"Yazmak, aslında kendime yazdığım mektuplardır; ama neyse ki postacım bazen başkalarına da dağıtıyor." - Umberto Eco"

Kaçış

Mümkün mü???

yazı resim

Bazen kaçıp gitmek geliyor içimden; ama nereye, nasıl? Bu sorular değil mi zaten, elimi kolumu bağlayan? Hep bir adım sonrasını düşünmek,gidememek bir meçhule ve kalmak bildiğini sandığın ama hiçbir zaman bilemediğin yerde... kendin olamamak bu hayatta... Maskeler takmak, insanlara mutluymuş gibi görünmek ve aslında hep mutsuz olmak; saplanıp kalmak geçmişe ve yönelememek geleceğe... Ne berbat bir şey arafta kalmak ve orada yaşamak, daha da kötüsü o arafa alışmak... Sıkışıp kalmak tek bir yerde, çıkış yolunu bulamamak bir türlü, aslında girişini de bilmemek... bilmeden, bilmediğin topraklara ayak basmak gibi... Bir savaş hâlindesin bu arafta, arıyorsun çıkışı ve bulamıyorsun, bulamayınca tekrar başa dönüyorsun. Aslında hep başladığın yerde olduğunu anlayamadan...
Ne kadar mücadele edersen et, ne kadar savaşırsan savaş çıkmazdasın işte. Asıl mesele kendinden kurtulmak belki de düşüncelerinden kurtulmak, bambaşka bir kimliğe bürünmek... Unutmak kim olduğunu, nasıl biri olduğunu, sıyrılmak hem geçmişten hem gelecekten... Zamansız, mekânsız, düşüncelerinden uzak olmak. Kendinden yeni bir ben yaratmak... Mümkün mü?

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön