"Bunca yıl sonra anladım ki, en büyük eserlerimi, yazmaya üşendiğim günler düşündüm." - Franz Kafka"

Sebepsiz Mazaret

İçimi döküyorum sana, o kadar yalınsın ki

yazı resim

Yeniden sıcak kollarda umut buluyor galiba mazim. İçimi döküyorum sana, o kadar yalınsın ki. Küçük bir çocuğun unutkanlığı , saf bir insanın korkak hali ve üstüne tam oturan ADAMLIĞINLA burdasın işte. Hayretler içerisinde hoyrat bakışlarına takıldı gözlerim. Simsiyah, kopkoyu bir alışkanlık oldun içimde. Korkuyorum, güvenmekten, sevmekten ve en önemlisi de GİTMEKTEN. Başka başka gecelerin sabahında kim bilir nerde olacaksın; kimlerle?Aklına geldiğimde derinden bir OFF çekip, gözlerini de her zamanki gibi kısıp adımı adının yanında anacak mısın bilmem. Dört duvar sarhoşluklarda bulduğum seni, yine en ayık halimle bırakacağım birgün. Şu an sevda sarhoşuyum ben, aşk manyağı. Ama aklım başıma gelince seninkini de getirmeyi unutmadan, sisli dünyama geri döneceğim. Bir düştü bu diyeceğim kendi kendime, aldırmazlıktı bu. Diğerlerine yaptığın gibi UNUT GİTSİN diyeceğim. En karalı anlarımı en kararlı kararsızlıklarımı geç yaşıyorum ben. Korkuyorum ey yar; gelmesin o GECE

KİTAP İZLERİ

Kapak Kızı

Ayfer Tunç

Ayfer Tunç’un "Kapak Kızı" Romanı: Çıplaklığın Katmanları ve Toplumsal Yüzleşme Ayfer Tunç’un ilk olarak 1992’de yayımlanan ve daha sonra "zemin aynı zemin, inşa aynı inşa"
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön