"Yarının bugünü, dünün yarınıdır. Yani pek de yeni bir şey yok." — Douglas Adams"

Sakal

Sen varken tenimi acıtan sakallarının sen gidince yüreğime batması daha acıymış. Şimdi yoksun, ve ben sakallarını daha çok hissediyorum.

yazı resim

SAKAL

Aynaya bakarsın önce ,
Sonra akşam bedenimde dolaştırdığın ellerinle dokunursun yüzüne,
Akşamın yorgunluğu gözlerinde,
Ellerimin hırçınca dolaştığı saçların dağınık,
En masum halinle aynada kendini izleyişin.

Yüzüne vuran her su darbesinde
Güne yeni bir merhaba deyişin
Yatakta seni bekleyişim...

Tenime değdikçe tatlıca canımı acıtan sakallarına son bir göz atışın
En sevimli halinle köpüğün yüzünde duruşu
Yatakta beklerken seni bu halinle hayal edişim
Dayanamayıp yanına gelişim
Hiçbir şeye aldırmadan sarılışlarımız.

Yumuşacık teninle ruhumun içinde dolaşırsın sonra
Ellerim tekrar tekrar gezinir yüzünde
Kokunu çekerim içime
Her hücremi seninle doldurup başlarım yeni güne.

Şimdi aynaya baktığımda seni göremiyorum,
Yatakta bekleyişlerim boşuna, yalnız uyanıyorum,
Ellerimse kimsenin eline dokunmadı senden sonra
Seninle dolu olan hücrelerim her geçen gün ölüyor sanki
Ve en kötüsü yüreğime batıyor şimdi sakalların.

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön