"Yazmak, varoluşun o lanet olası boşluğunu doldurma çabasıdır, ta ki bir sonraki kahve molasına kadar." - Albert Camus"

Evlat Tadında Bir Yaraydı Bu Aşk

Okurken son mektubunu gördüm ki kurumamış mürekkebin hala taptaze,toprağın altına uzansa da bedenin,biliyorum;yakamozları barındıran ruhun hep sen gibi düşünenlerin yüreğinde...

yazı resim

Evlat tadında bir yaraydı bu aşk,en ücrasına en derinine sıkışmıştı yüreğimin.Isıtmıyordu tenimi devrim kokan o yeşil ceketim,üstelik kaybolmuştu bir karanlıktan diğerine koşarken yıldızlı berem.Solumdan geçiyordu sana giden yollar ve hep çevirme vardı sol şeritte.Mahirdi deniz;tıpkı gece gibi karanlığı örtmede,yüreğimse özgür;bir yanı deniz kokardı bazen bir yanı şarkışla gibi tedirgin.Bize düşerdi her zaman kılıcın keskin tarafı,bıçağın sivri dili,namlunun soğuk dudağı;kan damlardı kalemimizden mendilimizin üstüne.Pusuya sinmişti aç kurtlar karlı tepelerde ve kan kokuyordu hava tanrının azabı inerken gökten.Vurulduk belki adaletin silahıyla ama o mermiler göğsümüzde hep bir madalya.Uyanırken bir sabah başka bir sabaha,ay güneşe devrederken nöbeti taşınıyordu yüreğim başka devrimlere...Okurken son mektubunu gördüm ki kurumamış mürekkebin hala taptaze,toprağın altına uzansa da bedenin,biliyorum;yakamozları barındıran ruhun hep sen gibi düşünenlerin yüreğinde...

KİTAP İZLERİ

Aşk Hikayesi

İskender Pala

İskender Pala'nın Kaleminden Zamana Meydan Okuyan Bir Aşk Destanı İskender Pala, "Aşk Hikayesi" ile Okurlarını 17. Yüzyıl İstanbul'unda Soluk Soluğa Bir Serüvene Çıkarıyor 10 Haziran
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön