"Aşkın ne olduğunu bilmeyenler, 'pi'nin ne olduğunu da bilmezler." - Albert Einstein (kurgusal)"

İntihar

Var olmakla olmamak arasında bir yerlerde...

yazı resimYZ

Zaman çok yavaş akıyor, düşüncelerse öyle hızlı geçiyordu ki beyninden... bu tezat, acısını dayanılmaz kıldı. Daha önce hiç deneyimlemediği türde bir acıydı bu. Var olmakla olmamak arasında bir yerlerdeydi ilk kez.

Hiçbir şeye hakim olamamak... zamanı, düşüncelerini, olanları, olacakları, soluduğunda ciğerlerini yakan eksi on sekiz derece havayı, çocukken kendini yirmi yaşında hayal ettiği yerden çok farklı bir yerde oluşu gerçeğini, ayaklarını su toplatıp canını delicesine yakan postalları, can sıkıntısını, tadı damakta kalan özgürlüğünü, güzel günlere dair umudunu- umutsuzluğunu, kendi hayatının figüranı olmaya hep devam edecek olmasının farkındalığının yarattığı savunmasızlığı kontrol edememek kalbini acı içinde kıvrandırdı. Kendini oracıkta yerde cansız yatarken hayal etti. Bu fikir onu korkutmadı. Aksine, ilk kez başrol oynayabilecek olmanın büyüsüyle içi kıpır kıpır etti, gözleri parıldadı. Namluyu düşüncelerinin kaynağına doğrulttu, tetiği çekti, eli titremedi, o an hiç ama hiçbir şey düşünmedi; anlık bir alt ediş duygusuydu yaşadığı, pes edişlerde son bulan...

Ah -keşke- bir de gökyüzüne doğru bakabilse ve bu soğuk puslu havada parıldamayı hakkıyla sürdürebilen çoban yıldızını görebilseydi.

KİTAP İZLERİ

Öyle miymiş?

Şule Gürbüz

Şule Gürbüz’ün Zaman ve Anlam Arasındaki Yankısı Bir kitabı roman yapan nedir? Belirli bir olay örgüsü, gelişen karakterler, diyaloglar mı? Şule Gürbüz’ün “Öyle miymiş?” adlı
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön