"Yazarın hayatı, kelimelerin kölesi olmaktır; en azından, bir sonraki cümleyi bulana dek." – Ursula K. Le Guin"

?

???

July 2026 tarihinde katıldı

Son forum iletileri

?
Yeni Yayınlar
Kitap Dünyası
Kenan Bey, sizin tecrübelerinizle hareket etme şansım taktir edersiniz ki mümkün değil. Bu nedenle söylediklerinize bir anlam veremiyorum. Yoksa olan biteni onayladığınızı mı anlamalıyım? İleti sayısına göre mi insanların konuşma hakkı var? Abuk subuk yüzlerce ileti gönderdikten sonra herkesten fazla konuşma ve eleştirme hakkım mı olacak? İzedebiyatın arka yüzü değil mi bu forumlar? Burada insanların edebiyatı ne kadar sindirdikleri ortaya çıkmıyor mu? Burası insanların yüzleşme odası değil mi? Söz hakkım yoksa sayın yöneticimiz uyarsın: ‘Kes sesini! İleti sayın kadar konuş!’ desin. Size de biraz çocukça gelmiyor mu bu? Tanışma, kaynaşma meselesi ise zamanın üstesinden geleceği bir durum. Yoksa forumlara yazmanın bir şartı da ‘Önce tanış sonra kaynaş daha sonra yaz.’ şeklinde mi? İlginç. (Kimi zaman son yapmam gerekeni ilk yaptığım anlar olmuştur ama daha ilk iletide bunun deşifre edileceğini hiç düşünmemiştim açıkçası.) Yusuf Ziya Bey, isim istiyorsanız hemen vereyim. Siz, Nida Bey ve Kenan Bey. İleti atmama neden olan ise sizin sakin yanıt ısrarcılığınızın üzerine sakin suskunluğu seçmeniz ve Nida Beyin msn davetidir. Bir de Diren Beyin çok ama çok gecikmiş uyarısı. Beni ilgilendirmediğini düşünebilirsiniz ama inanın onca ifadeden sonra bunlar bana garip geldi. İnsan kendini aldatılmış hissediyor. Her şey yalan mıydı? Şöyle bir soru insanın aklına geliyor. Arkadaşlar forumda renkli kavgalar edip özel yazışmalarında kanka mı oluyorlar? Yeniyim, ileti sayım bununla birlikte 2. Fazla mı ileri gittim bilmiyorum ve kimseye haksızlık etmek istemiyorum. Ama inanın dışardan görünen bu.
?
Yeni Yayınlar
Kitap Dünyası
yazını biraz anladım. biraz da anlamadım. açarsan sevinirim. eleştirdiğin kişiyi anladım da... [[B]]"Üzüldüğüm nokta, gerçekten yazılarını takip ettiğim ve saygı duyduğum insanların bir şekilde bu süreçte yer almış olmasıdır." [[/B]]diyorsun, keşke isim verseydin. nedense eleştirirken gözünü çıkarıyoruz da iyi şeyler söylemeye gelince gizli - saklı, sanki utanılacak bir durummuş gibi davranıyoruz. ben bütün katılımcılardan begendikleri, sevdikleri yazı ve şiirleri açıkça yazmasını bekliyorum. yazar kütüphanelerinden çok yazar-şair keşfettim. bir yolu da bu olabilir; iyiden haberdar etmek... saygıyla...
?
Öykü Atölyesi
Ruh Katılımı (Ortak Yaratıcılık)
Evet, biz kendimizce başladık sayılır. Öyküye henüz ad koymadık. isterseniz yazarken kendi adını kendi koysun, şimdilik yalnızca korku öyküsü olsun. Soğuk ve yağmurlu bir gündü. Uzaktan duyulan ayak sesleri birden hızlandı. Ardından bir çığlığı izleyen sert bir fren sesi duyuldu. Sonra ortalığa derin bir sessizlik çöktü.(Deniz Canefe) Anne birden irkildi, henüz eve gelmeyen Can geldi aklına, bu okulun da bu saate kadar devam etmesi şart mıydı. Kocasına da kızıyordu, her akşam iş dönüşü iki kadeh atacağına, Can'ı alıp gelse olmaz mıydı!(Olgun Onur)
?
Yeni Yayınlar
Kitap Dünyası
İkinci, hatta yanılmıyorsam, üçüncü kez dikkatimi çekiyor... Foruma henüz "ilk" iletisini atan arkadaşlar nedense sıkı bir eleştiri yapmak için giriyorlar bu zahmete. "Nedir sizin bu yaptığınız" konulu sözlerin sahiplerinin ileti sayısına bakıyorum "1" ... Arkadaşlar, hoş geldiniz, önce kaynaşalım, tanışalım. Kimsenin, yalnızca okuduğu ya da onu bile pek yapmadığı bir foruma girip eleştirip gitmesi hoş değil bence... Herkes bir çuval konuşursa kimin kusurlu olduğuna bakarız; ama sadece iki laf eden elbette her zaman "en" suçsuz, en kusursuzdur...
?
Yeni Yayınlar
Kitap Dünyası
İki kalemli, iki yüzlülerden, Bir karış beberuhi fikirlerden, Kırılmayan taş yüreklilerden, Sıkıldım ve yoruldum, Serseri ve deli mayınlardan, Ne dediği anlaşılamayanlardan, Kendini bir yerlerde sananlardan, Bıktım ve yoruldum. Şimdi öleceğim kahrımdan, Yazılanlar çizilenler hep sıradan, Teğet geçiyor edebiyatla sıradanlık aradan, Ben bunlardan sıkıldım, bıktım ve yoruldum. Ama yine de unutmayın, Sizleri de sevmeye çalışıyorum...
?
Yeni Yayınlar
Kitap Dünyası
Diren beye sormak gerek bu uyarı biraz(!) gecikmiş değil mi? Günlerce devam eden (afedersiniz ama abuk subuk) reklam iletilerinde ve seviyeli(!) tartışma iletilerinde bu durum hiç mi dikkatinizi çekmedi? Ayrıca sayfalarca süren seviyeli(!) tartışmaların ardından dostluğun(!) kazanmasına sevindim. Bunca hakaretten sonra uzlaşabilmeniz takdire değer bir durum. Büyük aşklar büyük kavgalardan mı doğar diyorsunuz? Yoksa bunca laf poffffff mu? Açıkcası hayretler içinde ne kadar da iddialı olduğunuzu takip etme yanlışlığını yaptım, oldukça sinir bozucuydu. Oysa her iddia sahibi kudret sahibi değildir ne yazık ki. Bildiğiniz üzere iddianın birkaç anlamı var. Ne yazık ki sizinki hoş olmayan tarife giriyor. ‘Reklamın kötüsü yoktur.’ mantığını taşıyan bir beynin edebiyata ne kazandıracağını da ayrıca merak ediyorum doğrusu (Şimdi bu cümleyi baz alıp da bir pazarlama tekniği kullanarak ‘O kadar merak ediyorsan takip et, önce kitabımı al!’ diyebilirsiniz diye korkmuyor değilim, heyhat ne şizofrenik bir ruh hali.). Sonuç olarak bu reklam furyasında figüran rolünü üstlenmek mi? Asla. Söylenecek fazlaca sözüm yok. Üzüldüğüm nokta, gerçekten yazılarını takip ettiğim ve saygı duyduğum insanların bir şekilde bu süreçte yer almış olmasıdır.
?
Edebiyat ve Felsefe
Edebiyat Tartışmaları
Edebiyat'da demokrasi yalnızca ticari edebiyatta gerçekleşebilir. Bu da aslan-sırtlan-akbaba-parazitlerdeki demokratik yemek paylaşımı gibidir. Zaten hali hazırda modern demokrasi de bunu salık verir. Paylaşım, iktidarın paylaşımı veya yoksulluğun paylaşımı, demokrasinin modern çağdaki sağlayıcısıdır. 'Ticari olmayan edebiyat var mıdır?' dersek. Cevabını bu soruyu soran sormakla verir zaten. Çünkü böyle bir soru ancak edebiyattan para kazanmak isteyenlerin aklına gelir. Edebiyat aslında insandır ve ancak fahişeler ve köleler ticaridir. İnsanın başka satılık bir şeyi yoktur çünkü. Ancak ve ancak bedenini satar. Ruhunu asla satamaz. Edebiyat da insan tininin her türlü halidir. Satılık değildir. Bu bağlamda edebiyatta demokrasi mümkün değildir. Kimse kendine rağmen başkası olamaz. Ama tabi ki isteyen Orhan Pamuk okur isteyen Ahmet Altan. Bu onların edebi olduğunu göstermediği gibi okuyanın da özgür olduğunu göstermez- hele bu kadar reklam varken-. Ne dersiniz Sayın bu forumda çok çok anlamlı tartışmalar yapan çok değerli yazar-?- arkadaşlar.
?
Şiirhane
Edebiyat Tartışmaları
?
Yeni Yayınlar
Kitap Dünyası
İsa Bey, Duyarlılığınız için teşekkür ederim. Site kurulduğundan beri gelen yazılarda başlıkların sadece büyük harfle yazılmaması için bir denetim uyguluyoruz. Eskiden bu tür yazıları kabul etmiyorduk, şimdi ise bu kuralı ihlal eden (çünkü bu bir kural) yazılardaki bu ihlali biz gideriyoruz. Bu sitenin genel görsel estetiği gereği. Bunu da sadece belirleme hakkımız yok, bu doğrudan bizim yükümlülüğümüz ve görevimiz. İzEdebiyat'ın görselliği doğrudan bizim sorumluluğumuzda ve bizimle ilgili. Sizi uyardığım konu, aşağı yukarı tüm forumlar için geçerlidir. Tipografik olarak büyük harf sadece başlıklarda kullanılır, biz ise standart olarak başlıkları da küçük harfle yapmayı uygun görüyoruz. Dikkat ederseniz, sizin dışınızda kimse bugüne dek böyle bir yönteme başvurmadı. İnternette herkesin küçük harf kullandığı bir ortamda sadece büyük harfle yazmak bir "öne çıkma" çabası olarak algılanmaktadır. Birkaç yıl önce yazarların gönderdiklerin yazıların renklerini ve punto boylarını belirleyebilmeleri için bir arayüz geliştirdik. Daha sonra bunun doğru şekilde kullanılmadığını gördük (18 puntoluk, pembe harflerle yazılmış şiirlerin gelmesi üzerine) bunu kaldırdık ve tek tip yazıya geçtik tekrar. Sayfa düzeni ve dizgicilik bir sanattır, İzEdebiyat'ta yazıların üzerinde yer alan başlıkların ve tanıtım paragraflarının ne şekilde durması gerektiği konusunda yeri geldiğinde günlerce tartışıyoruz. Bu seçimi sayfaya dengeli ve gözü rahatsız etmeyen bir uyum vermek amacıyla biz yapıyoruz, yazar ve yazar adaylarına bırakmıyoruz. Saygılarımla, Diren Yardımlı NOT: Kâmuran hanımın belirttiği nokta "puntoların ufalmış olmasıydı", yani İzEdebiyat olarak bir değişiklik yaptığımızı sandı. Oysa durum bu değildi, kendileriyle Kenan Bey irtibata geçti ve değişikliğin kendi bilgisayar ayarlarından kaynaklandığını anlattı.
?
Yeni Yayınlar
Kitap Dünyası
nida sanırım engelledin beni, ben kaydettim seni ama ortada yoksun,
?
Genel Tartışma
Açık Büfe
[[I]]Sezai beni nonoş yapmış, geçelim[[/I]] nonoş degil, nidoş dedim, demez olaydim. Gereksiz yere alinganlik gosteriyorsun. rahatlayacaksan, sende bana sezoş de, odeselim. sen, beni buranin yazarlarindan biri sanip, kim oldugumu ogrenmeye calisiyorsun, ama degilim. Kac kere rastladim bu sitede, editore yada birilerine kizanlar hemen digerlerini ya email'e yada nida'nin yaptigi gibi msn chat'e cagiriyor. isa onlar pis kaka onlarla oynamayalim, aramizda oynayalim. doktorculuk oynayalim, sen hemsire ol. isa'ya yapilan -uyari bile degil- ricanin ne kusuru var. Niye celallenirsiniz. Izedebiyat sitesine garaziniz varsa acik acik ifade edin kardesim. Turlu bahaneler ardina saklanip tas atmak size yakisiyor mu? bence, evet. sezai
?
Yeni Yayınlar
Kitap Dünyası
Benle msn ye gel. anber55_@hotmail.com Bekli yorum.
?
Yeni Yayınlar
Kitap Dünyası
Benle msn ye gel. anber55_hotmail.com Bekli yorum.
?
Yeni Yayınlar
Kitap Dünyası
Nihayet sansürü uygulamaya başladınız. Çöktü mü demokrasi anlayışınız. Neyse bazen susturmak da demokrasinin gereklerindendir. De birinin dilini bağlarken, diğerini cesaretlendiriyorsanız, aklınızı aynaya tutun, derim. Farkındayım üstünüze çamur sıçramasını istemediğinizin. Ama susup sonradan masaya yumruk vurmak, sıçramadığına delalet, değildir. Benim tehdidim bir palyaçonun pembe burnunu çıkartıp sahnenin ortasına atmasından öteye geçemez. Gülmek zorundayım… Sizler ne kadar “şahmeran olarak” yargılasanız da ben insanlara önemin bilinci içindeyim. Hani hep ruh ikizinden bahsedilir insanların, “termostat gibi bana ısınır, ışık sönünce de konuşmaya başlardı.” Buzuldan sonra çim görmek veya denizden sonra toprak, hatta buluttan sonra pist görmek… Yaş olarak büyük olsam da görüş olarak çok daha yeni zamana yakınsınız. Hiçliğin anlamını bilmeniz bir kez daha bana var olanları öpme onurunu yaşattı. Benim muşka eylülde iki yaşına girecek. “Çiğdem”… Şu termostat, bulmak için yine karanlığı baştan aşağı boyadım. Ama asıl adam Muşka… Damgasını yine vurdu. Valla eskimemiş. Sitem de öldü. Dudaklarım iki yana gerilmekten, elmacık kemiklerime tam vatoz zamanı. Kızamıyorum. Ama bir ricada bulunmama engel değildir arzum, sanırım… Sezai beni nonoş yapmış, geçelim. Arzum takma isimlerle forumlara girilmemesi. Ben girdim zamanında , yolöten ve Latin olarak ama onalar hep kendi şiirlerini yazdı. Bu kimliksiz kişiliklere karşıyım.
?
Yeni Yayınlar
Kitap Dünyası
Diren bey, Biçimi belirleyen yazarın kendisidir, yani bunu sizin belirleme hakkınız yok ki, Nasıl ki ne yazacağımızı belirleyen siz olamayacağınıza göre, yazının büyüklüğü konusu da yazarı ilgilendiren bir durum, ressamın kullandığı renkleri, biçimi belirleyemezsiniz, Ki siz, forumda olan bunca savaşa, saçmalığa son vermeyip, belli bir kültürün oturması için yasakçılığı seçmediniz, Ki beni de siteden atmadın, Ki onca palavrayı da gördün, ki aşağı yukarı tanıdın beni, Sevgili hocam, Şimdi sana birkaç şey söyleyeyim, Kamuran hanım da temas etti, bu puntolar küçük diye, Zaten ben bu siteye girdiğimde gözlerim bozuldu, yazılar çok küçük, Şimdi alıştığım için sorun olmuyor, Siz bu puntoları neden bit kadar yapıyorsunuz, İnsanların gözleri bozulacak, Gelelim benim yazıklarıma, küçült dedin, küçültürüm, bunu sana olan özenden, saygıdan dolayı yaparım, hepsi bu,
Başa Dön