İzEdebiyat
108 görüntülenme · 526 ileti
Zeynep Gün
İstanbul /
Toplam İleti: 62
Maydanoz Ol (yeni) Kaç kere? 01.05.2006 15:37:23
--------------------------------------------------------------------------------
Bir sonu olacak mı "Yalnızlık olmaz artık"ların?
Fısıltıların?
ne yaptıgınmı onemlı en cok
nasıl yaptıgınmı
ne gordugun mu?
nasıl gordugunmu?
-kimse degismezmi-
toprak olmadan!!!
Sevgili Yönetici arkadaşlar;
Bazen, siteye daha önce yüklediğim bir yazıma ulaşmak isitiyorum ( Bir yere göndermek için örneğin.)ama ne mümkün! Acaba diyorum, İzedebiyat'ta - ne desem bilmem ki- bir sistem olsa ve bir tıklamayla, yazdığım tüm yazı ve şiirleri görebilsem. Bu, bildiğim birkaç sitede var.Burada neden olmasın!Üstelik, gerekiyor da....Eskiden vardı zaten....Umarım çok şey istemiyorum....Bir atasözü der ki: '' Dilenciye hıyar vermişler, eğri diye beğenmemiş.''...Sakın siz de böyle demeyin.....:)....Sevgiyle kalın.
Ne kadar zamandır İz-Edebiyat' a gelmiyorum inanın hatırlamıyorum. Bana gelen bir mail ile tekrar aklıma düştü. Ama gördüğüm resim pekte farklı değil.
Bu site sahiplerinin, forumlarda yazmış bulunduğu yazıları okudukça, ne demek istediğimi belki anlayanlar olacaktır... Bu kadar haklılık düşkünlüğü, bu kadar kıl aldırmama ve bu kadar vakur taşınabilir gibi değil. Çünkü bu iş yürek işi... Bu iş yumuşaklık ister...
Evet, zamanında bu site çok güzel bir ödül aldı ama bu ödül sitenin değil; bu siteye emek veren yazarlarındır. Ve şimdi bu yazarların çoğunun kalbi kırık... Ve kırık bir kalp, yeni bir ödül için şahlanamaz!
Söylemek istediğim sadece şu: Site sahipleri, kendilerini ödülü taşıyan yazarlarını sahiplenip, özel maillerine hakaret içerikli yazılar göndermesiydi, forumlarda yazarlarıyla tartışmasalardı ve yazarlarına "siz=biz" hissiyatını hissettirselerdi, bence bugün bu durumda olmazlardı.
Aslına bakarsanız, site sahipleri vs. çokta önemli değil. Yazdığımız yazılar ne onlar için yazıldı ne de onlar için burada yayınlandı. Aslolan paylaşmak, takdir edilmek ve takdir göstermekti... Bunların sonucunda da hepimizin kazandığı bir çok şey oldu. Bu sitede bulunan yazıları okudukça; kelime ve düş haznemiz zenginleşti.
Öncelikli olarak, yüreğini bizlere açıp, hayatı bizlerle paylaşan tüm herkese, canı gönülden teşekkür ederim. Sizlerden tek dileğim şu; İz-Edebiyat, A sitesi, B sitesi hiç farketmez; lütfen paylaşmaya devam edin...
İlk defa bir foruma katılıyorum ve sebebide, sevgili yazar grubumuza teşekkür etmektir...
"TEŞEKKÜRLER!..."
Geçmişte yaşanmış olaylar oldu , kırıklıklar oldu , gidenler oldu , gelenler oldu vs. vs.
Olmamış gibi davranmıyoruz zaten ama oldu diye de kenara çekilip oturmayalım...
Bakın şimdiden ses geldi , canlandı bir de atılan adımın gerçekleştiğini düşünün...
Lütfen buralarda olun , ses verin ve haber bekleyin...
Yakın bir zamanda yer ve tarih duyurusu yapılacak...
İyi niyetli olduğunu varsayamıyorum. Sebebine gelince bu sitenin desteğe ihtiyacı olduğu zamanda senin ismini hala görmüş değilim. Bu şimdi ne peyriz, ne lahana turşusu... Aslında girişimin güzel ama çağrışımın mezar soyguncusuna benziyor.
Sn. Diren Yardımlı'ya gelince; Direnin ismi altında yazılanları vekalet verdiği birileri yazıyor, kanımca. Diren bu olamaz.
Sormadan da geçemeyeceğim bu umudunu yitirmiş, Ebru kimkine..?
Bu sitenin kan kazanması için, Diren'in kendisinin olması lazım, dağların gölgesi güneşin keyfine bağlı.
İyi niyetli olduğunu varsayamıyorum. Sebebine gelince bu sitenin desteğe ihtiyacı olduğu zamanda senin ismini hala görmüş değilim. Bu şimdi ne peyriz, ne lahana turşusu... Aslında girişimin güzel ama çağrışımın mezar soyguncusuna benziyor.
Sn. Diren Yardımlı'ya gelince; Direnin ismi altında yazılanları vekalet verdiği birileri yazıyor, kanımca. Diren bu olamaz.
Sormadan da geçemeyeceğim bu umudunu yitirmiş, Ebru kimkine..?
Bu sitenin kan kazanması için, Diren'in kendisinin olması lazım, dağların gölgesi güneşin keyfine bağlı.
izedebiyat sitesi alışkanlığım oluverdi, kayıt olduğum günden itibaren...
bu zaman zarfında forum sayfasına yanılmıyorsam üç kez not düştüm.
sadece yazılarından dolayı tanıdığım onlarca dosta sahip olduğum için
mutluyum ve bu siteyi sadece edebiyat yönü ile algıladım.
acaba, neler kaçırdım?..
yanlış olmasın; cevap aramıyorum, lakin şaşırıyorum ve düşünüyorum...
saygılar,
eylül
izedebiyat sitesi alışkanlığım oluverdi, kayıt olduğum günden itibaren...
bu zaman zarfında forum sayfasına yanılmıyorsam üç kez not düştüm.
sadece yazılarından dolayı tanıdığım onlarca dosta sahip olduğum için
mutluyum ve bu siteyi sadece edebiyat yönü ile algıladım.
acaba, neler kaçırdım?..
yanlış olmasın; cevap aramıyorum, lakin şaşırıyorum ve düşünüyorum...
saygılar,
eylül
Merhaba,
Şiirlerde tanıtımlı ve tanıtımsız çok giriş olduğu için şiirlerdeki tanıtım yazılarını kaldırdık. Listeler ve yazı sayfaları buna göre ayarlandı. Yazarların ve Şairlerin kendi liste sayfalarında ise tanıtım yerine şiirin başından bir bölüm yer alacaktır. Şiir yollarken şiir kümelerinden birini seçtiğinizde tanıtım bölümü formdan kalkar. Bunun sağlıklı çalışabilmesi için tarayıcınızın javascript ayarlarının açık olmasına dikkate etmelisiniz.
Önümüzdeki hafta içersinde yazar günlüklerini yapıt sayfalarına taşıyacağız. Bunu gösterme/göstermemeyi işlem merkezinden sizin ayarlayabilir olacaksınız.
Ayrıca yazılarınızı bölümler şeklinde birbirlerine bağlayıp sıralamanızı sağlayacak çalışmamız sürmekte ve en kısa zamanda devreye girecektir.
İyi çalışmalar
Değerli arkadaşlar,
iz.edebiyat adlı forumun önemli sorunları olduğunu hepimiz son zamanlarda daha da sıkça belirtiyoruz, dile getiriyoruz. Katılımcı arkadaşlar arasında bazıları, sorunların olduğundan bahsetmekle kalmıyor, sorunun kaynağını somut örneklerle de belirginleştirip ortaya koyuyor; kimi arakadaşımız ise sorunlara çeşitli çözüm önerilerinde bulunuyor.
Kanımca, bu durum çok yararlıdır. Gerçekçi olmamızı zorunlu kılan bir durumdur aynı zamanda. Dört saattir konuyla ilgili son iki ayın yazı ve iletilerini gözden geçirdim, okudum. Ortaya çıkan tablo, hem umut verici, hem şaşırtıcı göründü bana; ağırlıklı olarak şikayetler "işlevsellik" ana başlığı altında toplanabilecek konu etrafında kümeleniyor (az okunma, yazıları sayfalara ekleme, güncelleme, teknik ve donanım araçları vb.); "nitelik" artırımı konusunda ise çok çok az sayıda ve düşük sesle bir talep söz konusu (Diren beyin sıkça vurgulamaya çalıştığı yönde "edebiyat" konusunda bir yönelim olmalı).
Bu durumda, katılımcıların talep, öneri ve eleştirilerini iki ayrı ana kümeye bölerek tartışmanın sürdürülmesi gerektiği açıktır. İki tartışma kanalındaki veri ve içerikler öncelikle birbirinden büsbütün ayrı ve bağımsız tutulmalıdır bence. Somut bir ifadeyle:
A - Teknik ve donanım bakımdan nasıl bir işleyiş istiyoruz, gereksinimiz nedir bu konuda, neler yapılabilir? sorunun peşine düşen bir tartışma ortamı ile
B- "Edebiyat" bağlamında bu site neyi hedefliyor, ilkeleri var mı, daralma mı olsun, genişleme mi, derinleşme mi vs. gibi "kuramsal" içerik ve konuları ele alan bir tartışma ortamı
ayrı ayrı ve kendi içinde belli bir süre zarfında zenginleştirilmelidir. Bu tartışmaların her birinin kendine göre bir "sekreteryası" bile öngörülmelidir (tartışma içerik ve verilerini, çözüm önerilerini, pekişmiş ortak kabulleri vb. ilerlemeleri kayıt edip koordine eden bir "kurum" gibi). Aksi takdirde hep aynı sorunlar tekrar tekrar ele alınıp sanki ilerlemeden uzak bir sakız çiğnemeye yol açabilir.
Bu iki tartışma gruba belli bir tahhahütle katılma durumu söz konusu edilmelidir bence. Yani; tartışmayı düzenli olarak izlemek ve eleştirel bir bilinçle katılımcılığı sürdürmek yönünde bir kararlılık olmalıdır. Bunun için kendine özgü "odalar" (çemberler) açılabilir; çemberler kendi tartışma ilkelerini (içerikleri ve savları değil) ilk günlerde kendisi için belirleyip bunları "ilan" eder (sonradan tartışmaya katılanların işlevsel bir katılımını olanaklı kılmak için). Sekreteryalar her bir tartışma aşamasının sonuçlarını toparlayıp herkesin onayını aldıktan sonra ilan edebilir. Böylelikle tartışma hep aynı yerde seyretmekten kurtulup dinamik bir süreç olarak sonuca doğru yol almayı olanaklı kılar.
En önemli tartışma "tekniği" konusu veya boyutu kanımca şu noktada:
İz.edebiyatı yönetenler zaten var, onlar olanaklar, zoruluklar, içerikler, sorunlar vb. gibi konularda hem deneyime sahipler, hem karar alma yetkisine sahipler (bunun bir olumsuz durum olduğunu söylemiyorum, aksine...). Tartışmaların sağlıklı ve gerçekçi yürüyebilmesi için, her bir aşamada hep yönetici arkadaşların devrede olması, bilgi akışını koordine etmesi gerekir. Bir tür "hakem" konumunda durmaları gerekir kısacası; bu da onlara ayrıca külfet olarak yansıyabilir. (bir bakıma iki ayrı tartışma grubunun ileriki safhalardaki seyri zaten birbiriyle kesişecektir, işte bu kesişmeyi planlamak ve öngörmek gerekir..bu bakımdan zaten bir "ara" konum, yani "hakem"lik kaçınılmaz görünüyor.
Ayrıca şunu da unutmamak gerekir: şimdiye kadar sunulan iletilerde o kadar çok tartışma verisi, öneriler, sorun saptama çabaları vb. yönünde iletiler var ki, bunların hepsini toplayıp bir bütünlük içinde koordine ederek de çok önemli bir yol alınabilir, yapılmalıdır da; bunun için de aramızdan bir çekirdek çalışma grubu oluşturulmalıdır.
Sonuçta, nerede olduğumuzu, ne denli ortak kabuller doğrultusunda "organize" olabileceğimizi, hangi olanaklara sahip olduğumuzla birlikte hangi yönde kendimizden katarak zenginleşebileceğimizi net bir şekilde görmüş oluruz. Bunun yararı da sonsuzdur kanımca.
Ben kendi adıma bir tartışma grubu içinde yer almayı tahhahüt ediyorum. Kendi bilgi ve becerilerimi göz önünde tutunca da, ister istemez "kuramsal" tartışmada yer almak durumunda olduğumu belirtebilirim (teknik konularda çok acemi talep ve önerilerim olur sanırım). Ayrıca haftanın iki gününü "sekreterya" işleri için ayırmayı da şimdiden tahhahüt ediyorum. Fakat, salt kendi başıma hiçbir şeye karar vermek de istemem, ilgili arkadaşlarla hep ve en basit konularda dahi görüşerek kendimi katmak isterim. Ortak akıl ve ortak düzenleme ruhu, en akıllı (tekil ve ben-merkezci) akıldan üstündür benim gözümde.
Son olarak: bütün bu tartışma öneri ve serzenişim, hirarşik bir yapıya özlem olarak algılanmasın lütfen, aksine...hirarjiden ancak katılımcı özerk (ve aynı zamanda sorumluluk üstlenen) bireylerin varlığı ile uzak kalınabilir.
Herkese sevgiler, saygılar.
Suyel
Büyük heyecanla yazmaya başladığım ve her yeni çıkan yazıyı takip ettiğim izedebiyattan ayrılma kararı aldım..
Sessizce yazmanın dışında, sessiz bir okuyucu olarak 2 yıldır çeşitli sorunlara rağmen buradaydım. Ancak, her yeni çıkan yazının ilham vermesi ve ondan feyz almanın dışında gerçekleşen durumlar beni oldukça üzdü.
Beni tanıyan-tanımayan herkese başarılar diliyorum...Özellikle de siteye beni yönlendiren Sevgili Sihem Tachouli ve yazmaya teşvik eden Sevgili Binnur Edisan'a teşekkür ederim.
Kimbilir, belki bir gün bir yerlerde.....Teşekkürler..Saygılarımla...