Lebbetü'l Arz
Basitçe dökülüyor kelimeler
İki leb bir lebbetü'l arz
Kırdığım, kırıklıklarımdan
Eziliyor gençliğim
Akşamdan kalma bu sabahlar
koca zamana kocamış tebessüm kırıntısı
Sırtıma yük ettiğim
koskoca prangadır,
Duyduğumdan ettiğim acı sözler
Değirmen taşına kaşınıyor ömür yanım
Ömür törpüleniyor kötü sözlerin aksında
Taşırıyor buhran buhar sis yağmuru
Göz gözü görmüyor ağzıma gelen gibi
Yüreğimin kafesi,
göğsün derdim
üstelik.
İncinir yürek bir basit sözle
zincirlenmiyor dilim
Zehir kusar içimin yılanı
Azalıyor görülecek iklimler
Mevsimler değiştikçe
İnsan tevekkülü bilir gibi oluyor
Zelzelesi ağır sözlerden
Ne zaman otursam,
yorgun oluyor bir yanım
Ne zaman hatırlasam
bir anım ağrıyor
Güne karış,
karış karış be oğlum
Düne arşın arşın
gizli bir bakış
oğul veriyor lebbetü'l arz.
Yakamıza yapışıyor çilek kokusu
Ankara parkları ise hep Japon elması
Sen de aslında gerçekten yoksun
Tiz ama dingin kelimede
Ait değiliz hiçbirimiz bu sözlere
Biz de bir kötü söz değiliz
Bir kere sevdin mi şu hayatı, düşünerek!
Elin armut mu topluyordu?
Ağzına hep bir sivribiber süresim var
İsmail Erdoğan (tcpassenger) 16.08.2026 / Ankara Çilekli Balkon



