Merhabalar,
İzEdebiyat'a yönelik eleştiriler yazan arkadaşların bunu iyi niyetle yaptığından hiç kuşkum yok. Ancak siteyi geliştirmiyoruz diye suçlu ve işgüzar konumuna düşürüldüğümüzde bu bizim ağrımıza gidiyor. Altı yıldır her günümüzü bu siteyle geçiriyoruz. Emeğimize katkıda bulunmak isteyenler olduğunu biliyoruz, ve bu teklifler bizi her zaman çok mutlu ediyor. Ancak ne yazık ki bu bile (yani emeğin paylaşılması) bir miktar ön hazırlık gerektiriyor ve bu konuda gerekli vakti ne yazık ki ayıramadık. Ama herşey bir yana, ben gerçekten bu noktada artık bir de şu açıdan değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum: İzEdebiyat yazarların yazı gönderebilecekleri, okurların da bu yazıları okuyup beğenilerini ya da eleştirilerini sunabilecekleri bir sistem şeklinde tasarlandı, ve şu an bu görevini yerine getiriyor. Bizim kendi 'sahne arkamızda' dikkat ettiğimiz bir nitelik meselesi var, ve görünürde teknik değişiklikler yapılmasa da İzEdebiyat'ta gerçekten daha çok okunmayı hakkeden yazıların daha etkin bir formülle öne çıkabilmesi için zaman zaman 'görünmez' adımlar atıyoruz. Bunların sonuçlarını da zannedersem bu yazıların sahipleri hissediyorlar.
Yine de temel düşüncemiz şu: İzEdebiyat sesli şiir, yazarların ve okurların yararlanabileceğiz ucuz ve kaliteli bir kitabevi, sahne arkasının daha kullanışlı hale gelmesi vb. birkaç yeniliğe daha ihtiyacı var, ama bunların hiçbiri şu an yazarların yazılarını paylaşabilmeleri, okutabilmeleri, okurların da rahatça gezinip yazı okuyabilmeleri önünde bir engel değil. Sadece siteyi güçlendirecek, daha güvenilir ve kullanımı daha kolay yapacaktır. Ama İzEdebiyat'ın gelişiminde ilk iki yıl boyunca gösterdiğimiz performansı gösterme ihtiyacı duymuyoruz. Tersine, bana kalırsa, şu an görev daha çok İzEdebiyat'ın yazarlarına düşüyor. Tanıdığınız, çevrenizde olan, eli kalem tutan, güzel yazı yazan insanlar varsa, onları buraya yönlendirin diyorum. Çünkü İzEdebiyat'ı bu aşamadan sonra güzelleştirecek, güçlendirecek bizim yapacağımız teknik yenilikler değil, yazarların sayısının artması ve daha da önemlisi yazıların niteliğinin artması olacaktır. Elbette kimse bunu yapmıyor demiyorum, birçok 'eski' yazarımız, İzEdebiyat'a birbirinden güzel adlar kattı ve tüm yapım ekibi adına bu yazarlarımıza sonsuz teşekkür ediyoruz.
Son olarak İzEdebiyat'la ilintili başka projeler üzerinde çalışıyoruz. Çok yakında İzlenim olarak online bir kitabeviyle hizmete gireceğiz ve İzEdebiyat için özel bir şeyler yapmaya çalışacağız. İkincisi yeni bir anlayışla gerçekleştireceğimiz bir yayınevi projesi ve şimdiden söyleyelim, kitabını yayınlamak isteyen tüm yazarlarımızı bekliyor olacağız. Ayrıntılı bilgi için henüz erken, ama yakında İzEdebiyat çevresinde ya da içinde bulunan yazar ve okurları bir dizi yenilik bekliyor diyebiliriz.
Sevgiler,
Diren
İzEdebiyat
111 görüntülenme · 526 ileti
Mantık çerçevesi derken ileti silinmesinden mi bahsediyorsun , bunun mantıklı yanı neresi...
Ben çözü bulalım diyorum gerekirse hep beraber oturalım , tartışalım , konuşalım ve durgunluğuna son verelim diyorum...
Sayın Diren Yardımlı bazı açıklamalar yapmış , sağolsun...
Bakış açım şiir güncellenmesiyle kıyaslanacak kadar dar değil...
Yaklaşık 2 yıldır izedebiyat ailesinin bir ferdiyim... " aile " diyorum bak kişi ayırmaksızın...
Art niyetli bir yaklaşımım da yok sadece sorun olduğunu ve bunun çözülmesi için fikirler ve eylamler üretilmesi gerektiğini yazıyorum...
Kimse ile kişisel bir takıntım yok...Sadece ve sadece daha güzel ve işlevsel bir izedebiyat için çırpınışlarım...
Buna da hakkım var sanırım...
Bakınız İmdat Özcan;
Kuvvetle muhtemel atladığınız nokta şu: Sahnenin gerisinde hiç kimse "Bundan şikayet eden yok, öyleyse bu sorunu çözmesek de olur şimdilik," ya da "Tüh, bu konuyu yemediler, şu soruna biraz daha ağırlık verelim yoksa eleştire eleştire bir hâl edecekler hepimizi..." türünde konuşmalar yapmıyor... Siz ve/veya diğer arkadaşlar sorunları gösterene kadar onlardan kimsenin haberder olmadığının düşünülmesi, işte saçma olan bu! Çözümün bir parçası olmak istiyorsanız sorunun bir parçası olmaktan vaz geçmelisiniz! Bu kadar, başka ihsan - kendi adıma - beklemiyorum...
Gayet içtenlikle sorduğunuzu düşünüyorum şu soruyu: "Aksaklıklardan söz edilmesine niye tahammül edilemiyor!"
Ben de içtenlikle soruyorum şimdi: "Aksaklıklardan söz etmekle olumlu ne yaptığınızı düşünüyorsunuz?"
Eldeki gücü aşan isteklere aksaklık adını takan hayalci kitleden olmadığınızı da biliyorum, bu noktada sizin lüzumsuz diyebileceğim çıkışınız sabır taşırıcı olabiliyor pekala...
Bu sitenin muhalefede ihtiyacı olduğunu düşünüyorsanız da ileti silinmesinin bu düşüncenizin doğal sonucu olabileceğini peşinen kabul ediyorsunuz demektir. Mantık odur ki muhalefetin elzem olduğu bir yerde iktidarın olmamaklığı söz konusu değildir!
1 - Sahne arkasında ki her konuşmanın bir sureti bende değil...
2 - Zaman zaman dile getirilen aksaklıklar için gerekli açıklama yapılmış olsaydı bunca kelama gerek kalmazdı...
3 - Sorunu dile getirmek o sorunun parçası olmak anlamına gelmez...
4 - Amaç muhalefet yapmak olsa çözüm yolunda yapabileceklerimizi konuşalım gibi bir yaklaşım olmazdı...
5 - Belirtilmiş düşünceleri ( belli kıstaslar içinde ne olursa olsun ) saçma olarak nitelendirmeniz asıl saçmalık...
6 - İktidar - muhalefet ilişkisine nerden çıkardın bilmiyorum ama bu çerçevede böyle bir açmazlık yok...
7 - Hepimiz insanız ve gereksinimlerimizin büyük çoğunluğunu konuşarak hallederiz.Bu yeri gelir sorunlar olur , yeri gelir çözümler.Kafalar fikirlerle doludur ve herkesin herkesten alabileceği bir gelişme vardır.Suskunluklar ile kim kimden ne alabilir...
8 - İster inan ister inanma ama yazdıklarımdan sonra sen cevap yazdın , sonra Diren Yardımlı açıklamada bulundu.Demek ki bozulması gereken bir sessizlik varmış...
9 - Ben izedebiyatı seviyorum , yazarlarını seviyorum , okurlarını seviyorum insani değerlerinden vazgeçmemiş herkesi seviyorum.O nedendendir ki daha güzel olsun istiyorum...
Son olarak iletimi silmen yaptığın bir yanlıştı...
Dokuz kelam ettim , mantıksız mı ?
Ahmet TURANLIOĞLU'nun aşağıdaki yazısı "şiir" olarak, yazı onaylama sistemine gönderilmiştir:
"Faraziye isimli şiirim uçtu mu?
Onay bekleniyor diye kaç gün yazıları bekletiyorsunuz,burası Kapıkule gümrüğü mü?
Memlekette hem yazar -şair yetişmiyor diyorsunuz hem de yazmaya çalışana saygı göstermiyorsunuz;bu ne biçim bir çelişki ?...
Yazılarımı ve şiirlerimi yayınlamak izstemiyorsanız kibarca KABUL EDİLMEDİ dersiniz biz de boyumuzun ölçüsünü alır bir daha kapınızı çalmayız.
Yoksa yazı yayınlatmak için rüşvet mi istiyorsunuz??????
İki cümle açıklama yapın da biz de kendimizi ona göre ayarlayalım!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!"
Kendisinin sözünü ettiği şiirini hatırlıyorum, kendi ellerimle silmiştim! Tahmin edersiniz ki onaylanmayan yazıları biriktirmenin bir anlamı yok. Silmiştim ama kendisine nedeni açıklayan bir mektup da göndermiştim. Mutlaka düzeltemesi gereken yeri de gösteriyordu bu mektup. Fakat haysiyetinden kuşku duyduğum bu ... sakin olmaya çalışıyorum ... bu kişi, bir olasılık sisteme yanlış e-posta girdiği, bir olasılık postasını açıp bakmadığı, bir olasılık da lanet olası posta adresine ulaşmadığı için bu gereksiz ve sinir bozucu tavrı sergileme yolunu seçmiş....
Şimdiye kadar böyle şeylerle karşılaşmıyor değildim ama artık yeter...
Bu seviyesizlikle her gün yüzyüze kalmak zorunda olmanın bedelini ifade etmeye taakatim kalmadı.
Yerimden boşalan şiir editörlüğü için yönetime önereceğim bir kişi var neyse ki.
Biraz sessiz sakin aranızda dolaşmak arzusundayım.
Başka "etiketler" altında görüşmek üzere...
Kenan ŞAHİN
İzEdebiyat YAZARI