"Yine mi 2 Ocak? Sanırım takvimler de yazar gibi; sürekli aynı boş sayfayı çevirip duruyorlar." – Neil Gaiman (kurgusal)"

Kırmızı Ruj

Fotoğraflarda kırmızıydı yanakların, kızın ise dudaklarıydı kırmızı olan. Benim ise kalbimdi o an kırmızıya bulanan.

yazı resim

Kırmızı ruj süremem artık.
Senin tadın var kırmızı rujda,
İçtiğim biranın şişesinde var kırmızı ruj,
Beyaz şarabın kadehinde ve tüm fotoğraflarımızda.
Yanan bütün fotoğraflarda var kırmızı ruj izi.
Ve senin yanaklarında. Bir zamanlar benim öptüğüm yanaklarında.
Bana ait değil bu sefer o dudaklar.
Başkasının o ten.
Sen sen değilsin.
Ruj benim değil.
Kırmızı ruj yakışmaz zaten bana.
Yakışanlar var.
Sana yakışmayanlar.
Yakıştıramadıklarım yada.
Senin benden sonra yakıştırdıklarındı onlar oysa.
Oysa ben kimseyi yakıştıramadım kendi yanıma.
Ben hep senindim,
Senin yanındı yanım.
Yanımı biri aldı götürdü.
Yanına benden başka birini koydun ya,
Yok artık affedilecek bir yanın.

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön