İzEdebiyat Teknik
23 görüntülenme · 210 ileti
http://www.izedebiyat.com/yazar.asp?id=5712
Burada son yazdığım şiirler onaylanmış ve çıkmış...
Sahne arkasında da öyle...
Yalnız anlayamadığım nokta henüz sitenin şiirler albümünde çıkmaması...
Acaba sehven bir hata mı vardır,varsa düzeltilmesini rica ederim...
selam ve sevgilerimle,
Lütfi AKARÇAY
Sayın İzEdebiyat yetkilileri,
Bendeniz eski bir üyenizim (aynı zamanda yazar). bzilan@hotmail.com adresiyle üye olmuştum. Sayfamın adı; Bilal Zilan - Yitik Coğrafya idi. Ancak e-mailim çalındı ve ben de uzun süre internetten koptuğum için şifremi de unuttum. Şu an sayfamı değiştiremiyorum.
Sizden ricam: Ya sayfamı tamamen silin ya da aşağıda vereceğim yeni e-mailime bir şifre gönderin ki sayfamın kontrolünü sağlayabileyim.
Şimdiden göstereceğiniz ilgi için teşekkür ederim.
Bilal Zilan
bilalzilan@hotmail.com
Not: E-Mail ve iletişim sayfasından ulaşamadığım için buraya yazdım. Umarım ki bu defa mesajım yerine ulaşır.
ben aranıza yeni katıldım.cocuklugumdan beri sürekli kitap okuyorum.nedense 1 yıldır sürekli bir kitap yazmayı düşlemeye başladım.o kadar yogun bir istek ki anlatamam.oturup saatlerce günlerce yazmayı istiyorum.komik olan şu ki sanırım yetenek ya da yaratıcılık eksigim var cünkü ne ne yazacagımı biliyorum ne de nasıl başlayacagımı.sizce bu nedir. aslında bir başlasam sonra şelale gibi akacagını biliyorum.bana yardımcı olup yol gösterecek biri varmı
Kişisel fikrimdir.
Ben kitap vs vs hiçbir şey yazmayı düşlemedim hiç! ama evin yeryerinde sayfalar uçuştu saçma sapan şeyler belkide anlamsız ama benim kelimelerim daha doğrusu doğurma yeteneği olmayan biri olsamda onlar doğanlardı benden.
Nacizane tavsiyem ben şunu yapmalıyım bunu arzu ediyorumdan çık kitap yazmayı hayal etmek?böyle bir şey yok at kafandan.Sen kendini, yazmak istediklerini ,yazmaya başla bir an önce neyi akıtmak, boşaltmak istiyorsan düşünce dergahından akıt...sonra akanlarla bir kahve alıp eline arkadaş ol...Ozaman bir kitap gelirmi gelmezmi anlayabilirsin.Sana kimsenin söylediği yazdırmaz yada seni kitap sahibi yapmaz ben okadar az okuyan ama çok iyi yazan bir iki insan tanıdım kiii sen çok okuduğunu yazmışsın yinede yazmıyorsan sadece bir hayal kafanda yerleşmiş ama hiç hareket etmeden bunla yatıp kalkıyorsan oda senin sorunun!
Başlamanın bir yolu yok iki saattir birşeyler yazdım ne demek istiyor bu diyorsundur eminim yolu yöntemi yok başlamanın ::içinde ,düşüncende vardır yada yoktur varsa elinde tuttuğun kalemle akar gider zaten.
Saygılar yasemin deniz'e Che'den.
herkesin cevap vermeye ve hatta konusmaya bile üsendigi bır toplumda bana cevap vermen bence cok güzel.silkelendim ve kendime geldim.evet haklısın hiç bir şey yapmadan sadece canım istiyor banane ben yazar olacagım demek cok sımarıkca.yıllardır günlük tutuyorum.belki de sorun yazdıklarımı kimseye gösteremeyecek kadar kendime güvensiz olmam.başkalarına gösterecek okutup fikirlerini alacak düzeye asla gelemeyecegim düsüncesi beni hareketsizlige ve yukarıdan ilham gelmesini beklemeye itiyor.yaratıcı yazarlık ile ilgili bir kitap sipariş ettim.onu okuduktan sonra da yine bu foruma okumanız için bir yazı gönderemezsem sadece okuyucu olarak kalacagım.
tekrar tesekkürler sevgili CHE
Neler oluyor? Önceleri gönderdiğimiz çalışmalar bir hafta yahut on günlük bir onay süreci bekledikten sonra sayfalarda yer alırken, sonra sonra bu süre yirmi-yirmibeş güne kadar çıktı. Yoğunluk diye kendimizi avuturken, bu kez bir süre server arızaları nedeniyle yazdıklarımız kaybolmaya, hiç yayınlanmamaya başladı. Bunu da teknik bir sorun olarak kabul ederken, son üç aydır gönderdiğim çalışmaların yayınlanmasını, çoğunlukla çalışmayan iletişim@izedebiyat.com adresine ya da editor@izedebiyat.com adresine rica minnet yapmama borçluyum. Ve bugün itibariyle tam beş haftadır onayda bekleyen bir çalışmam için yazdığım e-posta da kafi gelmemiş olmalı ki, hala onayda kuzu gibi bekliyor. Üzülerek diyemeyeceğim, bilakis hiç bir üzüntü duymadan İz edebiyat üyeliğimi sona erdirmeyi düşünüyorum. Buradan benzer şekilde şikayetçi olan bütün diğer edebiyat katılımcısı arkadaşlarıma da sabırlar temenni ediyorum.
Saygılarımla.
Bakın; şimdi İzedebiyat ana sayfasında, Yaratıcı Yazarlık Bölümünde, daha üç-dört gün önce yazdığım bir sezrenişi okuyorsunuz. Muhtemelen şu yazdıklarımın iki ya da üç satır üstünde, günlerdir yayınlanıyor. İfade ettiğim sıkıntının çözülmemesi teknik bir sorun mu, bir aymazlık, bir vurdum duymazlık mı, takdir sizlerin sevgili okuyucular...
Ve bugün sisteme giriş yaptığımda,haftalardır değil aylardır onayda beklediğini söylediğim çalışmam SİLİNMİŞ...Evet, yok olmuş...Haftalarca beklerse yok olur elbette.
Böyle mi oluyor amatör edebiyata değer vermek? Ben öyle bir kaç ay değil, yıllardır İz Edebiyat okuyucusu ve yazarıyım. Ve bu sıkıntılar baş gösterdiğinden beri ısrarla iletişim kurmaya çalışarak, üşenmedim, e-postalar attım.
İnternet amatör edebiyata yer veren bu pastadan payını alan sadece İz Edebiyat mı? Nice başka siteler var. Ve kendi imkanlarınızla değerlendirip, burada noksanlığı artık gözlerden kaçmayacak kadar devasa hale gelmiş profesyonelliği, başka sitelede gözlemlemenizi rica ediyorum.
Haftalardır bekleyerek yayınlanmayan ve sonunda - şimdi bana e-posta atarak teknik bir sorun diyeceklerdir- kendiliğinden silinip gitmiş olan çalışmam ise İngilizce ve Almanca çevirisi ile İnternational Literature Club (Uluslarası Edebiyat Derneği ) tarafından geçtiğimiz Şubat ayında İnsprition (İlham) Ödülü'ne layık bulunmuş bir eserdi.
22 Mart 2007 (Bugün) itibariyle bütün çalışmalarımı siliyor, bir daha da İz Edebiyat üzerinden hiç bir çalışmamı okuyucularımla paylaşmıyorum.
Herkese saygılarımla...
Yazınızın İzEdebiyat'a kabul edilmemesi için aşağıdaki nedenlerden biri yeterlidir:
• Başlık, tanıtım ya da metnin tamamı büyük harfle yazılmıştır
• Başlık, tanıtım ya da metinde türkçe karakter kullanılmamıştır.
• Başlık ya da tanıtımda imla hatası yapılmıştır
• Yazı yanlış kümeye eklenmiştir
• Yazı, Yayın İlkeleri'nde belirtilen maddelerden birine ya da birkaçına uymuyordur.
• Aynı yazı bir defadan çok gönderilmiştir.
Bir ihtimal, gerçekten de dediğiniz gibi teknik bir sorun yüzünden bu durum meydana gelmiştir; acı bir durum, ama bilgisayarlara ve internete her zaman güven olmuyor. Serverlar sapıtıyor, bağlantılar kopuyor, deprem oluyor, hatlar kesiliyor... ve daha nice korkunç senaryolar...
Yine bir ihtimal, insanî bir hatadan yazınızın kaydı silinmiş olabilir. Örneğin, çok seyrek de olsa, farkına varmadan fareyle kabul etmediğimiz bir yazı yerine, bir üstünde ya da bir altında yer alan yazıyı silebiliyoruz. Fark edersek, yazara bu durumu bildiriyoruz. Ama bilgisayarların hata yapabildiği bir dünyada, bazen biz de hatalarımızı fark etmiyoruz.
Üçüncü bir ihtimal, kişisel bir gerekçeyle yazınız editörümüzün hoşuna gitmemiştir. Başka bir web sitesinde aldığınız bir ödül, ne yazık ki İzEdebiyat editörlerinin de yazınızı peşinen onaylıyor olması anlamına gelmiyor.
Her gün onlarca yazı geliyor, her hafta onlarca yazı şu ya da bu nedenle editörler tarafından eleniyor. Bu arada gerçekleşmiş olabilecek teknik ya da insanî bir hata yüzünden elenen güzel bir yazının elbette bütün sorumluluğu bize ait.
Ama yine de size tavsiyem, İzEdebiyat'tan çekilmeden, ve bu sitenin ne kadar berbat bir site olduğunu, sitenin forumunda bağırıp çağırıp ilan etmeden önce, yazınızı bir kez daha bize göndermeniz olurdu. Elbette, böyle bir şey yapacağınızı düşündüğümden değil, ama belki o zaman yazınız sessiz sedasız onaylanır ve hayat kaldığı yerdem devam ederdi.
Yazınızın sizin için çok değerli olduğunu tahmin ediyorum, haklı ya da haksız bir gerekçeyle onun kabul edilmemesine de içerlemenizi anlayabiliyorum. Ama İzEdebiyat'ta onaylanmayan her yazı için, her yazar böylesine bir tantana çıkarsaydı, hiç kuşkunuz olmasın, bu site kurulduktan bir ay sonra kapatılırdı.
Saygılarımla,
Diren Yardımlı
[[I]]Amatör edebiyata değer vermeyen,
yedi yıllık bir amatör edebiyat sitesinin,
değer bilmez yöneticisi.[[/I]]
Murat Serdar A®slantürk!
Kimsin sen yahu? Yedi olmasa da baya bi senedir cevap bulamadı serzenişlerim. Sen ne mübarek bir insanmışsın ki ayı inine çomak sokmakla kalmayıp, içeriden ses bile aldın. Seni ayakta alkışlıyorum. Ve altında imzası bulunan bu kişi, sitenin ne derece berbat olduğunu ilk defa duyuyormuş gibi, poposu havada, başı kumun dibinde adını hala ne yazık ki kullandırıyorsa… Murat Serdar sen bir idolsün. Ve senin yazılarını biz aciz kullarından esirgemen, bize daha doğrusu bana verilmiş en büyük cezadır. Birileri ironi yapmış… Kaşımla gülüyorum ki zira çatıktır... Ve yine eminim ki sen Direnin kankasısın. Diren de topal bir masa rolünü kesmiş kendine. Ayağına diken batmış topal bir masa… Keşke topallık eklemlerle bağdaşık olsaydı. Zihin!
Ne var korkacak
Tel dolap mı yıkılacak
İçinde iki zerzevat
Biri Nebahat
Sevgili Nida,
Normalde forumlara gerekmedikçe "maydonoz olup" yorum yapmıyorum. Ama bu defa izedebiyatın bir takipçisi ve yöneticisi olan kişilerin bulunduğu yoğun çalışma ortamına şahit olmuş biri olarak müdahale etme gereği duydum. Her ne kadar benim de gerek teknik sorun nedeniyle gerekse ozel nedenlerle yazdığım iletilerim ve mesajlarım bazen yanıtsız kalıyor olsa da tüm mesajlarımıza her zaman cevap almayı beklememeliyiz. Bu site zaten üstlendiği misyonu pek çok siteden çok daha iyi yerine getiriyor ki hepimiz bu platformda yazılarımızı paylaşmayı tercih etmişiz. Ben kendi adıma bu siteye sakinleşmek, kafamı dinlemek, biraz okumak için giriyorum. Ama forumdaki "yüksek sesler" ister istemez benim de tansiyonumu çıkartıyor, rahatsızlık uyandırıyor, okumadan siteyi kapatıp çıkasım geliyor. Aman ne olur bu edebiyat sitesine de kavga karıştırmayalım...
Sevgilerimle,
Sebnem Piskin
Takipçi mi, yönetici mi? Her neyse bir gönül işi ikisi de. Beni üzen konu; bunca zamana sığdırılan sağırlık… Hobi! Bir edebiyat sitesi kurmak sadece bir ego işiyse, yazanlar da egoist olmakla suçlanamaz elbet. Ben dahil sunulmuş bir eserde kırka yakın imla hatası yapanlar da olmuştur. Ama olay bir yerden sonra kopmuş, popüler savaş meydan muharebesine dönmüştür.
“Aman ne olur bu edebiyat sitesine de kavga karıştırmayalım...” Sayın Şebnem; rahatsızlık duyduğunuz bu konu benimle başlamadı. Benlen de sonlanmayacak. İlke meselesi… İlkesizlik meselesi… Birden çok müdavim bu siteyi hala olanlara rağmen yaşatmak istiyorsa birilerine duyduğu saygının eseri olsa gerek. Dönüp bir ardınıza bakarsanız demokrasi uğruna verdiğiniz tahribatı umarım ki görürsünüz. Ben gözünüzde bu atgözlükleri varken bunun olacağına asla inanmıyorum. Boşuna etrafta katil aramayın, bu sitenin katili sen ve sensin.
Sayın Diren Yardım'lı;
İçten ve samimi cevabınız için müteşekkür olduğumu ifade ederek,İz Edebiyat sayfalarında bu tür bir tartışmaya istemeden sebebiyet verdiğim için üzgün olduğumu ifade ediyorum.
Ne var ki; sizlerle iletişim kurmamız, bildirdiğiniz e-posta adresleri ile mümkün olmadığı için burada ''İlanen Tebligat'' yapmak zorunda kaldım.
Sevgili Nida'ya ve Sebnem'e de hem destek ve hem de uzlaşmacı tavırlarından ötürü teşekkür ediyor,bu tür münakaşaların daha da alevlenmeden son bulmasını ümit ederek bütün İzEdebiyat ailesine saygılarımı sunuyorum.
Amatör edebiyatın olanca genç, diri ve heyecanla yaşandığı her yerde buluşabilmek ümidiyle.
Sayın İzEdebiyat yetkilileri,
Bendeniz eski bir üyenizim (aynı zamanda yazar). bzilan@hotmail.com adresiyle üye olmuştum. Sayfamın adı; Bilal Zilan - Yitik Coğrafya idi. Ancak e-mailim çalındı ve ben de uzun süre internetten koptuğum için şifremi de unuttum. Şu an sayfamı değiştiremiyorum.
Sizden ricam: Ya sayfamı tamamen silin ya da aşağıda vereceğim yeni e-mailime bir şifre gönderin ki sayfamın kontrolünü sağlayabileyim.
Şimdiden göstereceğiniz ilgi için teşekkür ederim.
Bilal Zilan
bilalzilan@hotmail.com
Not: E-Mail ve iletişim sayfasından ulaşamadığım için buraya yazdım. Umarım ki bu defa mesajım yerine ulaşır.
Merhabalar
Seneler önce İzEdebiyat'a yazar olarak üye olup iki şiirimi yayınlamıştım. Geçenlerde 10 civarında şiirimi topluca girdim ve hemen ertesi gün hevesle yayınlandığını görmek için bakındım. Onaylanmamışlardı henüz. Bir iki hafta sonra tekrar baktım, hala onaylanmamışlardı.
Acaba teknik bir sorun mu var, forumlara bakayım deyince, kısa süre önce bu konu yazılmış forum girdilerini gördüm. Ne yapalım, boynumuz bükük, bekleyeceğiz.
Internet'in hızlı dünyasında eski alışkanlıklarımızı kaybettik ve bazı şeylerin delice hızlı olmasını bekliyoruz. Oysa mesela the Economist'e abone olduğunuzda, ilk sayı elinize 5 hafta sonra, yani 5 sayı sonra ulaşıyor!
Yayın dünyasında bazı şeylerin ağırlığı olması gerekli. Üstelik kişisel fedakarlıklara dayanan sistemlerin bu kadar uzun süre, görece sağlıklı yürümesi bile mucize!
Sayın Diren Yardımlı, bu durumda acaba şiirlerimin onayı ne kadar sürer diye sorma niyetiyle girmişken, bu sorumu yutuyorum ve editoryal işlerle ilgili çok vakti olmayan bir insan olmakla birlikte acaba bir yardımım dokunabilir mi, bu tür bir katılım cepheniz var mı diye soruyorum.
Belki bu soruyu sorduğuma pişman olurum bilmiyorum ama, ilgilenirseniz ve beni merak ederseniz:
mustafa_acungil@yahoo.com eposta adresimden ve http://mustafaacungil.spaces.live.com blog adresimden bana ulaşmak / beni biraz incelemek isteyebilirsiniz.
Telefonda konuşmak isterseniz, mailime size ulaşabileceğim bir numara atmanız yeterli olacaktır.
Bu taş ağır bir taş, tek başına kaldırmak mümkün olmaz. Tuz lazımsa, çorba içmek umuduyla ele aldığımız kaşığı bırakıp tuzluğa da uzanırız.
Saygılar
Mustafa Acungil
Not: Teknik yönümde olduğu için bir öneri: Bu girdiyi yazdığım alanın altındaki düğmede Sakla yazıyor. Bence Türk Dil Kurumu'nun da bir hatası bu. Mesela SQL Server'da Stored Procedure'ü Saklı Yordam olarak çeviriyorlar. Oysa kimsenin kimseden birşey sakladığı yok. Saklı Yordam yerine Yüklü Yordam daha doğru olur. Aynı şekilde burdaki düğme için de Yükle ya da daha iyisi Gönder kullanmak daha yerinde olabilir.
Teşekkürler.