"Kitapları yakmakla, düşünceleri yakamazsınız. Sadece daha iyi bir barbekü yaparsınız." - Umberto Eco"

yazı resim

Denizdeki dalgaları kim geçebilir
Onların hızı rüzgardan gelir
Martı sürüleriyle hangi ordu savaşabilir
Onlar denizin beyaza bürünmüş bahriyelisidir
O martılar ki bin kahkaha atar
Vız gelir bir milyon tane alay
Kızdıranı kıyıya çarpar
Çarptığını damla damla parçalar
Gülene cevap verir yüz bin martısının gagası
Ve ağlayana eşlik eder damlaları
Her zaman yoldaş olur sana
Ama son durakları hep deniz kenarı
Yine de terk etmez seni onların sesi
Denizde kalsa da kendileri
Her uğultuda bir dalga sesi
Eşlik eder her gürültüye
Sonra bir yosun kokusu gelir burnuna
Deniz geliverir aklına
Dalgalarıyla kucaklaşmak istersin
Metrelerce yükseklikten atladıktan sonra
Dilersin ki seni kıyıya götürsün
Götürsün ki ağlasın sevdiğin başucunda
Cesedin gözyaşıyla yıkansın
Korkma hiç kötü kokmazsın ona
Deniz ve gözyaşı tuzundan sonra
Sevdiğin biri yoksa da üzülme
Deniz suyu ne güne duruyor
Islan onunla gözyaşı niyetine
Dalgalar seni bir yar gibi çağırıyor
Kucaklıyor
İşte ben o yüzden denizi severim
Gök mavisini deniz sanıp
Uçup ona karışmak isterim
Çünkü burası hep bozkır
Ve ben denize hasretim

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön