"Yarın, erteleme sanatının en verimli günüdür." – Douglas Adams"

Biz Birbirimizi Aslında Çok Sevdik

Bu kirli dünyada birbirimizi hayatımızdan silerek temizlenmeye çalıştık; ama şunu gördüm ki yas tutarak karalar giyinerek ak olmuyor insan.Birbirimizi kire toza bulanmış ellerimizle temizleyebiliriz ancak.

yazı resim

Bu kirli dünyada birbirimizi hayatımızdan silerek temizlenmeye çalıştık; ama şunu gördüm ki yas tutarak karalar giyinerek ak olmuyor insan.Birbirimizi kire toza bulanmış ellerimizle temizleyebiliriz ancak. Birlik ve beraberlikle çabayla, emekle anca beyaz güller ekebiliriz kara talihimize ve şunu da gördüm ki seni kötüleyenlerin ve beni kötüleyenlerin hiçbiri bir çaput bile olamaz yaralarımıza.Senin günahını bile sevdim; çünkü senin günahın zalime yapılmış bir küfüre benzer. Oysa ben nice sevaplar gördüm zalimlere övgülere benzer. Dünyanın en korkak insanı bir başkasından değil kendinden korkan insandır.Bizi kendimizle korkuttular. Yanlışlarımızı, zaaflarımızı gözümüze sokarak ufkumuzu karatmak istediler. Bizi hakkını arayamayan, gölgelere sığınan, kendisiyle savaşan bir insan yapmaya çalıştılar. Biz ise bildik. Bilmek bir savaştır zaten. Dostumuzu, düşmanımızı, yaşamayı yeri gelende ölmeyi bildik. Biz bir inat peşinde koşmadık. Biz tank gibi, kurşun gibi hedefimizi bilerek yol aldık. Biz böyle savaştık. Biz birbirimizi aslında çok sevdik.

KİTAP İZLERİ

Eşekli Kütüphaneci

Fakir Baykurt

Fakir Baykurt’un Vasiyeti: Kapadokya’da Bir Umut Destanı Bir yazarın son eseri, genellikle edebi bir vasiyetname niteliği taşır; kelimelerin ardında bir ömrün birikimi, son bir mesaj
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön