Eski bir zarfın içinde sevdalarım
Tükenmişler dilimde
Yıkılmışlar binalarım ölçeksiz depremlerimde
Ben sensiz Çeşme’ye alışamam
Alışamam yok olan güzelliklere
Bir kere yıkıldım sen giderken
Alışıp da bir daha yıkılamam
Şimdi Çeşme’nin denizlerinde
Bir fırtına kopar ardından
Her gece seni arayacakmış gibi
Gemiler kalkar şu limandan
Her rüzgâr her esinti bir tufan olur
Kopar gelir Sakız’dan
Gelir de o da beni bulur her felaket gibi
Şimdi Çeşme’nin orta yerinde yüreğim duman duman
Aklım buz gibi
Eski bir zarfın içinde sevdalarım
Ve dilimde şarkıların sensizliği
Şimdi Çeşme’nin evlerinde akşam olur
Işıklar yanar sen yoksun
Kışları sokakları buz tutar
Yağmur yağar sel olur sen yoksun
Sonbaharında yapraklar dökülür
Yüreğim sökülür uykularımda
Sen yoksun
Çeşme’nin sokaklarında bir adam ölür
Ve gömülür sessizce kara sevdalara
Tuncay TAŞDELEN