"Bütün ölüler gibi, ben de yaşadım. Ama ne işe yaradı?" ― Samuel Beckett"

Öylesine Bir Şiir

"Hayatın akışında kaybolmuş bir ruhun içten itirafları. Modern çağın yalnızlığını, dijital sevgileri ve kaçırılan anları anlatan bu metin, günümüz insanının trajikomik portresini çiziyor. Yaşamın senaryosunda 'öylesine' var olan karakterlerin hikâyesi, sosyal medya çağında gerçek duygulardan uzaklaşmanın hüzünlü bir yansıması."

yazı resim

Biz bu hikaye ile yaşam boyu onur ödülü alamayız arkadaşım.
Uzatmaya lüzum yok, kaybettik işte...
Ne şiirlerimiz şarkıya çevrildi, ne yazdıklarımız mahalle duvarlarına karalandı beyaz kireç taşlarıyla!

Hem biz zaten öylesine sevmedik mi?
Her sevişme biraz hüsran ve hiçbir sözde müsabaka üst oranla bitmiyordu.
Tek gol sonrası önümüzdeki maçlara bakacağız açıklamasında bulunmuyor mu nefs denilen hayatın forvet oyuncusu...

Ayrıca biz öylesine yaşadık geçen giden hayatı.
İnternetten sevdik ağacı, kuşu, köpeği, doğayı!
Hiç birimiz güneşin doğuşuna uzun zamandır şahitlik etmedik,
Yaşasın gecelerin sonsuz story kaydırmaları,
kahrolsun gündüz kuşağı programları ve evet direne direne kaybettik zamanı...

Biz;
Kusursuz yazılmış bir senaryonun içinde,
Yönetmenin "motor" demesiyle birlikte oluşan o sessizlikteki
ansızın caddeden geçen egzozu patlak motosikletiz!
Kestik...
Bu şiir mi?
Bu da öylesine bir şiir işte...

KİTAP İZLERİ

Bir Zambak Hikayesi

Mehmet Rauf

Tabuları Yıkan Erken Cumhuriyet Dönemi Erotik Edebiyatı: "Bir Zambak Hikayesi" Türk edebiyat tarihinin tozlu raflarında uzun yıllar gizli kalmış, adı bilinse de içeriği hakkında fısıltılarla
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön