"Sabahın körü mü dedin? Yoksa sadece beynimin 'hata 404: kahve bulunamadı' mesajını verdiği an mı?" - Oscar Wilde"

Ner'deyim?

alaca karanlıklarda başlanan / yarım kalmış isimsiz öykülerin / olgunlaşmadan / çöp sepetlerine tıkıştırıldığı / müsvedeler gibi, / yorgun bedenlerin / bitişik ranzalarda sıkıştırıldığı, / gece yarıları / köpek ulumaları, / yük katarları, / cırc

yazı resim

Kırmızının kırmızılığını,
mavinin maviliğini,
damlanın damlalığını unutup
yeşil bir ırmakta yitildiği,
gökkuşağının,
yeşil bir yağmura
yenik düştüğü,
alaca karanlıklarda başlanan
yarım kalmış isimsiz öykülerin
olgunlaşmadan
çöp sepetlerine tıkıştırıldığı
müsvedeler gibi,
yorgun bedenlerin
bitişik ranzalarda sıkıştırıldığı,
gece yarıları
köpek ulumaları,
yük katarları,
cırcır böcekleri
ve çoban yıldızının,
samanyolunun çağrısına
kucak açılan nöbetlerle,
yorgun bakışlar arasında
sevgililere sunulan
gelgit rüyaların,
uçuk pembe güllere dönüştüğü,
yalnızlığın doruklarına
hasret bayrağının çekildiği,
disiplin alerjili ciltlerinden
buram buram
bıkkınlık salgılayan,
ezan seslerinde
veya gazete ilavelerinde
kaybolmuşluklarının peşine düşmüş,
delikanlılıklarının
deliliğini soldurmuş
bedenlerin "güdüldüğü"
mantık denizinin
tükendiği yerdeyim.

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön