"Yaşam o kadar kötü bir şaka ki, en azından sonu güzel olmalıydı." *Samuel Beckett (kurgusal alıntı)*"

Yaşamam mı, Ölmemem mi Daha Tuhaf?

Sobeleniyorum, saklanamadan, saklanmadan, saklanmaya gerek duymazken, sana. Sobeleniyorum sevgimle. Çıplak kalmak gibi bir şey mi bu? Bakmadan gördüğün bende ki ben mi?

yazı resim

...
Ben şimdi nasıl oluyorsa nefes alıyorum. Bu el boğazımdayken, düğüm düğümken gırtlağım, yutkunamıyorken, tıkanıyorken, ben nefes alıyorum hâlâ!

Bu durum çok enteresan ben nefes alıyorum. Bu el boğazımı sıkarken ben, nefes alıyor boğulup ölmüyorum. Yaşıyorum. Yaşadığım gibi üstelik ölmüyorum. Tuhaf! En tuhafı nedir acaba? Yaşamam mı? Ölmemem mi? Burada işte beynim işlemiyor. Adeta zembereği boşalmış, artık kimselerin kullanmadığı hatta hatırlamadığı saatler gibi boşalıyor sinirlerim. Çok şeyi birden düşünürken aslında hiçbir şey düşünemiyorum. Düşünmüyorum. Öylece nefes alabildiğime şaşırıp duruyorum zamanın boşluğunda, gözlerim ıslak ama ağlamaklı değil. Kaybolup gitmişim. Öylece...

Boğazımda ki bu el hâlâ boğazımı sıkarken, canım yanıyor da acımıyor. Nasıl oluyor ki bu?

Beklemediğim şeyler duyunca hep böyle mi oluyorum yoksa? Yeniliyor muyum sevgime, kendime, sana? Bu, anlatamamamın verdiği sıkıntıdan mı doğuyor yoksa? Ondan mı sıkıyor bu el boğazımı acımasız, sonuçsuz... Yaşamam, ölmemem beni anladığını bildiğimden mi? Nefes almam da bundan mı hep?

“Kuzum sorgucu musunuz?” Diyen sesi duyuyorum istemsiz. Evet, çok soru soruyorum. Belki anlayamadığımı düşündüğümden belki de anlamadığımı düşündüğüm yerde anlayabildiğimden. Belki!

Sobeleniyorum, saklanamadan, saklanmadan, saklanmaya gerek duymazken, sana. Sobeleniyorum sevgimle. Çıplak kalmak gibi bir şey mi bu? Bakmadan gördüğün bende ki ben mi?

Ve bir cümle, bütün soruları bir lahza da cevaplandıran:

“Seni anlayabiliyorsam, sen de beni anlıyorsundur!”

“Yüzünde gülümsemen olsun” diyorsun gitmeden.

Gülümsüyorum, boğazımdaki eli çoktan unutmuş, yutkunmakta zorlanırken. Gülümser bakıyorum ardından, nefes alırken! Hâlâ nasıl yaşadığıma, ölmediğime şaşıyorum. Ama gülümsüyorum:))

KİTAP İZLERİ

Çıplak ve Yalnız

Hamdi Koç

Hamdi Koç’un Hafıza Labirentinde Unutulmaz Bir Yolculuk: "Çıplak ve Yalnız" Hamdi Koç’un "Çıplak ve Yalnız" romanı, okuru daha ilk cümlesiyle yakalayan o nadir eserlerden: "Amcam
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön