"Bütün ölüler gibi, ben de yaşadım. Ama ne işe yaradı?" ― Samuel Beckett"

Keşke...

Keşke sivrisinek gibi rahatça konabilseydim hedeflerime… Keşke bir şeyin ertesini de bilebilseydim…

yazı resim

Keşke bir beygir kadar güçlü olsaydım, sırtımdaki demir bilye için…

Keşke hamurumdaki tuz daha fazla olsaydı, dağılmamam için…

Keşke sivrisinek gibi rahatça konabilseydim hedeflerime…

Keşke tanrı; vücudumuza nefesini üflerken, vicdanı da unutmasaydı…

Keşke “sayılı gün çabuk geçer.” lafına aldanmasaydım ve her günümü saymasaydım…

Keşke bir eşya gibi sessiz olabilseydim yeri geldiğince…

Keşke tüm vücudumu dinlemeseydim, zorunlu bir ritim eğitimi gibi…

Keşke bir rıhtım olabilseydim, her gemiyi sineye çeken…

Keşke taştan bile kısa zamanda öğütmeseydi doğa bizi…

Keşke hiçbir insanın kaldıramayacağı bir kaya olsaydım…

Keşke sıkıntı yarasalarına, içimin kanını damlatsaydım…

Keşke bir şeyin ertesini de bilebilseydim…

Keşke tanıdık bir kentim olsaydı, benim gibileri sindirebilen…

Keşke gerçeğin tanımını herkes aynı verebilseydi…

Keşke “bugün var, yarın yok” olmasaydı!

Evren Özen
01.Ekim.2005__21.45

KİTAP İZLERİ

Cumhuriyet'in İlk Sabahı

Şermin Yaşar

Cumhuriyet'in Şafağında Bir Çocuğun Adımları Tarihin büyük anlatılarını, savaşların ve kuruluşların destansı öykülerini kişisel ve dokunaklı kılmak edebiyatın en zorlu görevlerinden biridir. Şermin Yaşar, "Cumhuriyet'in
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön