"Sanat, hayatın bir yansımasıysa, bugün bir ayna kırıldı ve her parça ayrı bir roman oldu." - Oscar Wilde (kurgusal)"

Ruh Katılımı (Ortak Yaratıcılık)

Şiir Atölyesi

96 görüntülenme · 347 ileti
??? #321
bebeeğüüüm bebeeğüüm heyaaaalet sevdüüğüüm sena saruu laaleler alduuum çiçeeek bazaruuundan..... ayağında potur gel dizim dibine otur klavyeni geri çek mausu sağa yatır usulca parmağını enter tuşuna batır bekle yarim yaz gelsin karpuz yiyem kütür kütür ardına kaykılıp otururken koltuğuna başını dik tut yastık koy boynuyun altına nick dediğin cafcaflı olmalı az birazda ya yağmur ol ya bulut ya kar boran fırtına duruşun endamından sansınlar seni kaatip okuyuşun yazışın benzemeli tıpatıp kurcalamış bozmuştur biri boş duramayıp ayar ver ekranına resetleyip kapatıp tuşlara yavaş baski sessiz çalışsın klavye aç kalmayasın sakın az fasulye az pilav ye olur tutukluk yapar yolda kor yine diye tornavida alıver yanına yada levye yarana merhem ara her tür porogramlarda katıl tartışmalara eğleş yaz forumlarda sıkılıp bunalırsan olurda buralarda earth yükle gugıldan gez yozgat çorumlarda sınırsız hayallerin sonsuz tahayüllerin dosyanda resimlerin gonca gonca güllerin hükmü yok uzak yollar uzak mesafelerin kokulusuda çıktı şimdi imeyillerin her ihtimale karşı başlamadan yazıya temkinli ol benze hep tavşan kovan tazıya yem olma sakın kurda benzeme hiç kuzuya kes yapıştır kopyala kaydet al hafızaya hızın kesilmesin hiç yaz çiz ara vermeden ucuz paketlerden seç kaz gibi yolunmadan her yere maydanoz ol kaydol görün durmadan sanal ünlü olunmaz ad ismin bilinmeden ilgisiz alakasız her konudan çık dem vur mangal üstü kül koma ateşli nutuk savur varsın çatlasın kinden hasetten düşman gavur kalma lafın altında dağ tepeleri devir teknoloji nimeti bugün artık yanında el altında herşey bir tık uzağında kaydet mutlu günleri bayram seyran düğünde al tebrik mesajları kutlan doğum gününde atın ölümü bırak arpa buğdaydan olsun gir çet odalarına maksat muhabbet olsun herkes seni tanısın herkes namını duysun şiirler yaz durmadan vezin uymasın uysun ufaldı gözde dünya ne küçücük yapıymış kutu sandığımız şey ufka açık kapıymış üçgenin iç açısı dairenin çapıymış ufak tefek ayrıntı kazmaların sapıymış fakir pan derler adım var dünyada muradım koca havan topunu askerde eşşek sandım internette öğrendim çok şey pek yararlandım bir çok bilgi edindim cehaletten ıradım
??? #322
bir ucurtma ciz bakalım aklından ipini o kada uzun tut ki icinde hayat olsun, estetik olsun,ümit olsun,denge olsun.... tut bakalım simdi ipini savur her yere savur ki hayat olsun... ögren bakalım yaşamak neymiş öğren uçurtmanın savurdugu yere sen de git.. hayatla sende uc,dalganı gec.. takma kimseyi kısa cümleler kurma duyur dunyaya adını korkma... uçurtmayı uçururken, bu, kendini bulmaca, ama sakın kişiligini unutma..... sende oyna! sakın ipini bırakma... uçurtmayı uçurdukca, ümitler de artmakta... sakın ipini bırakma.. içinde doğmamış güneş vardır mutlaka, izin verme kimsenin batırmasına... yağmur da yağsa kar da, sen yine uçur uçurdukca... çünki uçurdukça ümitler katlanmakta, doyumsuzluğa ulaşılmakta... ama unutma! bitecek hayal dünyası sonunda! ama sen yine de, ipini sakın bırakma...... çoçuk; doyumsuzca o anı yaşa!! -------çocuk ve oyuncağı-----
??? #323
şiirin bir sahibi vardır derim ben yazan kişiden bahsetmiyorum yazılandan bahsediyorum o kişi okuduğunda anlayacağı küçük ip uçları vardır ünlü şairlerin şiirlerine baktığımızda bu ayrıntıları yakalacağınızı sanıyorum bir ümit yaşar bir orhan veli bir edip cansever bir william bir bir bir
??? #324
bir yarıs ki, topluca atılırlar ileri sonra sonra, ortalığı karıştırır birileri, hep göstermektir sanki, hadi bakalım derler, hangimiz daha zeki. zeki, hırslı zeka cinleri, zeki, insanların anlamadan anlama kabiliyeti olamaz olamaz, olsa olsa bunlar insanın kibirleri, anlayabildinmi bari yaşadığımız çiftliği, yazık ki, insanların acizlikten bir yerler edinmesi.. yazık. yazık, ne yazı ki! her seferinde kumar oynuyoruz aleyhimize kartlar git gide yok oluyoruz,buna zorluyor sartlar, aslında bunlar kuzu postunu bürünmüş,yavru kurtlar, gerçek avcı gelince,onlar menzil dışındalar sevgiyi inatla kavrayamazlar. hayat bir felsefeyse,dünya -sonlu- fani bu çok anlamsız gövde gösterisi, gösteri gösteri, niye hiç değermi bunlara yani, nerde sarayı,köşkü olanlar hani, ibret alacaksan eyer, oku mezar taşlarında ki dizeleri, her şey fani sonu gene sevgi...
??? #325
ŞİİRİN İNCE NARİN YAPISI OMİRİLİĞİ BELKEMİĞİ KAFATASI.. arkadaşlar lütfen kimse üzerine alınmasın ben içinizde yüksek istidadlı arkadaşlar olduğunu bilmesem şuraya adım atmam .. geçen bi emlakçının ordan geçiyom baktım pilevne mahallesi çimenli sokak yazıyor .. yaani iki satırda anlatıp üstün körü geçmiş bu arkadaş halbuki devam etse dese. numarası yirmibir sekizinci cadde yenişehir diye devam etse ne güzel şey çıkar ortaya bence.. gerçektende tembellik yüzünden çok değer yitip gidiyo bence.. bu arada nedmanün bey biladerime hoş görüsü için teşekkür eder hepinize selam eder şiir üstüne naaciz fikri beyaanlarımı veririm.. bazen nedensizce bir duygu uyanır şiir yazma arzusu doğar sende bende yunisef unesko grinpis indepente... şimdi yaa gerçektende.. dağ içinden parçalanmış gök yıldırımla boyanmış ateş içinde su yanmış yanmış şiir o yangının külüdür bi yerde.. uyanıp uykudan kan ter içinde vaha ararız susuz bir çölde yürürken biz bu tozlu dikenli yolda yolumuz üstünde taşlar görürüz sağda solda.. bir çukur içine rastgele atıverdiğimiz bu taşlardan ikisini yanyana getirince -aha bir ev yaptım deriz seviniriz kendi kendimizce... halbuki iki taştan örülü nesne değil duvar temel bile değildir .. meleşen koyun kuzudan uzak muhtevasız kör sağır yıkık viran bir sahipsiz ağıldır.. halbuki.. türk dili çoşkun bir nehir ak köpüklü berrak suları çağıl çağıldır.. bu sudan içti köroğlu karacoğlan bu suda yundu derviş yunus pir sultan hep bir ağızdan türküler söyleyelim dedi dara çekili simavlı kadı oğlu bedrettin hep türk dili ile eserler verdi ömer seyfettin onu bedri rahmi ana sütü gibi temiz gördü büyük üstad nazım hikmet dizelerini onun ile ördü en büyük miraslardan biridir bu engin kuyu bize gelin bulandırmadan suyu dolduralım testimize.. dizelerin sakla samanı gelir zamanı gibi anlamlısına atasözü denilir hedele hüdele löpürt lüpürt gibi anlamsızına zırva adı verilir.. dört taş yan yana gelirse olur rubai az yayları gevşek gayduru gubbaksa anılır mani tatlılar içinde en çok sevdiğim revani sazlardansa yaylı tambur kabak kemani... kişi şiir yazma için herşeyden önce niyyet etmeli ruh halii değerlendirip ona göre yazmalı salya sümük üzgün adamdan neşeli şen şakrak dize beklenmememli çok sevindirik birinden mersiye yazması ağıt çıkarması beklenmemeli .. şayet romantik dalda yarışacaksa sevdiğinden ayrılmalı dağ bayır gezip aç susuz dolaşmalı verem olmalı sonra içli duygulu döktürmelidir.. sanat için sanat değil toplum için sanat sloganına sarılacaksa bütün aşıkların aynı kadına aşık olduğu kirpiği ok kaşı yay yanağı elma dudağı kiraz o perü kızından vazgeçilmeli şekilden ırayıp muhtevaya kaymalı sosyoloji felsefe mantık okumalı kendini geliştirmelidir..toplumsal şiirde birşeyler verebilmeli kalıba çakılı kalmamalı hayattan kesitler sunmalı gerçekleri okur gözü içine sokmalı estetik gibi kaygılarda uzak olmalı dilin kemiği yok sözüne sadık kalmalıdır doğaya yönelik yazacaksa işin içe aşk meşk şu bu katmamalı doğanın çevrede dolanmalı şiirinin konusu olabilmelidir .. şiirin hammadde kelime öbeklei yanyana dizilip farklı nüanslar sergilenmeli güzel olanlar seçilip kurumaması için bolca sulanmalı.. başlangıç gelişme sonuç aşaması olmalı anafikir bulunmalı sonuca yaklaşıldığında şiiri şiir yapan kalıplardan hece vezni baz alınmış ise kafiyeden sapacak saçmalıklara yer verilmemeli mikalenjelonun yaptığı yaşlı adam heykelinine bakan ustasının -iyi ama bu yaştaki bir adamın bütün dişleri sağlam olmazki.. dediğinde bir an bile tereddüt etmeden eserinin birkaç dişini tokmağı ile kıran ünlü heykeltıraş hatırlanmalı gerekirse aklı başında iki tane dörtlük için ince kıyım oğranmış sekiz on tanesi feda edilebilmeli bence.. buruşturup kağıttan top şeklinde ayağa kalkmadan çöp sepetine oturduğun yerden basket şeklinde atılabilmeli.. hece vezninde uyakda çok zorlanıyor mevcud hazır kafiyedende pintilik edip vazgeçemiyorsan aruza yönlenmeli mefaili mefaili mefailun mefailatu mefailatu mefailatuna sıcak bakılmalıdır .. gerçektende gecenin ikisi kan çanağı uykusuz gözlerimle esneye esneye üstümü soyunup ışığı söndürüp yatağa zıbarma için kıvrıldığımda bazı geceler çaktırmadan açık pençiremden içeri süzülüp yanı başıma sokuluveren evsiz barksız takımından bi ilham perisini sırf ürkütmemek için nefesimi tutmuş acep kulağıma iki dize fısıldarmıki diye ümitsizce beklerken bazen sabredemeyip yerimden fırladığım gibi üstüne atılır kanadından tutar çırpınmasına bakmadan vazıklata vazıklata- lütfen bırak.. senden şair değil ramazan vakti bayram gününde bahşiş toplayacak davulcuya mani yazacak adam meymeneti suratı yok sözüne aldırmadan o şiir diye başladığın şeye değil kafiye literatürünüzde kelime yok demesini önemsemeden geçen kuçukuçuları üzen yazım üzerine sırf onları sevindirme için yazdığım yurdum köpeklerine başlıklı şiirimin son rötuşları için -bari aruz ver süsleyim deyip kelime dilenirim yalvar yakar baz aldığım yaşıyan türkçe olduğundan kural kaide vız gelir tırıs gider ne geçti elime ilave ederim böyle işte böyle maşakkatli yoldur bu.. gecenin saat üçü bir dizeyi yatağımdan kalkar not alırım .. ........babamı araba çarptı gençliğine doymadan anamı ise kaybettim zehirli bir kıymadan gün yüzü görmedim şu yalancı dünyada belki bende öleceğim sen burdan ayrılmadan bir parça etinin güzelce sıyrılması için pençesi ile tutup nasıl kavrandığından kimi geceler aç kalıp acı ile kıvrandığından bakıcılarının ona nasıl davrandığından anlattı.. yana yakıla uluyarak benide kendi gibi ağlattı.. gözlerimi yaşa buluyarak...... ifadeyi zenginleştirir hacmi bolaltırım gerçektende bilhassa serbest vezinde şiir içerik olarak zenginleştirilmemilş gösterişsiz yavan ise değil kulağa hitap etme tangurtudan ileri gitmez .. hangisinde olursa olsun aruz hece serbest şekil ile muhtevası belli bir aheng içre boğulmalı birleşip bütünleşmelidir ki dadından yinmez.. laf olsun torba dolsun bağlamınd kuru gürültüden mümkün mertebe kaçınmalı hiç 1. lige yükselemez mahalle takımı hiç iktidar olamz tabela partisi iki gün sonra unutulacak medya maymunu şarkıcı gibi şiire girilmemeli vakit harcanmamalı gelecek nesillere birşey bırakabilme kaygusu taşımalı bence .. ehe ehe ehe çok güzel olmuş eline diline sağlık gibi şaklabanlık yapıklmamalı gördüm seni sende gör beni alkışla daha sonra mesajı verilmemeli hoşa gitse bile beğenmediği yerini eleştirip şöyle olsa taha iyi oludu bence demeli .. gerçek şair adayı köpeğin taştan yıldığı gibi yergiden yılmamalı yergi ondaki arzuyu kamçılamalı daha iyisini yazabilmeli bence.. gerçektende esef verici imamın dediğe git yaptığı yapma misali çoğu zaman öyle anlamsız saçma sapan şeyler yazıyorumki birileride güzel bu deyince bir dahakini ileri götürme gerği hissetmiyor böyle dağınık kalsın deme lüzumu hissediyorum.. halbuki şiirde taş aralıkları özenle bırakılmalı bu güne değin yazılmışlar içinde en hoş olanlar olan onbir hece seçilecekse önce altı sonra beşle girilmeli 14lükte yedi yediden şaşmamalı beş de denenebilirsede anlatımdaki darlığı idrak edilmeli bence .. şiirin musikisi havada yakalnmalı ayna karşısında bol bol tekrar etmeli beyinden kelime ışık hızıyla geçmeli pazıla yeni parçalar koyup profilden bakmalı.. o kadar ahkam kesip bu alanda ufakda olsa bi şey ortaya koyamayan benin geçmiş zamanlarda verdiğim bi kaç dandik nacizane tavsiyeyide ekleyim birine yararı olmayacağını bilmeme rağmen .. en az haa bu şiir eleştirmeni olu olsa olsa fikri aşılayım izninizle.. bide yumurta kalitesi anlama için yumurtlama gerekmediğini ilave edip işinize gelirse kardeşim baktınız dikiş tutturamadınız sizde ben gibi yorum yazın deyip sıvışıyım yüksek müsadenizle.. evren gargası guşu derya içre balığı kedisi köpeği insanı teyyaresi her şeyiyle bir bütündür tutki ben öldüm kaç gıram eksilir yanardağlar infilak etse yıldızlar kaysa güneş patlasa onu taşıyan boşluktan ne bir gıram eksili nede artar.. şiire verdiğin maana derinliği sembolist diye adlandırdığımız şairlerde rastladığımız türde şekilden ziyade muhteva üzerine kurulu.. yunusun ete kemiğe büründüm yunus diye göründüm türü manaa derinliği veren tarzın nazımda bulduğumuz bu bahçe bu nemli toprak saçlarında bu yasemen kokusu bu mehtaplı gece parıldamakta berdevam edecek ben göçüp gidincede çünkü o ben gelmeden önce ben geldikten sonrada bana bağlı olmadan vardı ve bende bu aslın sureti çıktı sadece gibi güzel akıcı dil arı temiz saf anadil yanı sıra biçemcede güzel olup şekil ve muhtevayı harman etmesi kulakta hoş bir tat bırakırken bu güzel pastanın tarifinde genellikle buğulu sular dumanlı kuyular hışır hışır ağaç çağıl çağıl dere kısaca esrarengiz garip olan nesne kullanılır ... muhteva yönünden kalbindeki çalkantı ve hezeyanı şiire aktarırken giriştiğin zengin manaayı kelimelerde biçemcede göstermeli acemi ve çocukcalıktan kurtarmalı daha olgun yaş dönemi hayatı algılamış gözleri önünden hakikat perdesi aralanmış tarzda kulağı okşayacak hece vezniyle birleştirmeli enfes kek pasta çıkarmalısın ustalık la ahçılık arasındaki çizgide budur zaağten.. ne hayaldim ne düştüm bir yaralı kuştum bir vefasız ardına düştüm hamdım piştim incileştim incileştim buharken bulut sımsıkı kilit toprağa umut yağmur oldum (kabul ediyorum benimkide acemiceydi) gibi bütünlük arzetmeli giriş gelişme sonuç aşaması olmalı han duvarlarını düşün faruk nafizin yolculuğunun aşamalarını düşün şiirin başlangıcında maraşlının ölüm haberini verebilirmiyiz .. serbest vezinde bile mutlak akıcı dil olmalı..yer yer kafiye olmalı tabii ama kafiye uyak yeterli olmaz bir başına toz maydonoz biçimi çıkar o için öncelikle anlam bütünlüğü kuçu kuçu yu burda yayınlama istedim kabul görmeyen söz var yazısı sebebini anlayamadım blogcu da panturk segmesinden yazıya ulaşabilirsiniz ve yine kabul görmeyen dilbilgisi dersi gramer yazıma saygı sevgi ..
??? #326
Ne sanıyordun Ilıman rüzgârlar sürecek Ceviz ağaçlarının meyveleri, Toplanmayacak Yerlere mi serilecek Diye düşünüyordun? Zor iştir aşk, Maharet ister, İtaat ister. Güç iştir sevmek. Ölüme yakınlık, Mutluluğa ıraklık ister. Kaç mevsim arındım ben. Kaç acıdan soyutlandım. Ahım yere hiç inmedi. Öyle bir sevdim ki Dengeler inat etti. Ne sanıyordun ki Gölge oyunu mu? Yoksa El gelmemiş bir parti mi?
??? #327
kapama gözlerini kirpiklerin demir parmaklıklar gibi iniyor gözlerini ve mavi kirleniyor gözlerinde olsun gözlerin sesinin olsun ama kapama ellerinle gözleini göz kapaklarında yeter bana
??? #328
Karamanoğlu Mehmet Bey’i arıyorum Göreniniz,duyanınız,bileniniz var mı? Bir ferman yayınlamıştı Bugünden sonra,divanda dergahta,mecliste Meydanda Türkçe’den başka dil konuşulmaya diye Hatırlayanınız var mı? Dolanın yurdun dört bir yanını Çarşıyı,pazarı,köyü,şehri Fermana uyanınız var mı? Nutkum tutuldu,şaşırdım,merak ettim Dolandığınız yerlerdekiTürkçe olmayan isimlere Gördüklerine,duyduklarına üzüleniniz var mı? Tanıtımın demo,sunucunun spiker Gösteri adamının showmen Radyo sunucusunun diskjokey Hanım ağanın firstlady olduğuna şaşıranınız var mı? Dükkanın store,bakkalın market,torbanın poşet Mağazanın süper,hiper,gross market Ucuzluğun damping olduğuna kananınız var mı? İlan tahtasının bilboard,sayı tablasının skorboard Bilgi alışının brifing,bildirgenin deklarasyon Merakın,uğraşın hobby olduğuna güleniniz var mı? Beldelerin girişinde welcome,çıkışında goodbye okuyanınız var mı? Korumanın,muhafızın bOdyguard Sanat ve meslek pirlerinin duayen İtibarın,saygınlığın prestij olduğunu bileniniz var mı? Sekinin,alanın platform,merkezin center Büyüğün mega,küçüğün mikro,sonun final Özlemin,hasretin nostalji olduğunu öğreneniniz var mı? İş hanımızın plaza,bedestenimizin galleria Sergi yerlerimizin center room,show room Büyük şehirlerimizi mega kent diye gezeniniz var mı? Yol üstü lokantamızın fast food Yemek çeşitlerimizin menü Hesabını adisyon diye ödeyeniniz var mı? İki katlı evinizi dublex,üç katlı komşu evini triplex Köşklerimizi villa,eşiğimizi antre Sevimlinin sempatik,sevimsizin antipatik Vurguncunun spekülatör,eşkıyanın mafya Desteğe sponsorluk diyeniniz var mı? Mesireyi,kır gezisini piknik Bilgisayarı computer,hava yastığını air bag Eveti,oluru,pekalayı,okey diye konuşanınız var mı? Çarpıcı önemli haberler,fash haber Yaşa ,varol sevinçleri,oley oley Yıldızları star diye seyredeniniz var mı? Vırvırık dağının tepesindeki köyde Cafeshow levhasının altında Acınında acısı kahve içeniniz var mı? Toprağımızı,bayrağımızı,inancımızı çaldırmayalım derken Dilimizin çalındığını,talan edildiğini Özün el diline özendiğine içi yananınız var mı? Masallarımızı,tekerlemelerimizi,atasözlerimizi unuttuk Şarkılarımızı,türkülerimizi,ninnilerimizi kaybettik Türkçe’miz elden gidiyor,dizini döveniniz var mı? Karamanoğlu Mehmet Bey’i arıyorum Göreniniz,duyanınız,bileniniz var mı? Bir ferman yayınlamıştı Hayal meyal hatırlayıp ta,sahip çıkanınız var mı? bir mechul askerden alinti .. tasiyan ..fakir..
