"Yazmak, aslında ölümü oyalamaktır, ta ki o da sıkılıp gitmeye karar verene kadar." – Franz Kafka"

Köydeki Eski Ahşap Evimizin Kırılmış Ahşap Duvarlarına

yazı resimYZ

Zaman aşımına uğradı isli duvarlar
Yıkıldılar bir bir meydanlarda
Kırık tahta aralarından süzüldü geldi hüzün
Ben üzgün bir yamadan hallice seni sevdim
Ve ben seni severken kimseler yoktu.

Gazete kağıtları sarıldı ıslak seslere
Kuruttular bir bir tüm çıplaklığı
Ne su kaldı ne yosunlu taşlar
Sadece kara balığın iniltileri var.
Öylece izledim olup bitenleri, öylece seni sevdim
Ve ben seni severken nehirler vardı.

Oyuncak araba mutluluğuna yeğlerdim en fosforlu arabayı
Sopalar eşek olur gezdirirdi beni
Önüm arkam sobe, çelik çomak patlardı
Seni sever, en güzel misketlerimi sana saklardım
Ve ben seni severken çocuklar vardı.

Dizdim çoktan papatyaları tarlalara girip
Çoktan parlattım geceyi kızkaçıranlarla
İçinden söktüm onca çiçeği toprağın
Onca insanın türküsünü dinledim
Herkes muhtaçtı birine, ben de seni sevdim.

KİTAP İZLERİ

Sırça Köşk

Sabahattin Ali

Sırça Köşk: Yıkılmaya Mahkûm Bir Düzenin Alegorisi Sabahattin Ali, son eseriyle sadece bir öykü kitabı değil, aynı zamanda cesur bir veda ve sarsılmaz bir ithamname
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön