Rize İmam Hatip Lisesin’de okuduğum yıllarda ana merdiven girişinde, sınıf kapılarının koridora açıldığı yerde koca bir pano asılıydı.
Her geçerken gözüm takılırdı.
O tabloda tüm güçlü devletler yuvarlak çember içine alınmış ve bu devletlerin en başına İsrail oturtulmuş o halkadan çıkan oklar tahakküm altına aldığı devletlerin başına saplanmıştı.
Oradan her geçişimde çocuk aklımla, Amerika neden en başta değil, yoksa “Amerika İsrail’den güçsüz mü” ?
diye düşünüp dururdum.!
Büyüyünce anladım ve öğrendim ki; dünya da seçmenler siyasi liderlerin emrinde fakat, liderler de sermayenin emrinde.
Ve o yüzden İsrail, Amerika’nın üstünde.!
Yani Nasreddin Hoca’nın deyimiyle ; parayı veren düdügü çalıyor.!







