Cam"dan Çocuğa Can"dan Satırlar…

İşte bu yüzden.. ne zaman yağacak olsa yüreğinin bulutları… yağmurunu kok bana. Ben, dokunmaya çalışırım yalnızlığına, en nemli yerinden…

yazı resimYZ

Bana ‘içimi sığdıramadığım farklı bir yeryüzü’ bıraktın fark etmeden, “çocuk sesin bir kokusu vardır; suskununsa korkusu.” diyerek, kendi kendime sorduğum tüm yanıtsızlığa, bilmeden doğru cevap veren… Her dilde aynıdır bir bebeğin ağlaması; o zaman bunu da bil: Peki hangi dilde tutulur bu sözsüz ayrılığın davetsiz yası?

‘Denizi batmış gemilerde karaya vuran gözleri(n), çorak kalmış yüreğinin saçlarında söndürüyor kalbi taşlaşmış şehrin tüm sahtekâr ışıklarını. Çünkü, uyurken bile aydınlık, onun balık burcu bakışları(n)…

Şakaklarına bir yaşam dolusu yalnızlık dayanmışken.. çocukları çalınmış, gülüşleri ödünÇalınmış mahallelerde kaldırımları öksüz bir aşkı tam nabzından vursun ayrılığın! Sakat bırakırsın belki ama alamazsın canını… Çocuklar -en çok da çocuklar-, bitkiler, balıklar.. nefes alanlar… Soluksuz kalınca, gömülür. Ama farkında değil misin? Nicedir kan pompalamıyor hiçbir şehir. Şehirler ölmez; yok ölür…

Yüreğimin kalemiyle yazıyorum bu paragrafı; gözlerini yumarak oku:

Bilmez miyim rutubeti? ‘Hani en sağlam duvarlar bile çöküverir ıslandıkları yerden’ ve ben -inanmazsın ama sen gibi- severim o duvarları en rutubetli yerinden. Çünkü ne yüreğimin, ne yüreğim kadar benim bu kentteki evimin duvarları, çivi bile tutmuyor, hep içine akıtmaktan yaşları.

İşte bu yüzden.. ne zaman yağacak olsa gökyüzünün bulutları… yağmurunu kok bana. Ben, dokunmaya çalışırım duvarına en nemli yerinden.. boyalarını dökmeden…

Yüreğinle ve kaleminle kal, tam vurgun yediğimi sandığım anda suni teneffüsüm oluveren, yarım saatlik ama bir ömre bedel dost. Teşekkürler. Ve unutma: Dip balıkları bile, ölünce yüze vurur.

•Tırnak içindeki duygu izdüşümleri sayın/sevgili N.İ’ye aittir. Bana kızmayacağını hissediyorum, onun, harflerini dizişinden… Adını yazmıyorum, küstahlığımdan değil, böylesi daha iyi düşüncesinden…

Yorumlar

Başa Dön