..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Dünyada insandan çok aptal var. -Heinrich Heine
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Yaşam > Aysun Güven




9 Kasım 2012
Zeus'un Kızı; Yusufçuk  
Aysun Güven
Çocuklar daha geç fark ederler dünya değiştirdiklerini. Çoğu zaman oynamaya kalkarlar. Onlara o kadar zordur ki öldüklerini anlatmak. Belki de bu yüzden tecrübeli yusufçukları çocukların başına dikerler. Çocukları televizyonlarda şiddetten uzak tutarlar, ölümden bahsedilmez hiç yanlarında, gelin görün ki bebek denecek yaşta ölmüş birine ölümü anlatın.


:ICG:
Yusufçuklar mezarlıkların bekçisi olmuş gönüllü.

Mezarların önünden geçerken neler düşünürüz? Çoğumuz içinden kaçamak bir sevinç geçirir. Onun yattığı yerde olmamanın, nefes almanın verdiği haklı gururu duyar. O sessizliğin kendi içinde ne çok şey anlatmak istediğini, o kemik yığınlarının da bir zamanlar güzel ya da çirkin olduğunu, hırsları, kinleri, öfkeleri ile bambaşka insanlar olduğunu düşünmeden geçeniz var mıdır oralardan. Ya da hafif hafif mırıldanır, onların cennete daha çabuk geçmesine yardım edeceğini umduğumuz dualar dökülür dudaklarınızdan.

Hüseyin Topal, Ayşe Görmez, Ahmet Yaramaz, Ali Yen, Mutlu Dönmez, Yaşar Ölmez ve daha niceleri ölürken ne acılar çekmiş, kimleri üzmüş, kimleri sevindirmişlerdir. Ama hiç birimiz onların yerinde kendimizi görmeyi hayal bile etmeyiz. Biz ölümsüz varlıklarmışız gibi. Kainatta öleceğini bilerek bu kadar yaşama azmi gösteren tek varlık insan olsa gerek. Ölümle yaşamı bu kadar senkronize yaşayan bir canlı düşünsenize en çok sevdiğinizi kaybediyorsunuz ama yaşamaya gülmeye devam ediyorsunuz. Bu biraz da acımasızlık değil mi? Kim kızabilir ki ? Ölümün ardından kız kulesi manzarasını ya da Kapadokya da güneşin batışını seyretmek biraz da ona meydan okumak değil midir ? Ölümü bir insan olarak düşündüm ilk defa, Jose Saramago’nun Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş kitabını okuduğumda. İnsanlar vardır tanışırsınız bir vesileyle parkta, sokakta, bir işiniz vardır görürler temizlikçiniz ya da çocuk bakıcınız ne kadar farklı hikayeleri vardır hepsinin. İnanamazsınız tanıştıkça anlattıklarına. Ölüm de böyleymiş . Sevgi dolu ama sevgiyi bilmediğini düşünüyoruz.

Hava yağmurlu şansına bugün toprak yumuşacık olur mis gibi kokar. Çabuk kabuk bağlar toprak çim verir.     Biz yaşlı yusufçukları böyle genç yolculara veriyorlar. Bizler ilk gömüldüklerinde onların başında duruyoruz ta ki öldüklerini unutup kalkmaya çalışmalarına kadar. Bugün gelecek arkadaş on iki yaşında bir kız çocuğu. Okul dönüşü hız denemesi yapan on sekiz yaşında bir çocuk tarafından ezilmiş. Kalbi araba çarptıktan sonra ancak on dakika dayanabilmiş.

Çocuklar daha geç fark ederler dünya değiştirdiklerini. Çoğu zaman oynamaya kalkarlar. Onlara o kadar zordur ki öldüklerini anlatmak. Belki de bu yüzden tecrübeli yusufçukları çocukların başına dikerler. Çocukları televizyonlarda şiddetten uzak tutarlar, ölümden bahsedilmez hiç yanlarında, gelin görün ki bebek denecek yaşta ölmüş birine ölümü anlatın.

Hiç hoş bir işimiz olduğunu düşünmüyorsunuzdur eminim. Ama biz alışkınız ölülerle konuşmaya, onları öldüklerine inandırmaya. Yazık ki çoğu zaman hışırdayan bir kavak ağacının serinliğine, köpüklü deniz dalgasına, tazecik ekmek kokusuna, neşeyle gülen bir bebeğin sesine, sevdiğin biriyle yaptığın seksin tadına veda etmek hiç de kolay olmuyor. Çoğu yaşamanın tadını öldükten sonra anlıyor yazık ki. Sevdiklerini üzerek, bir bardak suyu kana kana içmeden, yağmurda ıslanmaktan korkarak, karda üşümekten çekinerek, doya doya ağlamanın ayıp olduğunu düşünerek. Arkalarında bıraktıkları şeylerin onlar için olduğunu hayal ettiklerinden gittikleri her yere götürebileceklerini zannederek.

Sizi de bekliyoruz ama lütfen kendinizi asla ölümsüz zannetmeyin. Zengini, fakiri, güzeli, çirkini herkes burayı ebedi istirahat yeri olarak bilsin.
Ha şunu soruyorsanız siz yusufçuklar nasıl yaşıyorsunuz diye. Anlatırken bile yorulursunuz. Biz yaklaşık üç yıl doğmayı bekler.Bir haftada da çiftleşir ölürüz. Bu görev de bize ölüme bu kadar yakın olup da hayatı yaşamayı becerdiğimiz için verildi zaten.
Bir kez şans size gülmüş. Çok uzaklardan yol katederek geldiniz. Niye bu kadar hoyratça davranacaksınız ki hayata. Haksız mıyız?

Günün Kitabı

Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş
Jose Saramago


Ölümün kimlik bulduğu, maddeleştiği bir hikaye. Ölümün ortadan kalkması ile sevinen insanoğlunun çok kısa bir zaman içinde ne tür durumlar içine düşebileceğini, sonuçlarını ironik bir biçimde değerlendirmiş. Hayal gücü o kadar zorlanmış ki sizin düşünmeniz için bıraktığı şeyleri kendisi belirtmek zorunda kalmış. Anlatım tarzı, konusu itibariyle de masalsı bir hal almış. Kitap, size gerçekten ölümün olduğu bir ülkede yaşıyor olmanın verdiği huzuru tattırıyor.






Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın yaşam kümesinde bulunan diğer yazıları...
Zeuskız; Çağrışımsal Eşik
Ertelenen İşlere Gün Doğdu
Zeus'u Kızı.; Arada Kalmak
Zeus'un Kızı; Bisikletli
Yusufçuk
Zeus'un Kızı;hayat Kupası,kabulleniş 1 İtiraz 0
Zeus'un Kızı;çocuk Olmadan Ebeveyn Olunmaz
Zeus'un Kızı;para Herşey Dahil Nalan
Zeus'un Kızı; Gerçek Görünen Değildr
Zeus'un Kızı;senden Önce Senden Sonra

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Iğdır Harward Arası Kaç Km?
Ego Bitti Şarj Etmek Lazım
Kadın, Ölüm, Özgecan
2020 Bit Artık
Zeuskız; Yalan
Zeus'un Kızı; Sevgili Virüs
Zeus'un Kızı; Film Kopmadan
Zeus'un Kızı; Hamam'da Deprem
Zeus'un Kızı; Kaldığı Yerden
Zeus'un Kızı; Gelecek Gelmeyecek

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Kara Mizah [Şiir]
Irmak [Şiir]
Bütün Yolculuk Boyunca Hasret Ayrılmadı Benden - Bir Ucu Bir Kuyuda Kaybolan Rüzgarlı Bir Şosede [Şiir]
İnsana Dair [Şiir]
Bir Dolu Bir Boş [Şiir]
Doğum Günüm [Şiir]
2011 Yeni Doğan [Şiir]
Doğum Günüm [Şiir]
Derdim Bu Olsun [Şiir]
Ne Diyeceğimi Bilemedim [Şiir]


Aysun Güven kimdir?

hayatın içine sığamayanlar kitapların içine sığabilir.


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2021 | © Aysun Güven, 2021
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.