"Sanırım 'yarın' kavramı, tıpkı iyi bir kahve gibi, zamanla acı bir şeye dönüşüyor." – Douglas Adams"

açılmamış mektuplarım-2

Tarifsizlik yine alıp alıp vuruyor beni... Korkuyorum... Bunca güzel şeyi benden almalarından korkuyorum. Biri sifonu çekecek ve her şey bir lağım pisliğine karışacak diye ellerim ayaklarım kilitleniyor. Yaşadığım pembeliğin tozu gözüme kaçıyor...

yazı resim

Tarifsizlik yine alıp alıp vuruyor beni... Korkuyorum... Bunca güzel şeyi benden almalarından korkuyorum. Biri sifonu çekecek ve her şey bir lağım pisliğine karışacak diye ellerim ayaklarım kilitleniyor. Yaşadığım pembeliğin tozu gözüme kaçıyor... İnan çok direniyorum sadece seni yaşamak için; düşünmemek için bedeninin ve ruhunun dışında kalan hayali... Ama hep bir tokat gibi ensemde dönüp duruyor. Tam unuttum derken dilini çıkarıp sırıtıyor...

Yine sessiz... Yine şıpır şıpır... Akıyorlar işte tutamıyorum... Hep seni yitireceğim geliyor bugün aklıma... Çaresiz bir ben, çeyrek bile kalmamış bir ben... Ne kadar yardıma ihtiyacım var, ne kadar çaresizim... Dallarım nasılda çıtırdıyor her esen rüzgarda. Bilsem de yenilerini yeşerteceğini , canımın acımasına engel olamıyorum işte.

Yanımda olsan... Yine alaycı gülümsemen olsa dudaklarında... Konuşmasan da olur; içime baksan... Acımı beş saniye yaşasan; acını acıma akıtsan... Kaybolsak acıların sevdasında... Sonra silsem seninde akan yaşlarını, yalasam yarayan yanlarını... Kollarında uyusam hiç doğmayan güneşe... Sabaha kadar yeni dokunuşlar eksen tenime... Gecenin bir yarısı korkuyla uyansam gittin mi diye... Sonra yanımda yatan o dev adamı, o dev yüreği görsem ve güneşin yeniden doğacağına inansam... Usul usul öpsem seni; uyanmandan korkarak, rüyanı çalmaktan utanarak... Sevincimden aksam bu kez de ; yine sessiz... yine şıpır şıpır... Ellerimi gecenin aydınlığına uzatıp yıldızları toplasam... Alıp koynuna saklasam...

Korkuyorum... Senin olmamaktan, seni yaşayamamaktan korkuyorum... Biliyor musun; senin için neler beslediğimi? Seni hiçbir zaman sahte gülüşlerde, sahte dokunuşlarda sevmediğimi; seni içimden ama asla kimseye haykıramadan, korkunun kucağında büyüttüm ben... Seni... Se...

KİTAP İZLERİ

Ayaşlı ile Kiracıları

Memduh Şevket Esendal

Ankara'da Bir Apartman Dairesi: Cumhuriyet'in Mikrokozmosu Memduh Şevket Esendal'ın ilk olarak 1934'te yayımlanan ve adeta bir edebi zaman kapsülü niteliği taşıyan romanı Ayaşlı ile Kiracıları,
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön