"Sabahın dördü, ve ben hala uyanığım. Sanırım Tanrı, 'Daha fazla düşün!' diye bir emir verdi." – Woody Allen"

Tiyatro

HAYATI BİR SAHNE OLARAK GÖREN BENİM BİR ANLIK HİSLERİMİN KELİMELERE DÖNÜŞMÜŞ HALİ

yazı resim

TİYATRO

Hani bir söz vardır, bilmem bilir misin?
“Tiyatro hayatın canlandırılmasıdır.” der,
İşte bazılarınında böyle bir eseri var.
Adı ise “Kalb Ağrım Var”!...
Benimde var, ama seni hiç rahatsız ettim mi güzelim?
Ya da öyleymiş gibi yapıp, duygularını incittim mi?

Ben bir rüya gördüm dün gece.
Araba kullanıyordum, hem de delice.
Her ne kadar istemiyor olsamda,
Ben, senin için can alıyordum,
Sen için elim, silah tutuyordu.
O çok sevdiğim dünyaya senin uğurunda meydan okuyordum.

Tuttuğum silah geri tepmedi hiç...
Çünkü oda sana hizmet ediyordu.
Anlasana gülüm, ben ve benim olan herşey,
Ben kadar istiyor seninle olmayı...
Hele de bu kalbimin hıçkırıkları,
Delice seni sevmesinden ibaret...
Sen gibi bir kara gelinciği ister,
Sana hep KARA MELEK demek ister,
Siyah Lale, sana daha ne demem gerek?...

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön