşıyorum. İzedebiyatta Yaşar kemal'i aradığımda şimdiye dek hep öykünmelerle karşılaştık. Karşılaştık diyorum, çünkü tek değilim. Biz büyük bir okur ailesiyiz. Yıllar önce, Fransa'da yahut başka batı devletlerinde bir Türk yazarı vitrinde görmek hayalden ibaretti. Yaşar Kemal bu zinciri kırabildi. Ne yazık ki bu evrensellik burada noktalandı. Devamı neden gelmedi? Taklit edildi, örnek alındı, güzel. Yeterli mi? Hayır. Salt taklitle olmaz çünkü. Yaratıcılık, doğallık ve en önemlisi doğaçlama. Yaşar kemal sözlüğü var, bilinir. Peki neden ikinci bir Kemal yok hala? Semih Bey, kendisine inanan bizleri her daim arkasında bulacaktır. Ve onun gibiler. Biz destansı anlatı, Türk destansılığı devam etsin istiyoruz. Avrupa bize, anadolumuza aç. Lütfen Semih bey. Hakkınız da hiç birşey bilmiyorum ve siz de açıklamamışsınız. Bugün ikinci öykünüzü de okudum. O tarzdan yoksundu. Ancak özgündü. Tabii ki kendi renginizle de yazın. Ama Yaşar Kemal tarzı yazarsanız bu yaratıcılıkla, Avrupa sizi kucaklar. Gurbetten sılaya selam ola...
??? #52
Bir şeyler yazmak için elime kalemi aldığımda güzel şeyler yazacağımı umuyordum. Ama maalesef öyle olmadı.Önce şiiri yazmaya başladım.Birkaç dizeden sonra sonu gelmedi.Sonra düz yazıya döktüm işi.O da ne?Yazacak çok şeyim olmasına rağmen bir türlü yoğunlaşamıyor, içimden geçenleri doğru dürüst yazamıyorum.Birkaç cümlede bir yazdıklarımı karalıyor, yeniden yazıyor; yazdıklarımı yeniden okuduğumda tatmin olmuyordum.Sıkılmaya başlamıştım.Ve daha fazla sıkıntıya girmemek için,elimdeki kalemi bırakarak balkona çıktım. Balkona adımımı atar atmaz mis gibi bir toprak kokusuyla karşılaştım.Oysa bir iki saat önce yağmurdan eser yoktu.Sadece yerleri ıslatacak kadar çiseleyen yağmurun hoş bir sürpriziydi bu.Toprak kokusuyla birlikte,birden çocukluğuma gittim.Neler geçmedi ki içimden… Bir zaman, geçmişteki anılarla hasret giderdikten sonra yeniden odama döndüm.Masanın üstündeki kağıt ve kaleme bir süre baktım.Bir an, onların da sabırsızlandıklarını hissettim.Sanki, “Bir daha denemeyecek misin?” dediklerini,duyar gibi oluyordum.Daha fazla dayanamadım. Yeniden kalemi elime aldığımda,”Ya yine yazamazsam, ya yine yarım kalırsa yazım, ya yine içimden geçenleri aktaramazsam…”diye,az da olsa bir tedirginlik vardı üzeride. Tüm endişelerime rağmen, yazmaya başlamıştım.Yazdıkça rahatlıyor,rahatladıkça açılıyordum .Bu kısa sürede ne olmuş da açılmıştım?Yoksa balkonda ciğerlerime dolan toprak kokusu mu açmıştı beni?Yoksa geçmişte yaptığım gizemli yolculuk mu çözmüştü beni?Elbette ki bunların da etkisi olmuştu, ama asıl önemli olan bendeki yazma isteğiydi galiba.Yazdıkça, içimde bir anlam veremediğim duygular bir bir hizaya giriyor,yüreğimde umut tomurcukları açıyor, günlük sıkıntılarım anlamını kaybediyor ve tüm kaygılarımın yerini güzel hayaller alıyordu.Gerçekten de yazmak müthiş bir şeydi.Sanki insan yazdıkça, yaşadığını daha iyi hissediyor,hayata daha farklı gözlerle bakıyor ve yaşamın tüm renklerini keşfe çıkıyordu.Bir bakıma yazmak;içimizde var olan iyiye,doğruya ve güzele ulaşma isteğiydi. Artık rahat rahat uyuyabilirdim.Çünkü şu birkaç saatlik zaman diliminde yaşadığım duyguları , düşünceleri,hayalleri ve iç hesaplaşmalarımı yazıya dökerek, bir anlamda rahatlamış ve daha da önemlisi, bu gece yaşadıklarımı ölümsüzleştirmiş,yarına taşımıştım.Kuşkusuz, bu gece de, tıpkı öbür geceler gibi,mazinin puslu belleğindeki yerini alacaktı.Ama yazdıklarımı,seneler sonra bile okuduğumda,tüm canlılığı ve tazeliğiyle yeniden yaşayacaktım. İşte yazının gücü buydu. Yazmak, her zaman yaşamak demekti.Zaten biz insanların da en büyük hayali,ürettiklerimizle,eserlerimizle sonsuza dek yaşamak değil miydi?...
??? #53
Benim yazma sürecim; kimi zaman yeni şeylerle kimi zaman el bebek büyüttüğüm sancılarla başladı...! öyle bir hisse kapılırım ki yazarken; hele de yeni bir öyküye ya da roman denemesine başlamışken, gönlüm bambaşka şeyler arzulamanın peşine düşer.Öyle ki o dönemlerde farklı yerlere gitmek,yeni insanlarla tanışmak,bambaşka bir hayatın can damarlarında bulmak isterim kendimi;her gün bulunduğum şehirde yeni şeylerle karşılaşsam bile gönlüm ille de bambaşka bir şehirde yeni sancılar çekmek ister. İnsan acı çekmeyi ister mi,ya da sancısını çoğaltmak ister mi; ben istiyorum.belki yüreklerinizin ta derinlerinde siz de acı çekmenin heyecanını,çılgınlığını bir garip doğaçlamasını arzu ediyorsunuz. kim bilir,belki de hiçbiri sizi bu duyguya kürek çektirmiyor. ama sizin de adını koyamadığınız dürtüler sizi yazmaya teşvik ediyor,yazmakla da kalmıyor sizi bir şeylere aşık etme telaşına düşürüyor. insan neden yazar? yaşayamadığı hayatları yaşamak için, toplumun kendisini kınar düşüncesiyle sakladığı düşünceleri itiraf etmesi için her insanın hayat damarlarında kendisi de gezdiği için ve daha bir çok sebep vardır yazmak için. belki de bahane diyeceksiniz, bahane de olsa yazmak güzel şey! sizce? yazan : şükran karahan
??? #54
Vazgeçilemez bir tutkudur yazı . Yazan için ; bazende okuyan için . Tutkular sahip çıkıldıkça değerlenir ve anlam kazanır . Bunun bilincinde yazdığım için hep zorlanmışımdır . Yazdıklarım daha azdır çöpe attıklarımdan . İşte bu yüzdende başarılı bulurum kendimi ... Çöp kutumu her defasında dahada genişletmeliyim , daha çok yazıp yırtıp atmalıyım ...
??? #55
Merhaba, Mario Levi'nin yazı atelyesi ogrencileri olarak bir suredir Yazı Degirmenleri adinda aylik sanal edebiyat dergisi cikartiyoruz. Adresimiz: www.yazidegirmenleri.com Yaratici yazarlık dersleri akabinde ortaya cikan bu dergide oykulerimiz basta olmak uzere siir ve kose yazilarina da yer veriyoruz. Disaridan gelecek yazilari paylasmaya da haziriz. Katilimlarinizi bekliyoruz.
??? #56
insan niye yazmalıyım der ki...herkes yapıyo ben de deneyeyim diye tabikiii...bunun dışında ölümüne yazma ihtiyacını duyan var mı?onla yazışmak isterim...nida mesela..
??? #57
zSayın Zerzaf, benimle yazışmak pek istemezsin. Yazışanların çoğu eteklerini toplayıp kaçtı, yerler çamurdu. Hem ben bir alkoliğim. Saat ve mekân hatta kişi gözetmem. Kalemime kuş olmasını öğretemedim. “fazla sıkınca ölüyorlar, sıkmayınca uçup gidiyorlar” Beni Merihli edebiyat sitesinden de attılar. Küfürle sabıkalıyım. TV. hakkında yazdıklarım gerçeğin ta yansımasıydı. Okulda bir öğrencide çakı çıkmış ve tabancasının kabzasını göstermiş… Peh! Manşete bakın “cephanelik”… Ve bazı kanallar şimdileri bir kelime bulana 1500 YTL, veriyor. Benimle pek yazışmak istemezsin, sitede abi ve ablaların var sor, onlara. Cesurum ben ve çok cesurum ki sırada vurulacak kişinin adını bile yazabilirim. Çukurova’da bu sene yağış yok pamukta olamaz. İlgine teşekkür. (Ben bu sitede olmasam da bazıları kavgaya devam ediyor, alkoliğim ben) [[U]][[I]]
??? #58
öyküleri paylaşım
??? #59
öykülerimizi bu sayfa aracılığıyla nasıl paylaşabiliriz? nasıl gönderebiliriz?
??? #60
Sevgili Akın Koral; Ana sayfadaki "Yazar katılımı" nı tıklayıp siteye üye olabilir ve daha sonra sahne arkasından giriş yaparak işlem merkezinden öykülerinizi gönderebilirsiniz....Sevgiler.
Başa Dön