"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Zaman ve Kapanmayan Yaralar

zaman bizi kanatmak zorunda mı? bize zarar vermeden geçip gidemez mi? yaralarımızı sarmaya izin veremez mi?

yazı resim

insanın yakalamaya çalıştığı ama,hızına yetişemeyip yakalayamadığı, yaralarını sardığını düşündüğü ama, yaralarını sarmaktan çok, tekrar açıp kanatan tek şey,"zaman".eğer,"zaman"ın tanımını yapacaksak tanım budur. zaman... o kadar hızlı geçiyor ki yakalayabilmek ne mümkün. o, hızla akıp giderken bizim kapanmayan yaralarımızı da alıp gidiyor sanıyoruz ama, yanılıyoruz. o,sadece geçiyor kapanan yara falan yok. yaralarımız hep taze,hep kanamalı. zaman geçtikçe biz daha çok yaralanıyoruz,daha çok kanıyoruz. her geçen zaman, yeni bir yara demek. birinin acısını hafifletmeden yenilere yelken açıyoruz. zaman bize karşı hiç anlayışlı değil. bize biraz olsun izin vermiyor durmak, düşünmek,yaralarımızı dinlendirmek için. acımasız bir insan gibi zaman.
acaba, o yorulmuyor mu bu kadar hızlı olmaktan? acelesi varmış gibi gitmek zorunda mı ve geçip giderken bizi kanatmak zorunda mı?

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön