"Bir kitap, içimizdeki donmuş denize indirilmiş baltadır. — Franz Kafka"

Mor Salkımlı Bahçelerde

yazı resim

**Bahar-sızım.

Ayazı yüklenir omzuma
kör şehirlerin
Kayıp bahçelerimin buğusuna
iniltisi seherin

Beyazı
erguvan zamanlarından süzülmüş
perçemimin pervazına
Tel tel dökülen ince bir sızı
düşer kirpiğime asılarak...

Yokluğunu bildiğim sözcükler
dilime gelmezdi
gelmedi de
Toygun zamanlar ötekileşti
bu şehir toy

İstemli ya da istemsiz
Seni arıyorken;
yakalanıyorum **
Her sokağının başında kendime

Ayak yanılması yolların sonunda
endam ediyor
Sefilliğim...

Ey sevgili...

Tüllerini giyinmiş saat ve zaman
Tüm gazellerimizin altında
kıyam-ı müstakim
Üstümüzde bir dolunay
sükuneti de geceye feveran

Hepsini terk eden koynumda,
dünden kalan ne varsa
iğretisi serden seriliyor.
Çok çıplak bir an
aklı selim
geceye soyunarak gülüyor

Gümüş derelerin suyuyla
yoldan yola maviliklere gidememek...
...gitmeye çalışan,
tüm
her şeye...
"Gitme" diyememekle devleşen
o ifade...
Yolumuz kesişiyor
çırılçıplak sabahla...

Vuslatın dar sokağındayız.
Mor salkımlı bahçeler
söyleşiyor kendi kendine
Uzak zamanların iniltisiymiş duyduğumuz
Kulağımızda yine aheste bir perde,
pesten nağmeleniyor...

Yırtılan bir atlet yankısı kadar
Göğüs kafesim aralanıyor
Hüznün mai yüzü
Gerçeğin sıcaklığı kırmızı
Uzanırsan uzan ve ört üstümü
Mor matemin makamından
güneşime sen de örselen.

Yaşlanıyor yalnızlığa çoğalan zaman.
Kaç zamandır yalnızız

En çıplak arzunla geri döndün,
döndüm aynalara...

Mor salkımmış gözlerimize sarılan...

Dönüp de bulamadığımız...
o.

Elde kalan
yüreği zorbalayan
bir kuru salkım.

Tcpassenger_ierdoğan
01.08.2026/Ankara

Duyguinşaasıdiyelimmütemadibağımızaramızdakalsın

Yorumlar

Başa Dön