"Hayat, iyi yazılmış bir senaryodur; ama ne yazık ki, sonunu her zaman okuyucu değil, editör belirler." — Neil Gaiman"

Benim Gibi Naçar Kaldı mı Memlekette?

Kaybedilmiş bir önderin ardından yakılan bir ağıttır bu.

yazı resim

Dadaşlar Diyarı'nın ihtiyar delikanlısı,
kahverengi gözlerindeki sevgiyle bakmayı öğrendim insanlara. Pos bıyığınla kapanmış dudaklarındaki gülümsemeyle,
konuşmayı öğrendim. Öfken ne kadar hiddetli olsa da
cemalin bir o kadar sakindi
ne sağın belliydi ne solun
bir mahallenin babası, amcası oldun
ben hep kıskandım diğerlerini.

Sana ağabey diye seslenenler
ülkenin batısından, kuzeyinden, güneyinden ve buradan
yine aynı sevda ile sesleniyorlar sana
sanatkârdın, sevdanın sanatkârı
Palandöken'in, Ağrı'nın, Erciyes'in fatihi
toprak gözlerini görmeyen kaldı mı memlekette?

Ben daha on beşinde beraber başlamıştık
seninle alınterimizi duvarlara işlemeye,
bir duvardaki terin kurumadan
başka duvarlara işliyordun terini.
Alın terini sürmediğin eser kaldı mı memlekette?

Ya fırça ile tuallere, duvarlara
ya kalem ile kağıtlara,
ya da murç ile kayalara yazıyordun gönlündeki manzumeyi,
manzumelerini okumayan kaldı mı memlekette?

Kader seni alıp gitti gideli
benim gibi naçar, yetim kaldı mı memlekette?

KİTAP İZLERİ

Nasipse Adayız

Ercan Kesal

Ercan Kesal’ın Trajikomik İktidar Oyunu: "Nasipse Adayız" Her siyasi kampanya bir absürtlükler tiyatrosudur, ancak Ercan Kesal, "Nasipse Adayız" ile bu dramanın Türkiye'ye özgü sahnesinin perdesini
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön