gürsel çolakoğlu
Sanki...
Ne sanki ile başla / Ne de sanki ile bitir sözü.
Kara Kışım...
Kara Kışım... / Kara kış yaşattın ya bana, / Ne
Özlenen Renk...
Bilmeden renkleri, / Kavgam vardı benim gibilerle, / Rengi karışık
Söyle!
Verdiğim emanet can ama / Öldürdüğünde, / Derin derin memleket
Sarı...
SARI / düşündüğüm ve yaşadığım / yemyeşil kalmalı bahar gibi,
Sor...
SOR! / hani sorarlar ya; / zengin olsan ne yaparsın
Saklısın...
SAKLISIN / hiç görünmedim karanlıkta bırakana / göstermediği aydınlıktan,
Avutma...
AVUTMA / avunuyorum acılarımla dediğinde, / acılarını tarif et, dedim
Ağla...
AĞLA! / ağlama çocuk, / gözlerini ve yüreğini acılardan kaçırma
Kozlu Madencilerine...
KOZLU MADENCİLERİNE / karanlıktı çocuklukları / akşamları kara bir yüzle
Dert Doğ Bana...
DERT DOĞ BANA! / dertler doğar mı ayla güneşle /
Yaşat Beni...
YAŞAT BENİ / ismini verdiğim kayığa / çektiğim; yosun, iskorpit
Sil...
karla karışık yağmurda / bir sokak lambası altında / gölgelerimiz
Susturma...
Susarsam ağlarım / Susturma beni / Sustuğunda da ağlarım
Adı Aşk...
yüreğinde karayeller estirdiğin'de / dişlerini sıkar içine atarsın ya, çaresizce /
Hayal İşte...
Karşımda ağlamaklı durma / Dayanamam sarılırım sana / Gözyaşlarımız Karışır
Kader...
Neden ağlattın diye sormalı / Kader denilene / Sesli sesli
Eylül Zindanları...
Eylül, eski Eylül değilsin / Başkasın sen artık / Razıyken
Gürsel ÇOLAKOĞLU
Tanıtım
gurselc@hotmail.com
Geçmiş
ÖZHİKAYEM..
Zaman zaman düşünürüm Temmuz ayında doğmanın nedeni midir acaba bu deniz tutkum? Hem de 1 Temmuz… Denizcilik günü yani... İşin ilginci babam da 1 Temmuz doğumlu. Tesadüf olduğunu düşünüyorum bunun. Yoksa bayağı bir hesap yapma zorunda kalmışlardır. Eğer bizimkiler, bu doğum günüm tesadüf değil de babamın doğum gününe rastlatacakları kadar bu işi ayarlayabilmişlerse, küçük bir sitemim var bizimkilere, 29 Ekimi tercih ederdim doğmak için...
Trabzon doğum yerim; ama diğerini bilmiyoruz, yani sonucu... Hani severiz memleketimizi ama doğduğumuz bu güzel memlekette ebedi istirahat zorunluluğumuz yok biliriz. Henüz rüzgara kapılmadık şimdilik hala aynı yerdeyiz ama hayat işte zaman içinde akışa devam ediyor.
Çocukluğunu anlatmaya bayılır insanoğlu, çünkü en temiz en saf duyguların ve sevginin hissedildiği bir dönem ya.. Ee, bizde de öyle ama anlatamam çoğu zaman çocukluğumdaki mutluluğu bakarsınız dinleyenlerden biri iç çeker derinden "keşke bizim de öyle olsaydı" diye. İşte öyle bir "keşke benim ilkokulda olsaydı bugün ve üç çocuğuma gösterebilseydim" ama yok Kurtuluş İlkokulu, yıkıldı. Yol geçti üzerinden. Çok şükür Cumhuriyet Ortaokulu duruyor. Ama ilkokul herkes için en çok hatırlanan değil mi?
Affan Kitapcıoğlu Lisesi de duruyor orda gençlik anılarımız var. Anılar Kayseri DMM akademisindeyken de vardı. Orası da yok artık.
Öğrencilik devam etti daha sonra KTÜ Orman Fakültesinde Orman Endüstri Mühendisliği Bölümünde, ama buradaki anılar daha taze kaldı. Hala aynı yerdeyiz, aynı sınıflar aynı koridorlardayız. Gençlere baktıkça bende buradayım, işte bak şu aynı Fahri gibi, bu Ahmet gibi, Bu Hülya’ya , Süleyman’a, Eyüp’e, Mehmet’e, Mustafa’ya, Hüseyin’e benziyor diyorum. Sanıyorum o yüzden öğrencilerimi öğrenciden çok arkadaşım olarak görüyorum. Her yıl o kadar mezundan sonra, yıllar geçiyor yine de her ne kadar onlarla yaşlanmıyoruz sanıyoruz ya, esasında mezunlar gelince geçmişten 10-25 yıl öncesinden, işte o zaman zamanın akmış olduğunu hissediyor insan. Geçmişten gelen o mezunlar "hiç değişmemişsiniz" derken o pembe yalanın mutlu etmediğini söyleyemem. İşte yalan dediğin böyle olmalı... Mutlu etmeli yani…
Diyorlar ki bazıları; "neden köşe yazısı yazıyorsun?", "boş ver sen mi kurtaracaksın ortalığı", "dertsiz başına dert işte", "sistem bu kardeşim" "en dürüst sen misin?", "üstelik para da almıyorsun", "bak! Düşmanların artacak"..
Cevap veriyorum tamamına; fedakarlık... Memleket meselesinde teferruatların yeri olabilir mi?
Sonra diyor ki bazıları da; "hoca, köşe yazısını anladık da şiir, öykü ne alaka ya?" "A, hem de lirik şiir", "E, buda güncel şiir", "toplumsal problemleri şiirle mi anlatacaksın yani, kim okur ki?","yakışıyor mu koca adama şiir"….
Buna da cevap veriyorum; Duygu seli işte…
Okuma… Git haberleri oku yada dinle; tecavüzler, cinayetler, cinnetler, işsizlikler, darp, gasp, ensest ilişkiler, intiharlar, iflaslar, adaletsizlikler ve bunlara rağmen ortalığı tozpembe göstermeye çalışanlar…
Takmışsan şiirlere kafayı, biraz da mide problemi yani… En çok sahtekar ve yalakalar rağbet görüyor diyemiyorsan ve onları alkışlayanları görüp miden bulanmıyorsa daha ne diyelim yani… Okuma kardeşim… Ben midemi ve kişiliğimi koruyorum yazılarımla şiirlerimle…
Konum
Trabzon
Benzer Yazarlar
.
Bağlantılar
POPÜLER
-
01
-
02
Hedef...
gürsel çolakoğlu
15 Kas 2013 1 dk okuma -
03
Sanki...
gürsel çolakoğlu
19 Eki 2013 1 dk okuma -
04
Susturma...
gürsel çolakoğlu
20 Ara 2012 1 dk okuma -
05
Özlenen Renk...
gürsel çolakoğlu
20 Oca 2013 1 dk okuma -
06
Kara Kışım...
gürsel çolakoğlu
24 Oca 2013 1 dk okuma -
07
Hoş Geldin...
gürsel çolakoğlu
06 Haz 2012 1 dk okuma -
08
Sarı...
gürsel çolakoğlu
11 Oca 2013 1 dk okuma -
09
Söyle!
gürsel çolakoğlu
20 Oca 2013 1 dk okuma -
10
Saklısın...
gürsel çolakoğlu
11 Oca 2013 1 dk okuma -
11
Hayal İşte...
gürsel çolakoğlu
06 Kas 2012 1 dk okuma -
12
Kozlu Madencilerine...
gürsel çolakoğlu
11 Oca 2013 1 dk okuma -
13
Yaşat Beni...
gürsel çolakoğlu
11 Oca 2013 1 dk okuma -
14
Sor...
gürsel çolakoğlu
11 Oca 2013 1 dk okuma -
15
Dert Doğ Bana...
gürsel çolakoğlu
11 Oca 2013 1 dk okuma -
16
Göz Dili...
gürsel çolakoğlu
25 Ağu 2012 1 dk okuma -
17
Kahpe Dünya...
gürsel çolakoğlu
18 Haz 2012 1 dk okuma -
18
Efkar Burcu...
gürsel çolakoğlu
04 Haz 2012 1 dk okuma -
19
Olsaydın Keşke...
gürsel çolakoğlu
31 Mar 2012 1 dk okuma -
20
Rengim...
gürsel çolakoğlu
26 Nis 2012 1 dk okuma