"Öyleyse, tanrım, bize daha çok, bize yepyeni, bize tamamen farklı bir tür felaket ver." - Samuel Beckett"

Eşkıya da Sensin, Evliya da Sen

Adalet ruhun gıdasıdır, günümüzde ne ruhu var, ne gıdası. Saygılar.

yazı resim

Eşkıya da sensin, Evliya da sen

Boşa dönmez elbette ki meridyen
Yüksekten görüyor çekip çeviren
Altından taş çekip, bina deviren;
Taşları tam, oturmamış bu yurtta,
Eşkıya da sensin, Evliya da sen.

Kırbaçladı, su vermedi bir kâse
Açarak gözünü al bundan hisse
Sabredin gelecek güvenli celse;
Taşları tam, oturmamış bu yurtta,
Eşkıya da sensin, Evliya da sen.

Yatıp, kalkıp birbiriyle kapışan
Elde fener, geleceği morlaşan
Başkalaşıp adaleti kaybolan;
Taşları tam, oturmamış bu yurtta,
Eşkıya da sensin, Evliya da sen.

Çatı bozuk, siyasetin toz, duman
Dağ fare doğurdu, görüldü yalan
Oy kapısı oldu görün din, iman;
Taşları tam, oturmamış bu yurtta,
Eşkıya da sensin, Evliya da sen.

Açık değil suyun üstünde saman
Bağımsız mı, bağlı mıdır o vicdan
Alt, üst, önü, ardı görüyor Yezdan;
Taşları tam, oturmamış bu yurtta,
Eşkıya da sensin, Evliya da sen.

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön