"Yarınlar hep bugünlerin bir yansımasıdır, ama hiçbiri 01:00'de başlamaz." - Dorothy Parker (kurgusal)"

Ne Desem ki Sana Ey...

Eski matbaacıların bir deyimi vardı, -Kasadaki harfler mahlut oldu. Daha açık bir deyimle Devlet'e sıkı sıkıya bağlı olanlar da hak için provokatörlere karıştı. Saygılar.

yazı resim

Ne desem ki sana ey…

Han girişi, merdiven, sıva, boya, iç yüzey
İslâmken papaz olduk biraz öz, biraz üvey
O ‘kara çocuk’* gibi uzaklaşmış çok kişi,
Dün neyse, bugün de o ne diyeyim sana ey.

Şahin olana af var, kan kusana suskunluk
Tüm açmazlık adına Devlet’e mavi boncuk
Adli Tıp, savcı, yargıç, hukuk ile hukukum,
Dün neyse, bugün de o ne diyeyim sana ey.

Bir beklenen tecelli, suçüstü olmuş ülke
Arapsaçına döndü, çözecek hangi bilge
Ergenekon içinde is tutan pek çok gölge,
Dün neyse, bugün de o ne diyeyim sana ey.

Lâhavleyle birlikte derinden çek marpucu
Süveter giyer gibi, yüklen gitsin her suçu
Kap başlardan şapkayı, eline ver pabucu,
Dün neyse, bugün de o ne diyeyim sana ey.

* Atatürk’ün yakınında bulunmuş
Manastırdan Recep Zühtü, Ata’nın
tabiriyle Kara çocuk.

KİTAP İZLERİ

En Uzun Gece

Ahmet Altan

Aşkın Karanlık Coğrafyası: Ahmet Altan'ın "En Uzun Gece"si Töre cinayetlerinin gölgesinde akan bir tutkunun trajik öyküsü Ahmet Altan'ın "En Uzun Gece"si, aşkın ve acının iç
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön