Hoşgeldiniz Sayın Fatih Yavuz Çiçek.......Nice paylaşımlara doğru sevgiyle kalın.
?
???
July 2026 tarihinde katıldıSon forum iletileri
Fatih Bey, Merhaba...
Selamınızı yeni gördüm. Hoşgeldiniz:))
Dostlukla, sevgiyle kalın... Ve de şiirle elbette... :)))
efendiler.. ey kutsal ötüken ormanı halkı.. anneler günü için nacizane bir şiir yazım fikrim... anne sözcüğünün uyağa gelim bağlamında ki.. acizliği.. sebebi ile beni.. orta yaş üzeri olan var ise hatırladığı.. beniiim aaanneeem güzeeel aanneeem.. al beniii kollarııınaa.. diye bir şarkı vardı.. aristokriş mi akrostişmi her ne ise dilim dönmüyor.. baş harfler ile onu ortaya koyabileceğim şiir yazıma itti..
.. ve elbet takdir edeceğiniz gibi günlük konuşma da üç yüz kelimeyi geçmez cehaletim dil yetersizliğim ile istediğim kıvamda şiir yazamadığım gibi yer yer saçmaladım.. düşündüm.. dedim izedebiyatta.. okur yazar abi ablalar mürekkep yalamış medrese görmüşler var.. en azından yol yordam öğretir fikir verir şurayı şöyle yap şunu şöyle yaz der.. ona göre edite ederim vakıtlı dedim.. kendim kendime.. böyle düşündüm.. buraya açtım.. umut ederim yardımınızı esirgemessiniz.. şimdiden teşekkür ederim saygılarım ile en el fakir..
Benim henüz küçük.. ufakken yaşım
Ellerim boynuna dolardım anne
Ninniler söylerdin okşarda başım
İç çeker uykuya dalardım anne
Masal düşte biner anka kuşuna
Arayıp düşerdim senin peşine
Ne vakit kalırsam yanlız başıma
Nasılda korkardım ağlardım anne
Eğer sesimi duyarsan birden
Matemler ederdin kalkıp yerinden
Gözlerin bakardı öyle derinden
Üzülür yüreğim dağlardım anne
Zengin değilsekte eskiden beri
Evimiz pek şirin güzeldi hani
Laleler içinde bir bahçe yeri
Avluda çoşardım çağlardım anne
Nasıl gün geçerdi su gibi akar
Nergis çiçeğini başıma takar
Erik ağacına tırmanır çıkar
Mendilim asardım bağlardım anne
Ağacın üstünde ne zaman görsen
Latife edipte yalandan küssen
Bak gücendim sana gidecem desen
Elinden tutardım eğlerdim anne
Nedense bunları anarım hergün
İçimde ki hisler değiller ölgün
Küçük bir resmin var bir hayli solgun
O da olmasaydı neylerdim anne
Lafın geçse gözler yaşa bulayıp
Lloş yere kaçardım sanki bu ayıp
Adını sorsalar içim kanayıp
Rahmetle anardım söylerdim anne
Işıksız odalar ruhumu besler
Ne görülme korkusu ne duyar sesler
Ağrıyan başımı resmine yaslar
Akan gözyaşımla ıslardım anne
Nafile kulak verme oğlun şaşkına
Niyazım tek kurul cennet köşküne
Ey muhammet isa musa aşkına
Mevladan başka ne isterdim anne
.. annelik makamı gibi kutsal konu olunca... hafife alınmayıp.. yalnız edite olması düzelmesi bir şeye benzemesi yönünde.. fikir verecek eleştirel yorumların .. maydanoz olum butonu adı altı..yapılmasını rica eder.. tekirardan saygılarımı sunarım.. :0((
karşı dağı aşan kazlar.. tereyağı bal yemezler
çök sofraya kırıp dizler.. oturmazsan gel demezler
yetişirsen bulursun yer.. çek altına.. kalın minder
mercimek çorbası kaynar.. pişer pilav olur sünger
gözün aç.. zırnık komazlar.. çöreklenmiş kerkenezler
usta asker şahbaz olmuş.. dünkü çaylak er çömezler
sür ileri savur elin.. bu.. bakar bir kör demezler
yaklaşın sizlerde gelin.. şu yaşarken var yemezler
ömrüm yeyip bitirdiniz.. tükettiniz.. edip talan
sizler ey patron milleti.. vurup semer.. vurup palan
çekinmeyin sakın ..buyrun.. sizde gelin.. gelin ulan..
Allah ne verdiyse yeyin.. sizde yutun sizde yalan
yanaşın efendim gelin.. şimdilik beleştir bilin
kulunuz bendeniz bugün.. henüz başındayım yolun
baktın biri tutar elim.. benim dilim.. arı.. yalın
yarın şaşırmayın sakın.. ister isem dolar şilin
heyhat şimdi hiç bir şeyin.. katiyen alıp gelmeyin
bu beni yaralar derin.. neyleyim getirdiklerin
ne paran pulun isterim.. ne baklava böreklerin
bana yeter artar senin.. neşeli şen yüreklerin
kokusunu getir yalnız.. mor çiçekli leylakların
hoşlaşmam sohbetinden.. şu laklakçı leyleklerin
vurulmuşum yıldızına.. kızıl renkli bayrakların
yel estikçe dalgalanır.. uçlarında.. direklerin
ufaklarından topladım mantarların en hasından
soğanların irisini tarlaların ortasından
melemenler hazırladım follukların yumurtasından
bandırın efendim yeyin.. çıkardım bakın tasından
ertesi güne kalmasın bozulur bugün tüketin
yabancı gibi durmayın çıkar üstünden ceketin
tasası sanamı düştü batıp giden memleketin
gemiyi kurtaran kaptan tiryakiyi bol nikotin
firauna ait imiş piramitlerdeki mumyalar
hekimler almış içinden beş on metrelik tenyalar
bilim adamları demiş kıyamet yakında kopar
panik halinde insanlar kaçıyormuş apar topar
durma sende bir bilet al var hisseli harikalar
yahut bir iş bul kendine açılmakta fabrikalar
adamı sanki tırmalar.. eskinin yaylı somyalar
antika ile uğraşma çıktı yeni mobilyalar
gelincesi benim yaşa senin aklın gelir başa
hamallıkta alıyorlar genellikle genci işe
borcun varsa uçan kuşa.. hiç burun kıvırma paşa
kebap pişir alıp maşa.. yada çöpten topla şişe
asayişi sağlar oldum suçlular ile barışıp
gerçektende huzur buldum çoluk çocuğa karışıp
kaderimi bekliyorum korkuyla yüzüm buruşup
ardım sıra gelmekteler gölgeler peşime düşüp
doğrusu şüphelendim bu alameti farikadan
hususi bıçak getirttim avrupa amerikadan
keskin ucu cilet gibi kalın pilastikten sapı
geçen gün alıp sapladım.. parçalandı tahta kapı
bet şiire kalıp maruz.. kızmaktasınız hepiniz
hatta sinirden kiminiz.. koparmaktadır ipiniz
bu ilk denemem yalnız.. kalıbında benim aruz
başka sefere umarız.. bu açığıda yamaruz..
..gusura bakmayınız.. of aaman aman vaaay... :0((
Merhaba İzedebiyat ve dostlar...aranıza yeni katıldım.Tanıdık isimleri görmek beni sevindirdi.Öncelikle Gülgün hanıma merhaba demek istiyorum.Şiirlerini beğeniyle takip ettiğim arkadaşımızla burada da karşılaşmak güzel...
Şiirleri yaşama benzetirim.Şiirlerde tıpkı yaşam gibi paylaşıldıkça güzelleşiyor,değer kazanıyor.Şiirleri paylaşmak dileğiyle selamlar
sincandan çıktım yola.. bre dilber.. yüküm gıranit
yolda bir gürültü koptu.. sandım attılar.. dinamit
yahut.. bu başarı.. yolu yapar.. mütaahite ait
ardından.. deprem olmuşca sallandı.. birden vesait
dedim.. bakma armut armut.. içmişce cin votka vermut
ya bir şey yapmaya çalış.. yada yaşamayı unut
hemen direksiyon simit.. sağa kırdım son bir umut
lal oldu dil ağız samut.. atıp takla.. kalkıp amut
gözümün önünden hayat.. geçmekte.. atarak cirit
indi perde oynar filim..kaset kaset şerit şerit
çoğu sahne.. zaten basit.. anlatmaya namüsait
uygun değil kimi bölüm.. sansür ister.. bazı kesit
sonradan göz açıp gördüm sarmışsada boynu hamut
ve fakat yaşıyorum tüm.. elde mevcut.. bulgular somut
düşündüm.. değilse vücut.. dinazor fosili mamut
alt yanını bir kontrol et.. gitmektemi diye komut
soruma ararken yanıt.. burun değil iken rinit
alsana yegane kanıt.. işlemekte gibi zenit
o halde dene.. bir kalk git.. ister ayağını sürüt
hem üstelik fikir yürüt.. niçin bunu yaptı binit
kalktım baktım arka teker imiş.. temin çalan fülüt
saplılar.. demir kancalar.. adeta vurmuşlar kilit
çin malı idi techizat..çıkan böyle dandik sakat
geç anladım amma fakat.. surata yeyince tokat
o ancauzda bir vakit..cebimde kalmamış nakit
motoru istop etmiştim.. zay’olmasın deyin yakıt
benim kamyon ebatları.. boyu bakla.. eni nohut
cahal galmasın gardaşım.. aman çocukların okut
bu gün ben okutmaktayım..elin öper onbir adet
gerekirse satarın.. onlar için.. sırtın ceket
zaten hep derim.. cehalet.. sebebi geri memleket
bir okula bağış yapın.. olmaz bundan alaa zekat
yahut yoksa paran şayet.. usta isen.. varsa sanat
tutuyorsa el ayak gayet.. ilm aşkıyle çırpıp kanat
varıp kutupları bile.. kütüphane ile donat
bu hayrın hem dolmaz yeri.. namaz kılsan rekat rekat
cehalet yüzünden oldu başıma gelen musibet
atalar der kati suret.. yahniye gelmez ucuz et
arkadaş kendini men et.. bundan böyle kılas tüket
kimseye vermesekte senet.. bu hususta olak kenet
yine der birisi.. ucuz tüketecek kadar.. servet
sahibi değilim heyhat.. kalitededir mürvet
ucuzdur.. resmen cinayet.. çeşitli kazaya davet
uy kurala et rivayet kelepire deme evet
ben bu şiir köprüsünü .. dolanırım.. geçmem teğet
ömrümde yemedim hayret.. katiyen pişmemiş çiğ et
ister isen el basayım.. getir bana zebur tevrat
eksik etek kadın avrat.. ekmeğini közde gevret
paçavralar bayrak olmuş.. nerde bu devlet bu millet
pekekeci hain evlat.. başka yerde itin havlat
baktır internette arat.. kesik yüze derler kırat
sanırım bitmez bu meret.. kaçıp gideyim son sürat.. ooof.. amaaan.. amaan.. oy..
Gülgün Hanım, ben de fikrinize katılıyor ve site yönetimine, yazılarımı onayladığı için "teşekkür etmeyi" bir borç biliyorum...
Sevgiyle...
Onay beklerken buraya yazıyoruz da, onaylandığında teşekkür etmeyecek miyiz diye düşünüyorum...
Kendi adıma teşekkür ediyorum... :)
bu güne dek tarak vurmadım başa
şu vakitsiz düşen aktan usandım
vefasız gelirmi diyerek boşa
camdan dışarı çok baktan usandım
temizler süpürüp karı kürüten
helal olsun işi bilip yürüten
karşımda yılışıp gülüp sırıtan
karın lebalepten toktan usandım
soyup menetseler beni kılıktan
ne farkım kalır ki sanki çulluktan
eynime giydiğim bu yoksulluktan
sineme saplanan oktan usandım
mazide bağladım bel sadarete
kaç yıl oldu davam ermez sadete
benle dalga geçercesi adeta
geciken adalet haktan usandım
boşalan kadehi doldur be saki
kimbilir ki şimdi milli misakı
hergünüm geçmekte aynıyla vaki
bezmişim hayattan çoktan usandım
punduna getirip ne mümkün çekmek
aslanın ağzında durmakta ekmek
üstüste içerim kullanmam çakmak
ucuca tutmaktan yaktan usandım
darda kalan yolcu bulur hancıyı
ateşe atsınlar bir yalancıyı
halden anlamayan her dilenciyi
kapıdan kovmaktan yoktan usandım
bilmem bu işte kim haklı kim haksız
köyümüz köpeksiz eller çomaksız
sokağın başında rögar kapaksız
kurulu tuzaktan faktan usandım
belkide tahtalar değiller kavi
sanki biri silker uyuyan devi
ne yapsam durmuyor oynuyor çivi
çekici vurmaktan çaktan usandım
saki bende dertler gelmez perdaha
çöllerde çok işe yararmış vaha
sen bana bir şişe getir ver daha
taksitle almaktan tekten usandım
beğenmedin demek bir göz arayı
bir düşün verdiğin nakit parayı
şayet artırmazsan mevcut kirayı
tez zaman evimden çıktan usandım
profilde resmim var yandan cepheli
bulursam deyin bir altın küpeli
emesen adreste bütün şüpheli
postalar silmekten tıktan usandım
bilirler yok bende silah tüfekti
gırtlaktan verirler bol ses efekti
bahçeme konarlar her akşam vakti
karganın kavaktan gaktan usandım
şair olmaz asla benden hayatta
dikiş tutmaz iğnem edebiyatta
bulaştı galiba velakin hatta
seninde suratta tikten usandım
revan olam raha saki ufaktan
hem afitab yakın söker afaktan
çün artık intiha hani bi-nifaktan
yane lügat çaktan pekten usandım
Sevgili İlker Bey, siteyi sorgulama,yargılama bölümüne değil de, bekleyişin uzun sürmesi nedeniyle endişelenmenize katılıyorum.
Bende aynı durumdayım ve en azından onaylanmadığında tarafımıza bilgi verilip verilmediğini ısrarla öğrenmek istiyorum. Hatta, onaylanmama nedeniyle birlikte bir bildirimin yapılıyor olmasını arzu ediyorum...
Umuyorum bu sorularımız yanıtsız kalmaz...
Sevgilerimle...
ya pardon ama ben uzun süredir bir yazı göndermeye çalışıyorum ama ne hikmetse yazıyı kaydet butonuna bastıgım zaman sayfa görüntülenemiyor(!)diyor. bu iş böyle mi oluyor yoksa bir terslik mi var gerçekten anlamak istiyorum. soruma cevap verilirse gerçekten sevinecegim saygılarımla....
Merhaba...
Acaba yazıların onaylanması için belli bir süre geçmesi mi gerekiyor, yoksa tüm yazarların yazıları belirli zaman aralıklarında okunup, hepsi birlikte mi onaylanıyor...? 5 gün geçmesine rağmen yazım hala onay aşamasında. Türkiye'nin en önemli edebiyat sitesine yakıştıramadım şahsen. Sanırım burada tek bir editör tüm yazıları okumaya çalışıyor. Eğer gerçekten söylendiği gibi "editörlerimiz" olsaydı, bir yazı 5 günde rahatlıkla onaylanırdı. Çünkü rakamlara bakıldığında yazıların "yağmadığı" ortada... Ha, eğer onaylanmayacaksa onu da bilmek hakkımız değil mi...?!
Sevgiler...
Bu arada ben aynı zamanda izedebiyatta yazıyorum.Fakat forumlarda bu belirtilmiyor...Bunun için ne yapabileceğimi de bilmiyorum.
Günlük tarzında bir roman...Yazılmayalı çok olmuş gerçek bir yaşam hikayesi...
Kitap çıkmadan önce kapağı bile merak edilecek...
bende bu sürgünler oldu tarumar
şimdi viran bağdır haraba döndü
kapında ben kulun bir medet umar
sığındım tam siper berber efendi
usta kimse erden doldurdu cebi
zaten ben gelirim yıl senede bi
yeter ki olmasın geçen ki gibi
aramam gayrı yer berber efendi
dağ bayır ardında uzun bir kışın
cilt derisi oldu kösele meşin
her şeyi önceden konuşak peşin
sonra çıkmasın şer berber efendi
sirkeden büyükçe olurmuş bitler
bana dokunmasın yaşasın hitler
burnumdan getirme emdiğim sütler
gelmem başka sefer berber efendi
severim tas tarak pılı pırtını
alem burde görsün dünya mertini
kap getir şu senin yırtık örtünü
dola boynuma sar berber efendi
hasat ister tekrar başımın üstü
leylek sahiplendi kovunca küstü
aylar var ne rüzgar ne yel esti
kuytudur çok süper berber efendi
kafamı belli ki bildi barınak
yahutta uzaktan sandı tapınak
tepesine konmak isteyen sinek
pas geçti sekiz tur berber efendi
sanki galibidir uzun yarışın
en kısa tel gelir bir el karışın
hedef derde şurdan atarsan kurşun
seker geri teper berber efendi
serdim ayna önü yatak yorganı
çıksın diye saplı duran dirgeni
temizlemek için kimi urganı
çilemi bana sor berber efendi
bıyığı sap sanır ederler harman
ya ölmez otu der ararlar derman
sakalım oldular hayli gür orman
ellerinden öper berber efendi
kazırken uçurma dudağı lebi
henüz ben bulmadım şişenin dibi
suratı usulca okşuyor gibi
çal usturanı vur berber efendi
hasta olmak için almayım bilet
gönül maaruzatını diyor ki ilet
şayet korsan eski kirli bir cilet
ense mikrop kapar berber efendi
tıraş sonu baş soğuk suyu neylesin
ko ocağa bir tas çabuk kaynasın
yalnız makas tutan elin oynasın
dök gerdanını kır berber efendi
böyle başa böyle tıraş denmesin
güzelce yıkadım hakkım yenmesin
üstten kakül gibi alta inmesin
ister elle kopar berber efendi
söylediğin gibi gelmedi geri
yanaktan öbür yıl yüzdüğün deri
doldurma kan ile kestiğin yeri
tez kantaşını sür berber efendi
tamam susuyorum kızmışsın madem
istemem kafamda oluşsun ödem
zaten iş erbabı bir usta adam
bildiğini yapar berber efendi
yanlız hatırlatmakta gördüm yararı
gerçi yoksada çok onun zararı
pek çoştu verince sükut kararı
benden boşalan ter berber efendi
epey telaşlıdır bende ki gövde
başımın üstünde bir yaman sevda
cüzdan unutmuşum gelirken evde
hızla apar topar berber efendi
hakkı mutlak sahip olduğun ünün
yarısı senindir kırktığın yünün
yinede olmazsa elbette bunun
bir orta yolu var berber efendi
anlaşırsak yanmaz ne kebab ne şiş
inmezsen aşağı fiyatın fahiş
birde zulüm olur isterse bahşiş
çırak denen şopar berber efendi
son söz lütuf sanma sakın sustuğum
yeter kuyruğuma senin bastığın
delirtme adamı dipten kestiğin
sağ kulağımı veeeer berbeeeer efendi