??? #329
Bir kez daha anladım yokluğunu, Eve karnım aç geldiğimde, Soğuk tek nefesli, dört duvardan ibaret, Sensiz eve. Artık her kapıyı açtığımda seni uyurken öpemeyeceğim, Dönüp hoş geldin demeni, Karnın aç mı oğlum demeni duyamayacağım. Ablamın senin için açtığı ara pencereden aldım bugünde yemeği, Oturup sobanın yanında yemeğe çalıştım, Durdum önce ağlayacak gibi oldum, Yetimler gibi, öksüzler gibiydim, Öyleydim oysa Görseydin halimi kahrolurdun Anne. Hep derdin ki yeter oğlum ben yaşlandım, Artık al şöyle fidan gibi bir kız o dönsün etrafında, Yoruldum mürivetini göreyim ölmeden.. Olmadı Anne, ne yazık ki olmadı.. Hep yanlış insanlar çıktı karşıma, Bir dileğini bile yerine getiremedim, özür dilerim Anne. 14 evlat doğurdun, 38 yaşında dul kaldın, bir kez olsun düşünmedin evlenmeyi, Zaten vaktin mi vardı ki uğraşmaktan bizle. Bir arada tutmaktı tek dileğin evlatlarını Ne zaman bir kavga çıksa evde bayılırdın, Ağlardın, fenalaşırdın bir şey olacak diye birimize, Seni az üzmedik, özür dileriz Anne. Şimdi hatırlıyorum, Toprağa koyarken bembeyaz, Melek gibi bedenini, Genç kızlık saçlarını, kıpkızıl Bembeyaz ayaklarının bağını açıp, Yanı başına sermek tarumar saçlarını, Ne de çok istemiştim o an, Üstümüze toprağı örtseler diye, Yemeklerde hep aç kalkardın, Bir yavan ekmeği ağzına götürüp, Dalardın düşüncelere. Kızardım sana, Ben tokum derdin, ne de güzel yalan söylerdin, Maksadın aç kalmak değil doyurmaktı evlatlarını, hep bilirdim. Kim bilir aklından neler geçerdi söylemezdin anne. Arada bir ablamlar la dertleşiriz, Sorarız birbirimize, Ne hissediyorsun yokluğunda diye, Herkes dertli, herkes kırılgan Dokunsak ağlayacağız birbirimize. Bir kez daha anladım, Sensizlik yoklukmuş Anne, Yokluklar içinde bıraktın bizi, Sırf bunun için sana kızgınım Anne, Geceler uyanırdım bazen, hep namazda görürdüm seni, Oturmuş uyuya kalmış, Elinde tespih iki büklüm boynun. Kıyamazdım sana üzülürdüm anne. Şimdi durup durup kendimi dinliyorum, Bazen bir film izlerken, Bazen olmadık bir anda aklıma düşüyorsun, İnsanlardan kaçıyorum, gözlerimi görmesinler diye. Bana kızışların geliyor hep aklıma, Sabahları beni uyandırmak için ettiğin diller, Hakkımı helal etmem seni derdin, kalkmazsan, Acaba gerçek miydi söylediğin, Hakkını helal etmedin mi? Etmedin mi Anne, Devam edecek. Yaşadığım Sürece. 10.12.2005 Saat: yokluğunun akşam vakti Ertuğrul Bayam
??? #330
Güneş doğuyor tüm ihtişamıyla Büyüklüğünden büyük ihtiramıyla O ki samanyolunun sülbündedir Varlığı kainatta yok hükmündedir. Dünya dönüyor olanca hızıyla Hassas kalplerin çektiği sızıyla Aklı fikri kıyamet günündedir Ebedi ezelinde,yok hükmündedir. İnsan yaşıyor onca kaygıyla Kimi nefret niza,kimi saygıyla Herbiri yaşamın başka yerindedir Ölüm defterde yok hükmündedir.
??? #331
o kadar acıyorum ki ellerime artık sana dokunamayacaklar ve gözlerimden kayan yaşları silmekten başka hiçbir işe yarayamayacaklar.. o kadar acıyorum ki gözlerime istedikleri an seni bulamayacaklar ve gördükçe el ele dolaşan aşıkları sonbaharın ortasında ki topraklar gibi ıslanacaklar.. o kadar acıyorum ki saçlarıma ellerin tarafından dokunulmayacaklar ve deli bir rüzgar savurdukça yaprakları onlarda köklerinden tek tek sökülüp savrulacaklar.. o kadar acıyorum ki dudaklarıma aşkının susuzluğunda çatlayacaklar ve herkesin dilinde dolaşırken aşk şarkıları sanki yaramazlık yapmış küçük çocuklar gibi susacaklar.. öyle acıyorum ki bedenimin tüm organlarına hepsi sensiz oluştular ve yine sensiz, toprağa karışacaklar.. kalbim desen neden attığını unutmuş bir et parçası daha fazla dayanamayıp kaldığında nefessiz birbirlerinden ayrılacaklar... bana benden başka acıyan kalmamış kültablasını dolduran sigara izmaritlerinin küllerinden sadece birtanesiyim.. dert sardığında keyifli olduğunda ya da mideni doldurduktan sonra iştahla çektiğin bir kaç dumanlık hevesin canlı ifadesiyim...
??? #332
anladım dün gece gittigini ve bir daha hiç geri dönmeyecegini anladım ellerinin elime degmeyecegini sen kız kulesinde saklı bir gül ben ise ona karşıdan bakan aşkını sahillerde arayan bir aşk magduru istedim istedimde atamadım seni yüregimden seni öylesine seviyorum ki seni her gördügümde bin kere yanıyor yüregim her görüşümde bin kere daha yanıyor gör halimi sevdigim içime düştügünden beri yanmaktayım yanıyorum koy yüregime elini söndür yangınımı razıyım yeniden senin olmaya gel dedigin gün çektigim acıları unutmaya hazırım neyin bedeli sevdalıların hasreti şu rüzgara bak nasılda esiyor esmeli seni bana getirene kadar esmeli dur bir dakika dışarıda yagmur yagıyor gökyüzü de benimle birlikte aglıyor
??? #333
[[B]]çığlık çığlığa kalmış karanlıklar kan, ızdırap, çile içinde her yer barışın izleri siliniyor yavaş yavaş maneviyat yok olmuş maddiyat almış yerini. gözlerde yaş kan revan çocuklar sereserpe hepsi birer ceset yürekler virane kırık dökük vicdanlar sızlamıyor kan ile yıkanmış elleri. barış ismi geziniyor ortalıkta görünmüyor kendi sanki hayalet almış yürüyor zamanı hıyanet mal, para, zenginlik bürümüş gözlerini hepsinin yolu kıyamet... [[/B]] 20.11.2006 Saat: 01.10 [[B]]iz_SmyrNa_mir *OrhaN Yavuz[[/B]]
??? #334
[[B]]yağmurda kaybolur sesim at kişnemeleri duyulur uzaktan dalından ayrılmak istemez yaprak jilet gibi keser sessizlik gürültüyü yağmur durur,yağlı ipe doğru gider bulut avucumda bir miktar toprak gül yetiştiriyorum susuz bir mızıka çalıyor hüzünlü bir gül ağlıyor derinden yaprakları kızıl kızıl bacanın ağzına sinmiş dumanlar bir öksürse dağılacak gökyüzüne kördüğüm olmuş boğazlarda bir kerelik sevgilerin sözcükleri yağız bir bulut dolanır havada... [[/B]] (MAYIS 2000) [[B]]iz_SmyrNa_mir *OrhaN Yavuz[[/B]]
??? #335
yapayalnız kalmışsındır artık senden başka herşey seninle değildir bir evin vardır tek oda lambasız ve birde koltuğun sana anılarını hatırlatan bir yadigar tozlu,eski,acımasız işte bu benim arkadaş bu bir odayı doldurabilen yalnızlığın sürüsündeki çobanın verdiği savaş gözlerim karanlığın aşinası bir kaç çatlak iziyle resimlenmiş bir duvarla bakışıyorum şevksiz bırakan sergi oldu çizgiler öksüzlüğün yanlızlığını yudumladı yarınlarım kapımı çalmayan hayırsız sevgi gittiği yerden gelse yarın... işaret oldu gelmesine kalbimde yanan alevlerin dumanı ışık oldu yoluna karanlığımın onca aydınlık arasında sırıtması tam cesaretim silahlanmışken kendimi korkularımdan koruyorum ruhumun hergün tanıştığı bedenimle yabancı ölümü bekliyorum
??? #336
doğmayan günün sancısıyım meydanlarında nefsimin belalısı gönlümde yatanın sevdalısı yollar uzuyor şedit,sinsi,kavisli tuhaf yalnızlıklar anaforunda gizli yaralandı düşler,vampirce gülüşler,sinsi... şeytan,tuzak elebaşısı,cehalet,gizli... gecelerime efkar,yüreğime hüzün,sindi. dur,gitme diyen beste,senin sesindi ellerin uzandı ergümanlardan yüreğim ellerinde iniltileri...itme! ne olur boynumu büküp gitme mahrem duyguların şahikasından ruhum kanatlandı şahlandı meydanlarındayım yine alnım secdede...
??? #337
öyle özledi ki yüreğim seni yetmiyor artık anlamı kelimelerin 'özledim' diyorum ama kifayetsiz kalıyor hislerim görmen lazım içini kalbimin mahşer yeri sanki... avaz avaz seni arıyor gözlerim...
??? #338
MAHCUBUM sana sevdiğim demeye gözlerimle gözlerine bakmaya adını dualarımda söylemeye mahcubum sevdigim mısralarımda söylemeye dilenci misali aşkını aramaya rüyalarımda görmeye hayalini düşlemeye mahcubum sevdiğim Korkma Birtanem Sevgimden Sonzuz Aşkımdan Beni anlamanı Beklemem senden Sende Sev diyemem Benim kadar Seni Kalbimde Gönlümde Yücelttim Kimseler erişemez Sende eriş diyemem Birtanem Gözbebeğim şarkılarda şiirlerde hayalimde düşlerimde yüreğimde gönlümde sızlayan ruhumda inleyen bedenimde gözyaşlarımda sen varsın gözbebeğim TUTSAK www.siirgezginleri.net deyim KORAKULAÇ BUNLAR SEVDİKLERİM Haksızlık bu geçen yıllar Hani dün söylemiştin Bana sevdiğini Havam suyum aşım ekmeğim diyordun durduramadın zamanı Haksızlık değilmi bu sevgiye Kader kurbanı olduk Artık maziyi seyrediyoruz Ne gelir elden Sen tutsak ben tutsak
??? #339
Aşk olsun sözlerin,meşk dolsun boş kadehim ister öldür, ister sat gözlerimi,sensiz birakma yeter ki.. Sevsem ölürsün,sevgiye şüphesiz tüter bafra cigaram.. Ağlamak, her virgülden sonra içine çekmek son nefesini İşitmek, tecelli eden her bedende seni.. Sıralamak,göreceli hiç bir şey kalmaması adına uzatmak bütün yalanları.. Aşk olsun sözlerin,meşk dolsun boş kadehim.. Defteri dürülmüş sözlerimin neyzen ne çare! Ezberledim elinin tüm kıvrımlarını,mühürü dilimde, tam tersine tek müşterisi kulak.. Cümlemin eline tut ,baş harfin yine boynunu bükmüş, şaşırmışmı ne? Hadi doldur kadehimi ,aşk olsun sözlerin..
??? #340
kurtlar hangi dağda ölmekte, ölümün sesi hangi kulaklarda çınlamakta? çok mu ıssız, çok mu karmaşık yaşamak? puhu kuşlarının ötüşü taşıyor aydınlığa,buralarda çıt yok. havada kelimeler uçuyor, yaklaşamıyoruz eller uzanıyor, tutamıyoruz. bir hışırtı, hangi kitaba ait belirsiz... sayılardır tapınmamız sevgimiz... kayıbız. biz. kaybolan herşeyde biz varız biraz. herşey bizde kayıp. puhu kuşlarının kanatları karanlık buralarda ışık yok. susuyorum. susuyorum, içtiğim karanlık
Başa Dön