"Aşkın ne olduğunu bilmeyenler, 'pi'nin ne olduğunu da bilmezler." - Albert Einstein (kurgusal)"

Şöhret

mezarlıklar,kendilerini bulunmaz sanan insanlarla doludur

yazı resim

ŞÖHRET

Mehmet AVCI

Bir şöhret tutkusudur almış başını gidiyor.Okadar öz bedenimizin dışına çıkmışız ki kabuğumuz bedenimizle alay ediyor.Gözlerimizi yaratılış gerçeğine kapatmış nereden geldik?Nereye gidiyoruz?Sorularına muhatap olmaktan alıkoymuşuz kendimizi.Önemli bir davet var ve sizde davetlisiniz.Davete icabet mecburiyetiniz var.Bir telaş başlıyor beyinlerinizde.Ne giysem acaba?Öyle ya!Geceye katılanların şöhretli olmaları unutturuyor size insan olduklarını.Veya cahilliği suskunlukla yada görselliğinizle örtmek zorundasınız.Dış aksamınız zengin,bilginiz fakir.Kısacası kendinize güvenmiyorsunuz.Acaba geceye katılanlar arasında şıklık kürsüsünde ilk üçe girebilecekmiyim endişesi sarıyor bedeninizi....Sonrası mı?Erkekler için para ve makamın altına ezilen şahsiyetsiz,şahsiyetler zümresi.Kadınlar içinse şahsiyetlerini cinsel görselliklerinin arkasına saklamış kalabalıklar topluluğu.Bir tarafta kozmetik köleleri diğer tarafta ticaret köleleri.

Nasıl kurtulacak insanlık çağın bu görsellik hastalığından.Gün gelecek kimse tarafınıza dönüp bakmayacak. İşte ogün kendi gerçeğinizle başbaşa kalacağınız an olacaktır.Kıssalarda alınacak hisseler var.Nuh peygamberin dokuzyüz ellisene yaşadığını zikreder mukaddes kitabımız.Velhasılı ömrümüz Nuh peygamberin uykuda geçirdiği zamandan daha kısa ve de bereketsiz.Mahşerde elimize verilecek olan amel defterini dünyada kendi kalemimizle yazmaktayız.İnsanları eşitleyen tek gerçeğin müsalla taşı olduğunu bazen hatırlatalım kendimize.Belki bu şekilde sıyrılırız dünyevi heva ve heveslerden.Yolumuz mezarlıklardan geçmemekte,hasbel kader geçenlerde mezar taşlarında yazan ve hayatı özetleyen ibretli yazıları görememekte.Bu bedenler bir gün suküte erecekler.İnsanın yaşarken sürekli peşinde taşıyabileceği tek rütbe şahsiyetidir.Para,mal,mülk,makam,mevki şahsiyetli kişilikleri zedeleyemez.Mezarlıklar kendilerini bulunmaz sanan insanlarla doludur..VESSELAM

KİTAP İZLERİ

Nasipse Adayız

Ercan Kesal

Ercan Kesal’ın Trajikomik İktidar Oyunu: "Nasipse Adayız" Her siyasi kampanya bir absürtlükler tiyatrosudur, ancak Ercan Kesal, "Nasipse Adayız" ile bu dramanın Türkiye'ye özgü sahnesinin perdesini
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön